Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İmam Gazâlî Sohbetleri ·

Selçuklu Medeniyeti ve Anadolu İslâmı | Gazâlî Sohbetleri 2

Türkler savaşçı bir millet ve Tuğrul Şah zamanında ne yapıyor? İşte İslam'ı devlet dini olarak kabul ediyorlar. Ve o zaman için Selçuklular İran'da, Irak'ta, bugün coğrafi olarak isimlendirdiğimiz Aze...


1. Bölüm

rdiğimiz. Azerbaycan’da, Doğu. Anadolu’da hakimiyeti altına alıyorlar. Bu. Tuğrul döneminde oluyor. artık devletin sınırları genişliyor. Irâk’ta. Şii hakimiyetini baltalıyor. Sultan. Tuğrul. Abbası. Halifeli’ni kendi kontrolleri altına alıyor. Sultan. Tuğrul, Varis bırakmadan ölüyor. Ama. Selçuklu bu bölgede hakimiyetini kuruyor. Ve. Sultan. Tuğrul, Varis bırakmadan ölünce büyük. Selçuklular. Tahtına kardeşi. Çağrı. Bey’im. Oğlu. Alp Arslan geçiyor. Aslında. Alp Arslan geçerken yani. Çağrı. Bey’i devirerekten geçiyor. Bunun da altının bir çizelim. Alp Arslan’ı tanımamız için. Babası. Çağrı. Bey’i deviriyor, tahta oturuyor. Alp Arslan öyle bir kimsel. Ve oğlu. Alp Arslan geçiyor. Sultan. Alp Arslan döneminde de.

Selçuklula büyümeyi sürdürüyorlar. Gürcistan oluyor. Alp Arslan. Ve. Kuzey. Suriye’yi hakimiyeti altına alıyor ve. Doğu. Anadolu’daki. Selçuklu hakimiyetini sağlamlaştırıyor. Doğu. Anadolu dediğim. Selçuklu’nun batısı yani. Bizanslı komşu. Yukarıda. Gürcistan dediniz de o zaman için. Gürcistan normalde. Yukarı. Hazar. Türklerinden onları da hakimiyeti altına alıyor mu? O Gürcistan. Yukarı. Hazar’dan gelen. Türkler onlar yalnız. Hristiyan-Müslüman değil onunla, o gün için. Gürcüler sonradan. İslam’la tanışıyorlar. Alp Arslan’dan sonra. Suriyenin güneğine emirlerini gönderdiği gibi bizzat kendisi de. Halep’i kuşatarak alıyor. Alp Arslan. Ve. Alp Arslan, Mısır’ı hedef seçtiği halde. Halep’ten hareket edeceği zaman.

Bizans. İmparatoru 4. Ramonos’un. Anadolu’daki harekatını haber alıyor ve hızla geri dönüyor. 1071 Ağustos’unda. Malazgat olasından yapılan savaşı. Sultan. Alp Arslan malum kazanıyor ve. Türkler böylece. Anadolu’da bir. İslam devletinin temelleri atılıyor. 1071’den sonra. Bakın 1071’den önce hem Emevîler zamanda, Alparsiler zamanda. Anadolu’ya gelen bir kısım hani. Müslümanlar var ama ve lakin bunların bir ağırlıkları yok, bir yaptırım noktaları yok, hiçbir şeyleri yok ve böylece. Anadolu’da, Anadolu’da bir. Türk-İslam medeniyeti başlıyor. Bunu böyle özellikle başına da. Türk koyuyorum çünkü. Türklerin kendince dini, anlayışları ve algılamaları ve yaşamaları sohbetlerde ayırır mı ya aşağı mezopotamya, yukarı mezopotamya değil, yukarı mezopotamya noktasında din, algıları ve anlayışları biraz daha.

Türklerin farklı. Ahmet. Yesevi’nin etkisi var bunda ve. Ahmet. Yesevi enteresandır, aşağı mezopotamya sufiliğini öğrenmiş ama yukarı mezopotamya sufiliği yaşamıştır ve yaşatmıştır. Mesela. Yesevi elinde curası, elinde curasıyla köy köy dolaşıp bütün. Türkleri. İstan. Bayrağı altında toplar. Mesela. Türklerde savaşın haricinde edebiyatları da kuvvetlidir. mesela şimdi böyle bir tarihi, film falan çekiyorlar onlarda cura çalıp böyle şiirler okuyorlar, ilahiler okuyorlar falan. Türkler biraz daha bariz zamanında şiirseldirler. Mesela o. Selçukluların son dönemi neden gelir ya. Yunus mesela, Divan’ı vardır, Hazreti. Pir’in. Mevlânâ’nın. Divan’ı vardır, Hacı. Beklaşvel’in. Divan’ı vardır, örneğin.


