Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette ahir zamânda çıkacak fitne ehlinin Resûli Ekrem efendimiz tarafından nasıl tarîf edildiğini, sakal sünnetinin hükmünü, ve Allâh'ın lânetlediğini meşrûlaştıranların âkıbetini tafsîl eder. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur ki «Onlar sakalsızdır, parlak yüzlüdürler, yumuşak konuşurlar; kuzu postuna bürünmüş kurt gibidirler.» Bir rivâyette ise «Bu ümmetin parasını yerler» buyurulmuştur. Bu hadîsler Buhârî, Müslim, ve diğer hadîs kitaplarında Bâbü'lfiten başlıkları altında mevcûddur; lâkin bu hadîslerden kimse ders yapmaz. Sakal Hz. Âdem aleyhisselâmdan bu yana bütün peygamberlerin sünnetidir; sakalı olmayan hiçbir peygamber yoktur. Dârü'lharb dışında sakalı kasten sünnet miktarının altında kesmenin hükmü hakkında âlimler ihtilâf etmiştir; bir kısmı kebîre günahı, bir kısmı küfür olduğunu söylemiştir.
Fitne Ehlinin Tarîfi: Kuzu Postuna Bürünmüş Kurt
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hadîsi şerîfi rivâyet ederek başlar: Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem ahir zamânda çıkacak fitne ehlini şöyle tarîf etmiştir: «Onlar sakalsızdır, parlak yüzlüdürler, yumuşak konuşurlar; kuzu postuna bürünmüş kurt gibidirler.» Bir rivâyette ise «Bu ümmetin parasını yerler» buyurulmuştur. Bu hadîsler Buhârî, Müslim, ve Ebû Dâvûd'un Bâbü'lfiten (fitneler bâbı) başlıkları altında mevcûddur; lâkin bu hadîslerden kimse ders yapmaz. Bu üslûp Resûli Ekrem efendimizin ahir zamân fitnelerine dâir verdiği işaretlerin ne kadar dakîk olduğunu ortaya koyar; ve mü'mînin uyanık olması gereğini ifâde eder.
Hadîslerden Ders Çıkarmamanın Kıyâmet Alâmeti Olması
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tespiti yapar: bu hadîsler hadîs kitaplarında mevcûddur; fakat bu hadîslerden kimse ders yapmaz. Bu hâl ehli ilim olduğunu iddia eden hocaların bile bu inceliklerden uzak kaldığını, ve mü'mînin kendi araştırma ve tetkîki ile ahir zamân fitnelerini tanımakla mükellef olduğunu ortaya koyar. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Bilenler ile bilmeyenler bir olur mu?» (Zümer 39/9) sorusunu Cenâbı Hak'tan rivâyet eder. Mü'mînin görevi ehli sünnet ulemâsının kitâblarına müracaat ederek, hadîsi şerîfleri öğrenerek, ve fitnelerin alâmetlerini tanıyarak uyanık kalmaktır.
Sakal Sünneti: Bütün Peygamberlerin Müşterek Sünneti
Mustafa Özbağ Efendi sakalın hükmünü tafsîl eder: Hz. Âdem aleyhisselâmdan bu yana sakal bütün peygamberlerin sünnetidir; sakalı olmayan hiçbir peygamber yoktur. Bu hâl sakalı bir lokal âdet değil, bütün peygamberlerin müşterek bir sünneti hâline getirir; ve onun manevî değerinin ne kadar yüksek olduğunu ortaya koyar. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Bıyıkları kısaltın, sakalları uzatın» (Buhârî, Libâs 64; Müslim, Tahâret 54) buyurmuştur. Sakal mü'mîn erkeğin İslâm hüviyetinin görsel alâmetlerinden biridir; ve mü'mîn bu sünneti yaşatmakla mükelleftir.
Sakalı Kasten Kesmenin Hükmü: Âlimlerin İhtilâfı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî mes'eleyi tafsîl eder: dârü'lharb dışında sakalı kasten sünnet miktarının altında kesmenin hükmü hakkında âlimler ihtilâf etmiştir. Bir kısmı kebîre (büyük) günahı olduğunu söylemiştir; bir kısmı ise küfür olduğunu söylemiştir. Bu mes'ele hafîfe alınmamalıdır. İbn Âbidîn hazretleri Reddü'l-Muhtâr'da «Sakalı kabz miktarından (bir tutamdan) az olacak şekilde kısaltmak harâmdır» demiştir. Hanefî mezhebinde sakalı bir tutam (kabz) bırakmak vâcib hükmündedir; bunun altına indirmek harâmı zannî sayılır. Şâfiî mezhebinde de sakal bırakmak müekked sünnettir, traş etmek tahrîmen mekrûhtur.
Allâh'ın Lânetlediğini Meşrûlaştıranların Âkıbeti
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hükmü tafsîl eder: Allâh'ın lânetlediği bir şeyi kanûnla korumâ altına alanlar, onu meşrû hâle getirmeye çalışanlar hakkında Kur'ân ve Sünnet açık hüküm bildirmiştir. Müslümanların oy ve güvenini kullanarak saltanat kuran, sonra Allâh'ın yasak ettiğini serbest bırakan kimselerin âkıbeti ağırdır. Bu kimseleri alkışlamak, onlara destek olmak da ayrıca hesâbı gerektirir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size de ateş dokunur» (Hûd 11/113) buyurmuştur. Mü'mîn zâlime meyletmemekle, onu desteklememekle, ve hakkı söylemekle mükelleftir.
Mü'mîn Vasfının Cesâret ve Hakkı Söylemek Olması
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mîn vasfının iki temel rüknünü vurgular: cesâret ve hakkı söylemek. Mü'mîn fitneleri tanımalı, fitne ehlinin tarîfini bilmeli, sünneti seniyyeye sımsıkı sarılmalı, ve Allâh'ın lânetlediği şeyleri meşrûlaştıranlardan uzak durmalıdır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Cihâdın en faziletlisi zâlim sultânın yanında hak sözü söylemektir» (Ebû Dâvûd, Melâhim 17; Tirmizî, Fiten 13; İbn Mâce, Fiten 20) buyurmuştur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni hakkı söylemekte cesûr, sünneti seniyyeye sımsıkı sarılmış, fitne ehline karşı uyanık kılmak üzerine kuruludur; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Hûd 11/113; Mâide 5/79; Âli İmrân 3/110; Tevbe 9/71-72; Zümer 39/9.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Fiten.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Libâs 64, sakal hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Fiten.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü't-Tahâret 54, sakal hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Fiten ve Kitâbü'l-Melâhim 17.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Fiten 13.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü'l-Fiten 20.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, sakal bahsi.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Cehennem Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet ahir zamânda çıkacak fitne ehlinin kuzu postuna bürünmüş kurt olarak tarîfini, hadîslerden ders çıkarmamanın kıyâmet alâmeti olmasını, sakalın bütün peygamberlerin müşterek sünneti olmasını, sakalı kasten kesmenin hükmü hakkında âlimlerin ihtilâfını, Allâh'ın lânetlediğini meşrûlaştıranların âkıbetini, ve mü'mîn vasfının cesâret ile hakkı söylemek olmasını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Cehennem Sohbetleri