Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Cehennem ·

Şöhretinizi, makam ve mevkinizi kendi nefsiniz için kullanıyorsanız cehennemliksiniz 21.01.23

Şöhretinizi, makam ve mevkinizi kendi nefsiniz için kullanıyorsanız cehennemliksiniz 21.01.23. Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinden — Cehennem.


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette şöhretini, makâm ve mevkîini kendi nefsi için kullananların âkıbetini muazzam bir tasnîfle tafsîl eder. Siyâseten şöhret olanlar Kur'ân ve Sünnet'ten tâviz verir, hiçe sayar, sırtını döner; lâkin onlar insânları kurtuluşa değil cehenneme çağırır. Devlet temasından şöhret olanlar zulümlerine zulüm katar, mahşerde rezîl olduktan sonra cehennemin en ücra köşelerine giderler. Sufîlerin içerisinden şöhrete düşen şeyhler, zâkirler, ve nakîpler de şirk ehlidirler. Âlimler ilminizle amel etmiyorsanız, ilminizi iktidârlara, zenginlere, ve güç sâhiplerine yalakalık yapmak için kullanıyorsanız, namâzdan eve evden namâza giden Müslüman sizden hayırlıdır; siz cehennemin en ücra köşesindesiniz. Siyâsetçiler, makâm sâhipleri, bürokratlar — hepsi şöhretlerini Kur'ân ve Sünnet için kullanmıyorlarsa cehennemliktirler.

Siyâseten Şöhret Olanlar

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel mes'eleyi ortaya koyarak başlar: öyleleri vardır siyâseten şöhret olmuşlardır; siyâseten şöhret olanlar sırf o siyâsî şöhretlerini devâm ettirmek için Kur'ân ve Sünnet'ten tâviz verirler; Kur'ân ve Sünnet'i hiçe sayarlar, Kur'ân ve Sünnet'e sırtını dönerler. Lâkin onların siyâsetten şöhretleri devâm eder; ve insânları kurtuluşa değil — onlar insânları cehenneme çağırırlar, cehenneme sevk ederler. Bununla da alâkalı hadîsi şerîf vardır: onlara tâbî olan o topluluklar ne yazık ki onlarla berâber cehennemde soluklanırlar. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlar kıyâmet günü kavminin önünden gider, ve onları ateşe götürür» (Hûd 11/98) buyurmuştur.

Devlet Temasından Şöhret Olanlar: Zulümlerine Zulüm Katanlar

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasnîfi sürdürür: devlet temasından şöhret olanlar vardır — bunlar şöhretlerine şöhret katarlar, zulümlerine zulüm katarlar. Zulm ettikçe devlette şöhretleri artar; zulm ettikçe zâlimlerin yanında makâmları artar. Bunlar da mahşerde rezîl oldukları gibi cehennemin en ücra köşelerine giderler. Şöhret şirktir; şöhret şirktir; ve bu şehvete düşenler, şöhrete düşenler — sufîlerin içerisinden şeyh efendiler, sufîlerin içerisinden zâkirler, nakîpler… Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «İnsânların en şerlisi iki yüzlü olanlardır; bir tarafa bir yüzle gelir, diğer tarafa başka bir yüzle giderler» (Buhârî, Edeb 50) buyurmuştur.

Sufîler İçindeki Şöhret Şirki

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hassâsiyetle sufîler arasındaki şöhret hastalığını da ortaya koyar: «Sen biliyor musun ben nerenin zâkiriyim? Sen biliyor musun ben kimim? Sen biliyor musun ben nasıl bir şeyhim? Sen biliyor musun ben nasıl bir mürşîdim?» Sanki Uludağ'ın küçük eteklerine sen yarattın küçük eteklerine — sen şeyh değilsin, velî değilsin, mürşîd değilsin; şirk ehlisin. Gerçek bir mürşîd olsaydın, gerçek bir velî olsaydın, gerçek bir evliyâ-sufî-derviş olsaydın, şöhretten uzak dururdun. Bu üslûp tasavvuf yolunda ihlâs ile riyâ arasındaki ince çizgiyi ortaya koyar; ve sufîlerin nefsini en şiddetli mürâkâbe altında tutması gereğini ifâde eder.

Âlimlere Sözüm: İlminizle Amel Etmiyorsanız

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hitâbla âlimlere seslenir: ilminiz ile amel etmiyorsanız; okuduklarınızla, öğrendiklerinizle fetvâ vermiyorsanız; okuduklarınız ve öğrendikleriniz ile, ilminizle, ilminizle küfre küfür fetvâsını, îmâna îmân fetvâsını, Kur'ân ve Sünnet dâiresinde harâma harâm fetvâsını, helâle helâl fetvâsını veremiyorsanız; Kur'ân'ın âyetlerini, Hz. Muhammed Mustafâ'nın hadîsi şerîflerini eğip büküyorsanız; iktidârlara yalakalık yapmak için, zenginlere yalakalık yapmak için, güç sâhiplerine yalakalık yapmak için ilminizi kullandırıyorsanız, ilminizi beş paralık ediyorsanız — vallâhi de billâhi de böyle namâzdan eve, evden namâza giden Müslüman sizden hayırlıdır; ve siz cehennemin en ücra köşesindesiniz.