2. Bölüm

Ve. Anadolu’da mesela o. Anadolu’ya has. İslam’ı harmanlayan bu manada. Hazreti. Mevlânâ, Yunus. Emre, Hacı. Beklaşvel’i burada bu toprakları, sonradan. Hacı. Bayram’ı da koyabiliriz. Bu bu toprakları aşağı mezopotamya. İslam’ı değil, yukarı mezopotamya. İslam’ı ile yoğurur. Bu normalde. Anadolu’da artık bu. Anadolu’ya doğru gelirken. Türkler yanlarında kendi kültürlerini kendi inanç sistemlerini de getirirler. Tabi. İslam coğrafyası bu arada daha geniş bir nüfuza da olmuştur, çok büyük bir kültür vardı. Mesela aşağıda, Kuzey. Afrika’da. Fatimi devleti vardır. Fatimi devleti farklı bir devlet yapılanmasıdır. Şiha’dır. Onun olsun mennyuklular vardır, ayrı bir devlet yapılanmasıdır. Normalde aslında baktığımızda, o zaman için.

Selçuklu’ya baktığımızda doğuda bir zans var. Normalde aşağı doğru indiğimizde. Kuzey. Afrika’da. Fatimi devleti var ki musra kadar gelir, musra kadar işgal eder. Enteresandır bu. Fatimiler. Bir batinilik var, işin içerisinde hariciler var. Onun sona bir sürü bu noktada. Selçuklu’nun içinde etkileyen ve dışarıdan etkileyen unsurlar var. Ama. Anadolu’ya. İslam yerleşirken batinilikten, haricilikten, Fatimilikten, İsmailiye’den ve eski. Yunan felsefesinden uzattırlar hepsi de. Enteresan bir şey. Bir de. Türklerde çok böyle ince ince medreselere kapanıp, ilim öğrenelim, böyle bir dertleri yok. Çok savaşıyorlar çünkü devamlı. o. Selçuklu’dan önceki. Türk beyliklerine bakarsanız savaşmadıkları bir yaz yok.

Hep savaşmışlar. Hep savaş halindeler. Kışın, kışlıklarını çekiliyorlar, atlarını besliyorlar, kılıçlarını biliyorlar, kalkanlarını tamir ediyorlar. Yaz gelince cihada çıkıyorlar. Çünkü geçimleri ganimet. Türklerde çok sanat yok, Türklerde çok ticaret yok, Türklerde çok ziraat yok. Türkler savaş araktan geçimlerine sağlıyorlar. Ganimet. İslam’da da rızkın en hayırlısı birinci derecede. Ganimettir. İkincisi, ticarettir. Ve. Selçuklu, konuşlanmış şehir devletinden artık böyle geniş coğrafya hükmeden bir devlet olunca, çok hukukluluk, çok dillilik, çok hukukluluk, çok dillilik var. Selçuklu’da. Şimdi. Selçuklu buradan buraya geçerken Emevîlerin ve abbasilerin yanlışlıklarını da görüyorlar. Şimdi bu yanlışlıkları da normalde net olarak dillendirelim ki.

Selçuklu’yla Emevîlerin abbasilerin arasındaki farkta görülsün. normalde Emevîler mesela. Halifeli’yi direkt saltanata çeviriyorlar. Zaten yapmış oldukları en büyük yanlışlıklardan, hannikaplardan birisi bu. Normalde en büyük bu benim kendimce fikrim bu. En büyük, en büyük, en büyük hainliklerinden birisi bunu hainlik olarak nitelendiriyorum. Dini siyasallaştırıyorlar. Şimdi sohbete dinleyenler, emevici olanlar çok kızacaklar bana. Emevîler dini siyasallaştırıyorlar. şunu çok açıklıkla, rahatlıkla söyleyebilirim. Hazreti. Ebu. Bakür, Ömer. Osman. Ali ve. Hazreti. Hasan’dan sonra din Emevîler zamanında komple siyasallaşıyor. Böyle olunca dini bunun da altını çizin. Dini siyasetin emrine veriyorlar.


3. Bölüm

Şimdi. Selçuklu’yla arasındaki o. Anadolu. İslamıyla, ben öyle nitelendireyim onu, Emevîlerin uygulamış olduğu devlet, din ve siyaset üçgeninde farklılıkla. Emevîler. İslam dünyasına en büyük hançeri buradan vuruyorlar. siyaset nasıl bir din istiyorsa, siyaset. Bakür nasıl bir din istiyorsa Emevîler siyasetin istediği gibi dini organize ediyorlar. bazen, bazen diyorum ya böyle. kısa bir şey örnek veriyorum. Diyorum ki hala da biz emevilerin cümasını kılıyoruz. Bakın dikkat edin buna. Hazreti. Peygamber’in cüması nasıl oldu? Önce namaz sonra hutbeydi. Hazreti. Übüvekür. Ömer. Osman. Ali. Hazreti. Hasan. Efendimiz’e kaldar cümalar böyle kılındı. Önce namaz sonra hutbe. Bayram namazları gibi bayram namazı nasıl kılıyorsunuz?

