Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Cehennem ·

Allah için dökülen gözyaşı, dışarıdan gözyaşı ama hakikatinde cehennem ateşini söndüren inci tanesi

Allahu Teala'nın himayesinden başka Allahu Teala'nın himayesinden başka hiçbir himayenin bulunmadığ...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette Allâh için dökülen gözyaşının dışarıdan gözyaşı olarak görülürken hakîkatte cehennem ateşini söndüren manevî bir inci tanesi olduğunu tafsîl eder. Resûli Ekrem efendimizin hadîsi şerîfinde Allâh'ın himâyesinden başka hiçbir himâyenin bulunmadığı kıyâmet gününde himâyesine alacağı yedi kimseden biri de yalnız iken, gecenin karanlığında, seherin karanlığında, hiç kimsenin görmediği yerde, hiç kimsenin bilmediği yerde Allâh'ı zikredip gözünden yaş akıtan kimsedir. Bu nev'î gözyaşı riyâdan, gösterişten uzak; sırf Allâh sevgisinden, Allâh korkusundan, Allâh haşyetinden akar. Hâkim'in naklettiği rivâyette Resûli Ekrem efendimiz buyurur ki «Allâh'ı zikrederken Allâh korkusuyla gözünden yaş akıtan kimse kıyâmette azâb görmez». Bu gözyaşı sağılmış sütün memeye dönmesi gibi mü'mîn için cehennemin imkânsız hâle gelmesini sağlar.

Yedi Sınıfın Yedincisi: Tenhada Ağlayan Mü'mîn

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hadîsi şerîfi mihver alarak başlar: Allâhu Teâlâ'nın himâyesinden başka hiçbir himâyenin bulunmadığı kıyâmette himâyesine aldığı yedi kimseden biri de yalnız iken — tek başına iken, gecenin karanlığında iken, seherin karanlığında iken, hiç kimsenin görmediği yerde, hiç kimsenin bilmediği yerde — Allâh'ı zikredip gözünden yaş akıtan kimsedir (Buhârî, Ezân 36; Müslim, Zekât 91). Allâh için gözyaşı akıtan kimse hiçbir himâyenin olmadığı o mahşer gününde, o hesâb gününde, Allâh'ın gölgesinde, Allâh'ın himâyesinde olacaktır. Zikredip ağlayan kimse — bakın — bir tenhâda, o zamân seher vakti, odanın bir kenarında veyâ tenhâda, yolda tek başına gidiyor; hiç kimse görmüyor, riyâdan uzak, gösterişten uzak.

İki Tâmamlayıcı Fiil: Zikir ve Gözyaşı

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tâlîlatı sunar: burada iki fiiliyât vardır. Birisi Allâh'ı zikretmek — hiç kimsenin bulunmadığı, hiç kimsenin görmediği yerde senin Allâh'ı zikretmenliğin. İkincisi birbirini tamamlayan fiiliyâttır: Allâh için orada gözyaşı dökmen. O zamân onun gölgesinin altında gölgelenecek. Yine Hâkim nakletmiş: «Allâh'ı zikrederken Allâh korkusuyla gözünden yaş akana kıyâmette azâb olmaz; Allâh'ı zikrederken Allâh korkusuyla gözünden yaş akıtan kimse kıyâmette azâb görmez». Dışarıdan bakan için o gözyaşı idi; ama hakîkatte onu kıyâmet gününde Allâh'ın himâyesine girdireceği, ve azâbtan kurtulacağı en kıymetli inci tanesidir.

Allâh için Akan Gözyaşının Bedenî Tesîri

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî hakîkati de tafsîl eder: Allâh için gözlerinden yaş akan mü'mînin vücûdunun cehennem ateşinde yanması harâmdır. Bir damla gözyaşı ile yanağı ıslanan kimsenin yüzü hiçbir zamân darlığa düşmez. Kıyâmette her şey ölçülür, tartılır; bunlardan Allâh korkusuyla akan gözyaşı ateş deryâsını söndürecek güçtedir. O zamân Allâh için gözyaşı döken kimsenin vücûdunu cehennem ateşi yakmayacak. Dışarıdan bakıldığında gözyaşı, ama hakîkatinde cehennem ateşini söndüren inci tanesi oldu. Bu üslûp tasavvufun manevî hakîkatlere baktığı incelikleri ortaya koyar; ve gözyaşının ne kadar büyük bir manevî kıymetinin olduğunu beyân eder.

Gözyaşı: Yüzün Darlığa Düşmemesinin Sebebi

Mustafa Özbağ Efendi başka bir manevî tesîri de tafsîl eder: bir damla gözyaşı ile yanağı ıslanan kimsenin yüzü hiçbir zamân darlığa düşmeyecek. Sen Allâh için bir damla gözyaşı akıttığın için, evet senin yüzün hiç darlığa düşmeyecek. Sen Allâh için Allâh'ı zikredip gözyaşı akıttığın müddetçe darlık sana uğramayacak. Senin yüzün darlanmayacak; senin kalbin darlanmayacak; senin gönlün darlanmayacak; sen darlanmayacaksın; hiç kabz hâli yaşamayacaksın. Gönlünde büyük bir sürûr, yüzünde büyük bir mutluluk olacak. O gözyaşı seni — tâbîri câizse — hayretten hayrete geçirecek; o zikrullah seni istikāmet sâhibi yapacak.