Siyâsetçiler: Üçüncü Sınıf İnsanlar

Mustafa Özbağ Efendi üçüncü sınıfı da tafsîl eder: siyâsetçiler. Eğer siz siyâsetinizi Kur'ân ve Sünnet'e hizmet için yapmıyorsanız; siyâsetinizi halk ve vatandaşın faydasına yapmıyorsanız; siyâsetinizi şöhrete, mâla, mevkîye, makâma, zengin olmaya yapıyorsanız; siyâsetinizi kendi hevâ ve heveslerinize yerine getirmek için yapıyorsanız; siyâsetinizi kendinize ve etrâfınızı zengin etmeye, makâm sâhibi mâl sâhibi etmeye kullandırıyorsanız — şöhretinizi vallâhi cehennemliksiniz, billâhi cehennemliksiniz. Bu üslûp İslâm'ın siyâseti hizmetin bir aracı olarak gördüğünü, hizmet aracı olmaktan çıkıp şahsî menfaate dönüşürse cehennem yolu olduğunu ortaya koyar.

Makâm Sâhipleri ve Bürokratlar: Dördüncü Sınıf

Mustafa Özbağ Efendi dördüncü sınıfı da tafsîl eder: şöhretli makâm sâhipleri. Eğer siz bürokrasîde bir makâm sâhibi olduysanız, eğer belediyelerde, devlet dâiresinde bir makâm sâhibi olduysanız; siz bu şöhretinizi, bu makâm sâhipliğinizi rüşvete kullanıyorsanız; bu makâm sâhipliğinize harâm yemeye, fakirfukarayı ezmeye, insânların işlerini görmek yerine zorlamaya kullanıyorsanız; siz bu makâm sâhipliklerinizi değişik güç odaklarına yalakalık yapmaya kullanıyorsanız — vallâhi cehennemliksiniz, billâhi cehennemliksiniz. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Hediye kabûl eden hâkim ateşe atılır» (Ahmed b. Hanbel, Müsned) buyurmuştur. Rüşvet ateşin yoludur.

Ben Kur'ân ve Sünneti Anlatmaya Çalışıyorum

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muhâtap kitlesini de tafsîl eder: ben Kur'ân ve Sünneti seni anlatmaya çalışıyorum; hevâ-hevesine uymuş olan ehli dünyâ benim işim değil. Onlar zâten paralarını bacaklarını göstermekten, göğüslerini göstermekten, ne kadar çok çıplak olursa oradan kazanıyorlar; bunlar benim mevzûm değil. Zâten kendilerince şeytâniyete, nefsâniyete, deccâliyete bağlanmışlar gidiyorlar. Bu üslûp Mustafa Özbağ Efendi'nin muhâtab kitlesinin Kur'ân ve Sünnet üzere yaşamak isteyen mü'mînler olduğunu, ve sohbetin onlara yönelik olduğunu ortaya koyar. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni şöhretten uzak, ihlâs üzere, ve hizmette samîmî kılmak üzerine kuruludur; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.

  • Kur'ânı Kerîm: Hûd 11/98; Bakara 2/204-206; Mâide 5/8; Tevbe 9/24; Beyyine 98/5.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb 50, iki yüzlü hadîsi.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-İlim, fâsık âlimler.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Birr.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Akzıye.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Ahkâm, rüşvet hadîsi.
  • Süneni Nesâî.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü'l-Ahkâm, rüşvet hadîsi.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned, hediyerüşvet hadîsi.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, riyâ ve şöhret bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn, ihlâs ve riyâ.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İmâm Beyhakî, Şuabü'l-Îmân.
  • İbn Hacer el-Heytemî, ez-Zevâcir.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Cehennem Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet siyâseten şöhret olanların Kur'ân ve Sünnet'ten tâviz vermesini, devlet temasından şöhret olanların zulmünü, sufîler içindeki şöhret şirkini, âlimlere ilminizle amel etmiyorsanız sözünü, siyâsetçilerin üçüncü sınıf cehennemlik olmasını, makâm sâhipleri ve bürokratların dördüncü sınıf cehennemlik olmasını, ve Kur'ân ile Sünnet üzere yaşamaya çağırmayı tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Cehennem Sohbetleri