Önce namaz sonra hutbe. Aynı şey. Bakın bayram namazıyla cuma namazının kılınış şekli aynıdır. Bayram namazında imam önce namazı kıldırır. Ondan sonra hutbeye çıkar. Hutbeden sonra gelir tekrar minbere oturur dua ettirir bir tane. Bayram namazı bu kadardır. Cuma da aynıdır. Cuma önce namazı kıldırır imam. Hazreti. Peygamber 4-5 halifede böyle kılmıştır. Önce cümakınlılır ardından hutbe okunur. Emre biler bunu değiştirirler derler ki önce hutbe okunacak. Sebebi şudur çünkü hutbede ehli beyti götüleyen. Hazreti. Hüseyin. Efendimiz’in hata yaptığını. Hatta. Hazreti. Hüseyin. Efendimiz’in küfür üzerine bayi ilik yaptığı için küfür üzerine övdünün fetasını verirler. Şeylerde hutbelerde. Tabi. Hazreti.

Alev. Efendimiz’i ve. Hazreti. Hasan ile. Hüseyin’i seven ehli beyt sevgisi taşıyanlar bu hutbeyi dinlemek istemezler. Çıkarlar camiyi boşaltırlar. Bu sefer emeviler hutbeyle namazı yerine değiştirir. Şimdi diyanet de aynı namaza devam ettiriyor. Osman’ı da aynı şekilde devam ettirdi. Dikkat edin. Selçuklular da aynı şekilde devam ettirdi o emevinin o uygulamasını kendilerine aldılar ve normalde mesela emevilerde en büyük eksikliklerden birisi. İslam’ın adaletini yok ettiler. Adalet mekanizması herkese eşit düzeyde yaşatılmalı. sen. Arabsan sana olan adalet ayrı mevaliysen yani. Arab değil isen ona uygulanın hukuk, adalet ayrı. Emevilerde bu çünkü ırkçılık başladı. Araplar birinci derecede. Müslüman ve birinci derecede ırk.

Arap olmayanlar mevali onlar birinci derecede bir. Müslüman değil birinci derecede ırk da değil. Aynı şimdi. Suud’daki gibi diğer. Arap ülkelerindeki gibi bakın oradan günümüze geliyorsunuz şimdi. Günümüze geldiğinizde de. Suud’da iyi. Müslümanlar dini bilenler. Suudlardır. Araplardır diğerleri kim olursan ol dini bilmezsiniz siz en iyi onlar bile ve normalde emeviler bu noktada ırk’a dayalı. Hazreti. Peygamber, Salulallah ve. Selam. Hazretleri o kadar yasaklamasına rağmen. Kur’ân’ın ırk’a dayalı kavmiyetçiliği yasaklamasına rağmen bunlar ne yaptılar kendince ırkçılığa devam ettiler. Bunlar şimdi bu emevilerin bu halleri bu tutumları daha bir çok bu konuda şey var ben ana başlık olarak dört başlıkta bunları topladım.


4. Bölüm

Daha bir çok bunları incelersek mesela işte. Kur’ân’ın yorumlanması tepsir edilmesi hadislerin yorumlanması tepsir edilmesi fıkıhın bu noktada fıkıh edilirken değişik yani. Kur’ân. Müslümet’in ölçü değil yani. Sultan’ın ölçüsüne göre fıkıhın değişmesi gibi bunlar var. Ve. Selçuklular abbasiler dedi bu devameti. Selçuklular bunların içerisinde salt. Kur’ân sünnet dairesinde bir din yaşama gayreti var. Çünkü batinilik bir taraftan haşaşiler bir taraftan. İsmaili’ye bir taraftan onun son aşağıda. Fatimiler bir taraftan bunlar böyle. Selçuklu’nun etrafını çevreleyen şeyler. Ülkeler ve anlayışlar ve bizans bir tarafta. Selçuklular bunların içerisinde ve. Selçuklular bu noktada kendilerince kendi din yorumları ilmi ve devlet yorumlarını ayakta tutuyorlar ama.

Selçuklular. Devleti şehir devletlerinden toplanmış bir devlet olduğundan devlet hiyararşı tam olarak oturmuş değil, dini hiyararşı da tam olarak oturmuş değil, siyasi hiyararşı da tam olarak oturmuş değil, şimdi devam ediyoruz. Cüveninin vefatından sonra gazale-i nizam-ül mülkün himayesine girer ve ona birkaç proje verilir. İlmini, safi fıkın güçlenmesi için kullan, hem dinin hem fikren hem de siyasetten büyük bir tehlik olan vatinliğe karşı bir reddiye ararız. Cüveni kimdir? Cüveni bir eşari kelamcısıdır. Gazâlî kimdir? O da eşaridır. Cüveni kimdir? Bir Şâfiî fakihidir. Gazâlî kimdir? Gazâlî de Şâfiî fakihidir. Bazen arkadaşlara İhyâ okuyacak olanları diyorum ki İhyâ-i dikkatli okuyun. Gazâlî şafidir ve eşaridir kendisi.

O yüzden İhyâ-i dikkatli okuyun diyorum ben. senin fıkın, Hanefî fıkın ve hakide olarak mağturite akaynın sağlandıysa Gazâlî dikkatli oku. Bakın Gazâlî-i dikkatli okuyun İhyâ-i okuyacağınız zaman. Şimdi zamanında. Selçuklu’nun içerisinde şi mütezili görüşleri savunan, eşariyleyim de güçlenmesini istemeyen büyük. Selçuklu’nun veziri vardır. Âmüdül mülk el kunduri. Bu kunduri. Selçuklu’nun vezir ağzamıdır. bugünün başbakanıdır. Bu kunduri. Cüveni’ye düşmandır. Çünkü. Cüveni sünnidir, eşaridir ve kendisi şafidir. Ama kunduri, bunlar tarihi noktalar. Kunduri kendince şi ve mütezili görüşe sahiptir. Böyle olunca kunduri ile. Cüveni asla bir noktada değillerdir. Hatta. Cüveni sürgüne bile gönderilir.