Esmâ-i Hüsnâ ile Devamlı İstikāmet

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî hakîkati daha tafsîl eder: hangi perdeye geçersen geç — «Lâ ilâhe illallâh» veyâhut «Allâh» veyâhut «Hû» veyâ «Hayy» veyâ «Hak» veyâhut «Kahhâr» veyâhut «Kayyûm» ismi şerîfi ile sen her dâim istikāmette olacaksın. Bir tarafta gözyaşı, bir tarafta kalbin genişlemesi; öyle bir hâl olacak. O zikrullah ile, o gözyaşıyla Cenâbı Sultân senin kalbine dokunâ verecek; senin iç âlemine dokunâ verecek; bir bakacaksın ki kalbinde ayrı bir heyecân, ayrı bir mutluluk, ayrı bir sevinç, ayrı bir haşyet, ayrı bir vakar, ayrı bir perde olacak. Kah ulu dağlar gibi serilecek ortalığa; kah makâmdan makâma geçip, perdeden perdeye geçip Allâh'ın varlık üzerindeki sırlarına vâkıf olacaksın.

Ağlayamayanlar için Yüzü Buruşturma Tavsiyesi

Mustafa Özbağ Efendi sohbette muazzam bir nasîhati aktarır: Buhârî'den ve Beyhakî'den nakledilir «Ağlayın; ağlayamazsanız kendinizi zorlayın, hüzünlenir hâle gelinceye kadar; namâz kılarken sesiniz kısılıncaya kadar ağlayın. Ağlayamazsanız kendinizi zorlayın, hüzünlendirin; hiç olmazsa ağlıyormuş gibi yapın, yüzünüzü ekşitin». Allâh rahmet eylesin Şeyh Efendi hazretleri öyle derdi: ağlamazsan dahî ağlıyormuş gibi yapın; yüzünüzü buruşturun; ağlama hâline çevirin kendinizi; Allâh için ağlama moduna sokun. Çünki kıyâmetin hesâbını bilseniz ayaklarınız çözülür, yürüyemez hâle gelirdiniz. Hiç olmazsa ağlayanlara benzemeye çalışın, ağlayanlar sınıfından olmaya çalışın, zorlayın kendinizi.

Sağılmış Sütün Memeye Dönmesi Hadîsi

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muazzam bir hadîsi şerîfi aktarır: Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce nakletmiş hadîsi şerîfi Ebû Hüreyre'den — «Allâh korkusuyla gözyaşı döken kişi sağılmış süt memeye dönmedikçe cehenneme girmez. Cihâd tozu ile cehennem dumânı asla bir araya gelmez». Sağılmış sütün memeye dönmesi mümkün mü? Değil, zâhirî hukûka uygun değil, mümkün değil. Aynen onun gibi Allâh için gözyaşı döken bir kimsenin de cehenneme girmesi mümkün değildir. Yeter ki o Allâh için gözyaşı döksün. Cihâd tozuyla cehennem dumânı asla bir araya gelmez. O kimse cihâda çıkmıştır, tebliğe çıkmıştır; insanlara Kur'ân ve Sünneti tebliğ ediyordur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni Allâh için gözyaşı dökmeye, zikri ilâhîye, ve nefsi ile cihâda yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.

  • Kur'ânı Kerîm: Mâide 5/83; Tevbe 9/82; İsrâ 17/109; Meryem 19/58; Sâd 38/26.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Ezân 36, yedi sınıf hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât 91.
  • Süneni Ebû Dâvûd.
  • Süneni Tirmizî, sağılmış süt hadîsi.
  • Süneni Nesâî, sağılmış süt hadîsi.
  • Süneni İbn Mâce, sağılmış süt hadîsi.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Hâkim, el-Müstedrek.
  • İmâm Beyhakî, Şuabü'l-Îmân, ağlamak hadîsi.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, korku, ağlama, ve havf bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Cehennem Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet yedi sınıfın yedincisi olan tenhada Allâh'ı zikredip gözyaşı döken mü'mîni, zikir ve gözyaşının iki tamamlayıcı fiil olduğunu, Allâh için akan gözyaşının cehennem ateşini söndürdüğünü, gözyaşının yüzü darlığa düşmekten korumasını, esmâ-i hüsnâ ile devamlı istikāmeti, ağlayamayanlar için yüzü buruşturma tavsiyesini, ve sağılmış sütün memeye dönmesi hadîsini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Cehennem Sohbetleri