Bu kunduri tarafından. Ama ne zaman. Turubei vefat eder ve normalde. Turubei vefat ettikten sonra. Alpassan devletin başına geçer. Alpassan’ın ilk yaptığı icrat kunduri’yi vezirlikten almaktır. Kunduri’yi vezirlikten alır ve nizam-i mülkü baş vezir yapar. Nizam-i mülk ile. Alpassan’ın yolunun birleştiği yerdir burası. Ve tehlike meydandadır. Bu tehlike. Alpassan kendi beyliği zamanında zaten bu tehlikeleri tespit edip bu tehlikelerle savaşan bir kimsedir. O yüzden. Çavru. Bey’i devirip kendisi tahta oturur ve nizam-i mülkü baş vezir yaparak tehlikeleri de ona söyler. Bu sefer nizam-i mülk yakinden tanıdığı. Cüveni’yi nizamiye medreselerinin başına baş âlim. Veya bugün ne diyorsunuz üniversitelerinin en yüksek kurumuna rektör olarak.


5. Bölüm

Cüveni’yi atar. Ama tabi normalde. Cüveni nizamiye medreselerine getirilir. Ama normalde işte. Cüveni’nin ölümü ile Sünnî kelamın bu noktada o gün için en yüksek kurumuna başlıyor. Çek entellüktüel de diyeceğimiz bir kimse vefat etmiştir. Bu boştuktur devlet açısından da boştuktur. Gazâlî bunun en büyük adayıdır. Çünkü ekol olarak güveyninin ekolündedir. Nizam-ı mülkün ekolündedir. Güveyni ne vayat nizam-ı mülkü başa koyalım devlet çünkü başta. Nizam-ı mülk, güveyni ve Gazâlî üçü aynı paralelde insanlardır. Gazâlî normalde nizamiye medreselerinin başına geçer. Ama Gazâlî henüz daha o zaman yeni başa geçtiğinde bir sistem kuramcısı değildir henüz. Tıpkik bir onun sonuna eşari Şâfiî alimidir ama çok yetkindir ilim olarak.

Kelamdır, fıkıhtır, hadistir, tefsirdir, Arapçaya hakimdir, kimi aya mahtamatiye hakimdir. Bildiğiniz dolu dolu bir ilim ehlidir. Ve müthiş zekalı bir kimsedir, çok pratik zekalıdır. Gazâlî kendi çağdaşlarından daha üstün bir zekaya sahiptir. Daha üstün bir ilme sahiptir. Ama sistem adamı değildir. Bu eleştiriya çıktır konuştukların ama sistem adamı değildir. Onu sistem adamı eden, onu sisteme enjekte eden, sisteme otutturan, yerleştiren, adapte eden nizami mülkdür. Hem dinen, hem fikren hem de siyasete büyük bir tehlik olan, batinliğe karşı bir retliye yaz. Evet, Nizâmülmülk devlet adına proje üreten tam bir devletçi insandır. Öyle bir devletçi insandır ki. Alp Arslan tam bir cihatçı bir kağındır, sultandır.

Nizâmülmülk de tam bir devlet organizasyonculuk bir insandır. Alp Arslan fetheder, Nizâmülmülk fethettiği yerleri imar eder, yeniden İhyâ eder. Şimdi siz bir yeri kılıçdalırsınız ama oraya akılla yönetmeniz gerekir. Irfanla, kültürle yönetmeniz gerekir. Kılıçdalmak yetmez çünkü, Nizâmülmülk bunun farkındadır. Alp Arslan fethettiği yerleri imar eder, çarşılar kurar, sanatkarları destekler. Örnekliyorum işte, alimleri destekler ve her fethedilen yere bir nizami medreseleri kurulur, camiler kurulur, çeşmeler yapılır, hanlar yapılır. Fakir, fukara, halka, akçeler de atılır. Orada tarım, elverişte ale getirilir, hayvancılık elverişte ale getirilir. Ticaretel verişte ale getirilir ve salçüklü bu manada yani.

Müslüman veya gayr-i. Müslüman unsurlar tarafından sevilen bir devlettir. O yüzden salçüklü sultanın vefat ettiğinde herkes üzülür. Ve normalde Nizâmülmülk bu noktada hem de aynı zamanda Nizâmülmülk dini olarak da, dini olarak da bizim batıneliktir, İsmailiyedir, Fatimiyedir, caferi olmayan, şia, caferi olmayan altını özellikçe çiziyorum. Bakın herkesin yanıldığı bir yer var. Caferilik ayrıdır, şia ayrıdır. İmamı, cafer bizim de imamımızdır. İmam azamın doğocasıdır. Bugünkü şia ile caferiliği veya imamı, caferi karıştırmayın. Özellik altını çiziyorum. İmamcafer ehl-i beyttir, onun inancı. Kur’ân-ı. Mezcun neptir? Kendisi sûfî’dir, aynı zamanda sûfî. o yüzden bugünkü şi’a ile caferiliği ayırın.


6. Bölüm

Ben özellikle caferileri ve imamı caferi ayırırım. Cenab-ı. Hak benim dilimi ona laf söylemekten sakındırsın. Sizleri de sakındırsın. Ehlibeittir. O yüzden bizim dilimiz ona uzanmaz. Allâh muhafaza eylesin. Şimdi normalde. Nizami-i. Mürk’le beraber. Alp Arslan, Anadolu’da, Anadolu’da. Türk. İslam. Sentezi’ni oturtturmaya başlar. Şimdi böyle bir kısım emeveci, Arapçı canları nasıl kar bu. Türk. İslam. Sentezi deyince, ne oluyoruz filan derler. Benim analizim bu. Buna karşı çıkanlar karşı çıkabilirler ama karşı çıkarılarken benim önüme belge koyacaklar. Belgesiz konuşmayacaklar. Ve normalde o zaman için. Selçuklu. Devleti hem askeri yapılanması hem normalde siyasi yapılanma istikradır. Hem normalde çok her alanda savaşların kazanılması, isyanların bastırılması normalde o zaman orta çağda denilebilirim ki bölgenin en güçlü.

Devleti haline gelir. Ve. Nizami-i. Mürk, Selçuklu’yu yıkmak, ilerleri ortadan kaldırmak amacıyla ülkede terör estiren, burayı da kızacaklar şimdi, ülkede terör estiren. Hasan. Sabah ve havanesinde yok eder. E tabi normalde o dönemin en büyük devletin içerisindeki tabircaysa tehlikelerden birisi batiniliktir. İsmailiktir, haşhaşiliktir. Bunlar ülke sınırların içerisinde şeydir, tehlikedir. Nasıl şimdi bizim içimize Selefî, Vehhâbî bir tehlikedir içimize koydular. Bakın geçen gün daha üç tane de polis şehid oldu. Yok işitti, yok değişti, yok harf kalmadı. Bunlar normalde nasıl biz de şimdi gitti üç tane polisimizi öldürdü, şehid etti, yedi tane polisimiz yaralandı. Bunlar silahlanmışlar. Tabi bu fakir de yıllardan beri söylüyor.

Bunlar siyanin kurduğu örgüt bunlar diyorum ben. Siyanin kurduğu örgüt. O zaman için bu batiniler de, bu haşhaşiler de, bu. İsmailik de aynı. Bunlar devletin içerisinde ur gibi. Yapılanmışlar, oturmuşlar, hatta böyle bunları destekleyen vezirler bile var. Şimdi bunlar bir mesela örnekliyorum. Bu şimdi işittir, değiştir, bir yerlerden destek almasalar böyle örgütlenebilirler mi? Böyle silahlanabilirler mi? Demek ki bunlar devletin belirli kanallarında yuvalanmışlar ki bu memlekette at koşturuyorlar. Yani. PKK devletin veya birilerinin destekliği olmadan böyle güçlenebilir miydi? Biz daha liseye gidiyorduk o zaman lisedeyken kurdari azadiydi bunların ismi. Bunlar genelde dev gençli olurdu, kurdari azali olurdu, dev solcu olurdu, sonra.

TIK KOC oldu bunlar. Bunlar böyle. TIK KOC’larında içinde vardı. Şimdi. Hakan’ın canı sıkılacak bu tespitlerim ama bunlar sızdılar. Mesela sol örgütlerini içerisine sızdılar. Evet mesela bu. Selefî. Wahabi takımı da bizdenmiş gibi görünür değil mi? Bütün. Müslümanları tekvir ederler. Bakın bir. Müslümanı tekvir ediyorsa kendisini. Müslüman diyen bir kimse o tehlikelidir. Ona dikkat edin. Onun kökü dışarıdadır. Şimdi o zaman içinde normalde. Selçuklu’nun içerideki bu noktadaki düşmanı. İsmailik, Haşhaşilik, onun sonuna bağlı. Tünelik bunlara karşı da fikri savunma yapması gerekir devletin, o zaman ki devlet anlayışı. Böyle olunca Gazâlî’ye bu konuda büyük görev düşer. Bu büyük görev nedir? Bunlara karşı fikri, felsefi cevaplar verilmesi lazım.


7. Bölüm

Dini, fikri, felsefi cevaplar verilmesi lazım. Gazâlî bunun hakkını verir, bir süre sonra. Bağdat’a atanır, el ilmi makam olur, halîfe kadar ünlenir. Evet Gazâlî’ye verilen bu proje, Sünnî fıkın güçlendirilmesi, Sünnî akaydın güçlendirilmesi, Sünnî siyasetin güçlendirilmesi, Sünnî bir devletin güçlendirilmesidir. Çünkü fikri, fıkı, fıkihi ahlaki bir seviyede ve o fikri ve ahlaki seviyeyi siyaset merkezinde de bürokratik olarak da bilinmesi ve yaşanması gerekir. Bakın. İslam fıkı, düz bir fıkı olsa ahlak olmamış olsa bir işe yaramaz o. Fıkı ahlakla birleşmesi gerekir. Ahlakla birleşince siyasetin de bu fıkı ve bu ahlakla kendini dizayn etmesi gerekir. Siyaset kendini böyle dizayn edince bürokrasi de kendini böyle dizayn eder. siz bir devletin ve milletin kokuşmuşluktan kurtulabilmesi için fıkı ahlak siyaset bürokrasi bu dört unsurun, dört unsurun ortak noktada buluşması gerekir. siyaset dediğimiz devletin başındaki bugün işin siz.

Cumhurbaşkanı dersiniz o zaman için sultan. Sultan hem fıkı tabi olacak hem ahlaklı olacak ahlaki önde tutacak. Eğer sultanda fıkıf ve ahlak yok ise sultanda fıkıf ve ahlak yok ise o zaman siyasette yok o zaman bürokraside de bozulma oluyor. O zaman bürokraside de adalet yok fıkı yok ahlak yok bürokraside. Bürokraside dinle. Selçuklu. Sultanı. Onun sona vezirler onun sona valiler onun sona askeri komutanlar kadılar mahkemelerde hükmeden kimseler. İşte. Selçuklu bu noktada daha doğrusu Gazâlî aslında burada çok büyük bir görev ifa eder. Nasıl çok büyük bir görev ifa eder siyaseti çevreler devleti çevreler. Devlete sınır koy. Normalde öyle bir hale getirir ki Gazâlî mesela Gazâlî abbasiler gibi sultanı kutsallaştırmak yoktur.

Gazâlî’de Emevîler gibi sultanı kutsallaştırmak yoktur. Gazâlî’de. Fatimiler gibi devlet başkanını aynı zamanda. Allâh’ın alifesi olarak görmek yoktur. Gazâlî’de şia gibi normalde oradaki ayetullahı. Allâh’ın alifesi olarak görmek yoktur. Siyaset mekanizması olarak Gazâlî’nin aslında bu noktada getirmiş olduğu ölçü o günkü coğrafyada ve o günkü devletler düzeninde muhteşem bir şeyler. Normalde Gazâlî hem halkla devleti, siyaseti, bürokrasi, alimleri hepsini bir çepe çevreleyecek bir sistem kurar. Bu sistemi kurarken de onun yazdığı İhyâ bu konuda muhteşem bir eser haline gelir. Bakın o zaman için. Çekeceksiniz ki sen İhyâ yokudun mu? Hayır. Ama İhyâ o. Hemen için vazifesini yerine getirir. Vazifeyi yapar yani.

Ve normalde fıkıht dediğim şey, hukuktur aynı zamanda. Normalde Gazâlî bu noktada komple bu yaşam tarzı, yaşam ahlakı devletin hukuku ve siyaseti çevrelenmiş olur. en büyük vazifelerinden birisi batiniliğe reddiye yazmasıdır. batiniliğe ne vardır? Gizli bir imam vardır. Hemen felsefik olarak. Gizli bilgi vardır batiniliğe. Ve batiniler o zaman için devlet dışı bir sadakat örneği gösteriler. devlete değildir sadakatları. Bağlı bulundukları sultanı değildir sadakatları. Kendilerince bir gizli bir imamları vardır. Böylece hukukları da gizlidir. Tefsirleri de gizlidir. Her şeyleri gizlidir. Bu selçuklu devleti için bir tehditdir. Büyük bir tehditdir aynı zamanda. Çünkü bunlar o zaman için değişik böyle suikastler düzenliyorlar.


8. Bölüm

Devlet adamlarına karşı, vezirlere karşı, alimlere karşı. Bir yerin valisi var suikast düzenleniyor. Bir yerde âlim bir kimse var. Onun suikast düzenleniyor. Batiniler öyle durduğu yerde durmuyorlar yani. İçeride bir pekaka gibi düşünün. Bir işit gibi düşünün batiniliği. Bugün nasıl devlet için iki büyük tehlikeyse? Batinilik de o zaman için devlet için tehlike. Ama şunu tespit ettim kendimce. Gazâlî batiniliği tekvir etmemiş çok. Dedim ya çok üstünze kaldı. Batiniliğin meşruiyetini zedelemiş. Ve o ilmiyle meşruiyetini zedelenince zaten halkın ona karşı olan tevazusu. Halkın ona karşı olan saygısı ve devletin ona bakış açısı daha da pekişmiş. Ama Gazâlî bunu yaparken tasavvufu o güne kadar çünkü bu emevi, abbasi damarı.

Şimdiki olduğu gibi tasavvufa karşılar düşmanlar. Şimdi suudlar nasıl tasavvufa düşman ya? Ve oradan yetişen kendilerinin âlim görenlerde tasavvufu siz farklı bir dine sahipseniz. Tekvir ediyorlar ya. Gazâlî’nin yaptığı en önemli işlerden birisi tasavvufu sistemin içine alır. Bakın tasavvufu sistemin içine alır. Şu an. Anadolu’da ehl-i tasavvuf var ise hala fikri planında Gazâlî’ye bağlıdır bu. Gazâlî çünkü o gün için tasavvufu, tasavvufun normlarını koyar, ölçüsünü koyar. Kur’ân ve sünnet çizgisine getirir. Kur’ân ve sünnet çizgisine getirir. Ve. Anadolu. İslamının temeli böyle atılır. Anadolu. İslamı dediğimiz. İslam’ın anı. Çünkü. Hakan kardeşin terimidir. Anadolu. İslamı olarak. Veya. Türklerin.

İslamı olarak o bu terimi çok kullanılır, sever bir de. Ben onun kullandığı terimden devam ediyorum. Anadolu. İslamı halkın halkın kabul ettiği tasavvuf, sûfîlik, artık Sünnî fıkı, artık devlet meşruviyeti üzerine kurulur. Selçuklu’da, gazalede. bu böyle. Selçuklu. Şükrünün içerisinde gazaliyle beraber meşru ulaşır, bir ehli, sûfî, meşrudur. Selçukru’da. Abbaside veya emevelerde meşru değildir. Şimdi meşru olmadığı gibi. Ama. Anadolu, İslam anlayışında bir sûfî mekanizma meşrudur. Bu gazaliyle kendine yermilmiştir, yol bulmuştur. Şimdi bakmayın sonradan. Anadolu sufiliğini bırakan bir kısım ehli tarikat. Bakın burası çok keskin bir çizgidir. Şimdi. Anadolu’da iki sûfî yolu, iki tarikat yolu vardır.

Birincisi. Ahmet. Yesevi’den gelen kanaldır. Bu. Ahmet. Yesevi’den gelen kanal. Hazret-i Mevlânâ, işte. Hacı. Bektaş. Veli, Hacı. Bayram. Veli, Yunus. Emre. Bu kanal budur, bakın bu kanal budur. Bir kanal da vardır, aşağı mezopotamya’dan gelir. Bugün o kanal şöyle nitelendirebilir, yine taşlanacağım ben ama. Nakşibendilerin halidik oludur. Bakın. Nakşibendilik bir türki kanaldır. Yani. Ahmet. Yesevi’den gelen kanaldır bu. Ama sonradan bu kanal yanına halidiliği alır. Ve asıl halidi kanal şu anda baskındır. Nakşibendiliğin üzerinde. Bu kanal bu halidi kanal aşağı mezopotamya. İslamını dayatır insanlara. Şimdi yine tartışma büyücek. Türkiye’de büyüsün. Bu kanal. Cumhuriyetten önce bir kısım şehleri ve alimleri.


9. Bölüm

İngilizlerle dırsak temasındadır. Ve bu benim kendimce analizim bu dirse teması hala da devam eder. Bakın hala da devam eder. Anadolu, Sûfî ve. İslam anlayışında tekfircilik yoktur. O Lâ ilâhe illâllah. Muhammeden. Resûlullâh dediği müddetçe ne günahı işlerse işlesin. İçki deyisi de kumarda oynasa fuhuş da yapsa ne bileyim ne anasının gözünü yaparsa yapsın. O inkar etmediği müddetçe. Müslümandır bizim kardeşimizdir. Bu. Ahmet. Yesevi’den gelen kanaldır. Şarapta içer, içki de içer, esrar da içer, içer. Ama onun yanına git. Allâh’a. Peygamber’e bir laf söyle, seni de artak yırtar. Anlı göbenden kurşunu çak kak yersin onun yanında sen. Allâh’a. Peygamber’e laf söyleyemezsin. Ama o aşağı mezopotamya’dan gelenler süktüm püktüm sümüktünün tekleridir.

Bu. Osmanlı’nın son döneminde. İngilizlerle anlaşan dergahlar vardır bunların içerisinde. Ben hala da devam ettiğine inanırım. Kalbi inancım bu benim. Bunlara gerekirse medyadan ve bunların davranış biçimlerinden size bunları delillendirebilirim. Delillendirebilirim. Bunların ağababıları. İngiliz kraliyetidir. Şimdi. Anadolu. İslamı dediğinde. Anadolu. İslamı dediğimizde bu. Selçuklulardan. Osmanlılara geçerken de bu devam eder. Bu. Selçuklular da Gazâlî konuşuyoruz o zaman için normalde. Anadolu. İslam’ın da Gazâlî. Anadolu’da yaşamamış olmasına rağmen etkisi büyüktür. Nereden etkisi büyüktür? Sûfî kanaldan dolayı etkisi büyüktür. Ama hangi. Sûfî kanal yukarı mezopotamya. Sûfî kanalı? Çünkü cehri zikir yapar Gazâlî cehri zikre karşı bir şey yok.

Dururuz, defansı yoktur ve normalde. Anadolu. İslam’ı ve. Sufili dediğimiz dergahlarda, medreselerde İhyâ okunur. İhyâ’dan ölçüler getirirler. Sufili kadına da, dervişçi kadına da. Çünkü. Anadolu tasavvufu yorulamaya kalkarsak sünnidir yüzde doksan dokuzu ve daha kavrayıcı, daha toleranslı, daha kapsayıcıdır, daha merhametlidir, keskin değildir, çok keskin değildir. Toplumun içerisinde yer bulur, insanların içerisinde yer bulur, ayırıştırmaz, ötekileştirmez, ayırıştırmaz, ötekileştirmez, şücubucu demez yani, alkol kullanan da onun kardeşidir. Namazı kılmıyor olsa da bir kimse onun kardeşidir. Namaz dinin farzlarından birisidir ama o namaz kılmıyor diye, onun küfrüne feta vermez. O yüzden mesela.

Gazâlî. Şâfiî olmasına rağmen. Anadolu. İslam’ı hanefidir. Bakın. Anadolu. İslam’ı nasıl kendine yol ayırıyor? Çünkü. Şâfiî fıkığı sertdir, keskindir. Bayanlar haklarını helalesinler, beni herkes tanımıştır, tanıcağı kadar, bir kadın başörtüsü kullanmazsa. Şâfiî’ye göre küfür ehlidir. Keskindir bu, Türklerin kabul edeceği bir şey değildir bu. Mesela bir kimse içki içiyorsa. Şâfiî’ye göre küfürdür. İmam-ı. Azam, mağatunu dik çizgisi, onu küfürle itham etmez. Haram işlemişler. Tövbet. Allâh seni affederler. Gerçeği de budur zaten. Bakın gerçeği de budur. Senden baştan özür dileyim. Bizim kardeşlerimiz. Hakan’ı kabullenir. Başından itibarın herkesi de sever. Hakan’ı. Hakan kardeşimiz tipik bir solcudur.


10. Bölüm

Solculuktan vazgeçmedin daha değil mi? Asla. Evet. Hatta ilk zamanlar bana söylediklerini biliyorum ben. Acım bak, geleceğim orada soru soracağım. Bana bir şey yapmazlar değil mi orada? Şakasına da söylesen öyle söylüyorum. Yok ya gel, biz alışkınız diyorum ben. Sen merak etme. İstediğin absürt soruları sor diyorum ama daha hala da başım tavana değmedi. Bana sözü var. Öyle sorular hazırlayacağım sana dedi. Dikkat et başın tavana vuracak dedi. Bekliyorum o soruları. Şimdi o yüzden. Anadolu. İslam’ı bakın biz bunları kaybettik. Biz bunları kaybettik. Çok acı şey bunlar. Biz şimdi bir tarikat farklı, bir tarikat farklı. Tarikatlar bile birbirlerini ötekileştiriyor. Cemaatlar birbirlerini ötekileştiriyor.

Ama. Anadolu’da. İslam kurulurken mesela bir mevlevi, bir bektaşıyı ötekileştirmiyor. Bir bektaşı, bir kadriyi, rufayı ötekileştirmiyor. Bir bayramıyı ötekileştirmiyor. Anadolu. Sufili. İslam’ı dediğimizde bu var. Mesela bunu bana. Şeyh. Efendi anlatmıştı. Allâh rahmet eylesin. Çorumlu’dan önce, Hacı. Alayder. Efendi zamanında çorumda mübarek gecelerde bütün dergahlar bir yerde toplanır. En yaşlısı zikrullahı yaptırır, sohbeti yaptırır, duayı yaptırır, dağılırlarmış. Çorumla. En yaşlısı. o şu tarikat üstün bu tarikat üstün değil. Yaşa hürmet edip en yaşlısı ne yaparmış? Zikrullahı idare eder, orada zikrullah yapılır, dualar yapılır. gülbanklar okunur, herkes o mübarek geceği böyleyi hiya edermiş.

Düşünebiliyor musunuz siz şimdi bunu böyle? Düşünemiyorsunuz. Öyle değil mi? Düşünemiyorsunuz. Bakın nereye gelmişiz? Çık tutmamızı daha iyi böyle nasıl yapar mı? Nasıl kafa açık olur? Bunun da başka bir şey var. 38 yıldır benim kapı açık. Benim kapı dedim, benim sohbet ettim, zikir yaptım yerler benim kapı değil de. 38 yıldır yarış yaptığımız, zikir yaptığımız yerlerin kapısı açıktı. Emniyeti gelir, polisi getir, gelir, mithi gelir, ne bileyim gizli servisi gelir, kim geliyorsa gelsin burada. Kapı açık, herkese. 38 yıldır açıktı. Gerçek sûfîlik de budur. Sebep bir sufinin beyin gerisinde başka bir matematik yoktur. Gerçek manadır. Sufinin beyin gerisinde başka bir matematik yoktur. matematik, Kur’ân sünnet, vatan milletlerim yok.

Matematimiz, Kur’ân sünnet, vatan milletdir. Kimsenin parası, polu, mallı, mülkü biz ilgilendirmez. Kimsenin siyaseti, osumusu biliz biz ilgilendirmez. Kapı açık, dili engellir. Örnekliyorum son seçimlerde. Büyükşehir. Belediye. Başkanı olan, neydi


Kaynakça

İmâm Gazâlî Sohbetleri 2/14 — Mustafa Özbağ Efendi’nin “Gazâlî’den Sorular” konferans serisinden.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Kalb, Sünnet, Şeyh, Halife. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı