Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

320. Dergah Sohbeti: Halvet, Çok Evlilik, Gıybetin Tehlikesi ve 28 Şubat Dersleri

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 320. Dergah Sohbeti: Halvet, Çok Evlilik, Gıybetin…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Evlilik: Dergâhta Kalıcılık ve Nefis Mücadelesi

Dergâhta ömrünün sonuna kadar durmak isteyen kimse, duraraktan durabilir. Bunun için nefis mücadelesi muhakkak şarttır. İnsanın kendisinde belli bir disiplin oluşturması ve belli bir dairede kendini muhkem tutması gerekir. Bu olursa insan orada kalır.


Kadın-Erkek Halveti Meselesi

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin döneminde kadınla erkeğin halveti ayet ve hadislerle yasaklanmıştır. Halvet; nikâh düşen bir kadınla bir erkeğin, hiç kimsenin görmeyeceği ve duymayacağı bir yerde, yanlarında başka bir kimse olmaksızın baş başa kalmalarıdır. Hadis-i şerifte buyrulmuştur ki: ‘Haram düşen erkekle kadın baş başa kalırsa üçüncüsü şeytandır.’

Ancak bir topluluk içerisinde bir bayanın bulunması halvet değildir. İki erkek varken üçüncü bir kadının orada bulunması da halvet sayılmaz. Son iki-üç yüz yıldır fitne korkusuyla bu mesele genişletilmiş ve dinin bir emriymiş gibi algılanmıştır.

Fitne Korkusu ile Din Arasındaki Fark

Bir erkeğin eşini hiç evden dışarı çıkartmaması, eve gelen misafire hanımını hoş geldin demek için dahi göstermemesi; bu o erkeğin kendi tasarrufudur, din değildir. Kadının makul tesettür dairesinde, makul bir şekilde hizmet etmesi dine aykırı bir şey değildir. Bunları yasaklayan ayet ve hadis yoktur. Haremlik-selamlık meselesi kültürel bir uygulamadır, dinin emri değildir.


Çok Evlilik ve Yeterlilik Şartları

İslam’da çok evlilik ayet hükmüdür. İslam öncesi dönemde bir erkeğin yetmişten yüz altmışa kadar hanımı olabiliyordu; İslam bunu dörde indirmiştir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ‘sizin için bir tanesi daha mahzurdur’ buyurmuştur. Ancak ayet-i kerimede birden dörde kadar nikâhlanabileceği de belirtilmiştir.

Dört Yeterlilik Şartı

Bir kimsenin çok evliliğe kalkışabilmesi için dört yeterliliğe sahip olması gerekir:

  • Fiziki yeterlilik: Bir erkeğin eşiyle dört günde bir cinsel ilişkiye girmesi kadının hakkıdır
  • Ekonomik yeterlilik: Evlendiği kadının hayat standardını koruyabilmesi gerekir
  • İlmi yeterlilik: Evlilik hukukunu, karı-koca hukukunu, çok evlilik hukukunu bilmesi gerekir
  • Psikolojik yeterlilik: Strese, sıkıntıya dayanabilme kapasitesine sahip olması gerekir

Bu yeterliliklere sahip olmayan kimselerin çok evliliğe kalkışması caiz değildir. Erkekler bu meselede nefsânî davranmakta ve kendi başlarını yakmaktadırlar. Öte yandan Kur’an ve Sünnet’te sabit olan bu hükme karşı çıkmak da küfürdür.


Ahlâkı Güzelleştirmenin Yolu: Gıybeti Terk Etmek

Ahlâkı güzelleştirmenin yolu basittir: Haram işlemeyin ve kimseye zarar vermeyin. En yaygın haramlardan olan gıybet, dedikodu, iftira, insanların namusuna laf söylemek, faiz yemek gibi günahlardan uzak durmak yeterlidir.

Bugünün Müslümanları gıybet kapısını ve iftira kapısını kendilerinde kapatsalar, beş vakit namazlarını kılsalar, otuz gün oruç tutsalar, hasbel kader bir dergâha girip Allah’ı zikretseler; yemin ederek söylüyorum, onlar kabir ehline vakıf olurlar. Kabristanın başına gittiklerinde ‘ya ehli kubur’ dediklerinde, kabirdeki kimse ‘ve aleyküm selam’ der.

Üç Günlük Deneme

Üç gün gıybet etmeyin ve gıybet ettirmeyin. Üç gün sonra göreceksiniz ki konuştuğunuz şeylerin hepsinin gıybet olduğunu anlayacaksınız. Etrafınızda gıybet etmeden sizinle sohbet eden kaldıysa, yemin ediyorum siz kırklardansınız. Her şehrin kırkları olur; gıybetsiz yaşayanlar o kırklardandır.

Biz o kadar gıybet, dedikodu ve iftiraya dalmışız ki bunun dışındaki bir hayat bize ateş gibi geliyor. Dervişler içki içmiyor, kumar oynamıyor, zina etmiyor, faizle iştigal etmiyor; ama gıybet havuzun dibindeki delik gibidir. Gelen su gürül gürül geliyor ama havuz dolmuyor, çünkü altı deliktir.


28 Şubat: Dönüm Noktası ve Korku Sınavı

28 Şubat benim için dönüm noktasıdır. O dönemde her yerde dergâhlara baskı yapıldı. İstanbul, Tokat, Sivas, Nevşehir, Kayseri, Ödemiş, İzmir, Tire; nerede dergâh varsa hepsinden telefon açıldı: ‘Polis kapının önünde dolaşıyor, dersleri iptal edelim mi?’ Korku hınması bir saat içerisinde her yere yayıldı ve bütün dersler iptal edildi.

Şeyh Efendi rahmetullahi aleyh, bütün bu iptal haberlerine rağmen dersleri devam ettirdi. Ben yanında olmasam inanmayacaktım bu haberlere. ‘Korkaklığın şerrinden Allah’a sığınalım’ diyerek buyurdu ki: ‘Korkaklarla hiçbir yola gidilmez.’ Alparslan’ın ruhu budur: ‘Karısını, çoluğunu, çocuğunu, malını sevenler dönsün geri.’

Ben 28 Şubat’ta bana selâmını sabahlığını kesenlerden not tutarım. Kılıktan değil; ‘bu adamla yol gidilmez, bu adam seni en sıkıntılı zamanında bırakır’ diye not düşerim. Gün güneş açınca yolda yürümek kolaydır; sıkıntı bitince cesaret göstermek kolaydır.


Dini Özgürlük Kampanyaları ve Stratejik Bakış

Dini özgürlüklerle alakalı kampanyalara katılmakta sakınca yoktur. Ancak Müslümanlar uyanık ve stratejist olmalıdır. Bir yerlerden düğmeye basıldığında Müslümanlar gayet safâne bir şekilde ‘özgürlük istiyoruz’ deyip sokağa dökülürler; onun arkasındaki hesabı kitabı iyi bilmek lazımdır.

28 Şubat’ta imam-hatipler kapatılırken, insanlar kılık kıyafetinden dolayı tutuklanırken bu özgürlük talep edilmeliydi. Muhafazakâr bir parti iktidara gelince birden herkes özgürlük savaşçısı oluyor; bu ihlâs ve samimiyet meselesidir.


Mekke ve Medine’nin Korunması Meselesi

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin eşi Hz. Hatice validemizin evi umumi tuvaletlere yer açmak için feda edilmiş, Hz. Ebu Bekir’in evinin yerine otel yükselmiş durumdadır. Mekke ve Medine giderek bir eğlence parkına dönüşmektedir.

Beytullah’tan beş kilometre çevresine kadar hiçbir otel kalmamalıdır. Üç kilometreye kadar alışveriş yeri ve yeme-içme yeri olmamalıdır. Yatma yerleri beş kilometreden sonra yapılmalı, ulaşım yeraltı metroları ile sağlanmalıdır. Mekke, Medine ve Hicaz bölgesi tek bir ailenin elinden alınıp bütün ümmetin ortak istişare heyetleriyle yönetilmelidir.


Ölüm ve Cenaze Adabı

Ölüm anında aklın yerinde olacak mı ki Kur’an okuyacaksın? Ölmeden önce bir şey yapmayan, ölüm anında mı yapacak? Ruhun senden uzaklaştığını zikir anında tecrübe etmişsen, ölüm anında da aynı şekilde olacaktır.

Öldükten sonra okunan 3’ü, 5’i, 7’si, 40’ı, 52’si gibi uygulamalara katılmıyorum; bunlar dinde sabit değildir. Mezarlıkta ikram dağıtmanın bir sıralaması yoktur. Süslü mezar yapmak da doğru değildir.


Sufi Adabı: Zarafet ve Tekellüften Kaçınmak

Ebu Bekir er-Râzî’den nakledilmiştir: ‘Tasavvuf, tekellüften kaçınmak, zarif davranmak ve resmiyeti bırakmaktır.’ Sufilerin adablarından biri daima nefse aykırı gitmek ve her zaman evlâ olanı yapmaktır.

Hastalık Zamanında Adap: Bişr el-Hâfî ve Ma’rûf el-Kerhî

Bişr el-Hâfî ve Ma’rûf el-Kerhî hastalandıklarında doktor ziyaretine geldi. Bişr hastalığını anlattı, Ma’rûf ise anlatmadı. Doktor Ma’rûf’a ‘Neden Bişr gibi hastalığını söylemiyorsun?’ deyince Ma’rûf cevap verdi: ‘İster misin ki Allah’ı sana şikâyet edeyim?’ Doktor bunu Bişr’e aktardığında Bişr dedi ki: ‘Ey doktor, biz sana Allah’ı şikâyet etmedik; O’nun bizdeki kudretini, bize neler yapabildiğini anlattık.’ Her ikisi de zarif davranmış, ince davranmıştır.

Cüneyd-i Bağdâdî buyurmuştur ki: ‘Uzletin zahmeti, ileri gelenlere yaltaklanmaktan daha iyidir. Arzulara sabretmek, onları talep etmekten iyidir.’ Ebdâllere ebdâl denilmesinin sebebi, her kötü ahlâkı iyi ahlâkla, Allah’tan uzaklaştıran her hâli Hakk’a götüren hâl ile değiştirmeleridir.


Kaynakça

  • Kur’an-ı Kerim, Nisâ Suresi (4), Ayet 3 — Çok evlilik hükmü: ‘İkişer, üçer, dörder nikâhlayın; adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız bir tane ile yetinin’
  • Kur’an-ı Kerim, Nûr Suresi (24), Ayet 30-31 — Kadın-erkek ilişkilerinde tesettür ve bakış adabı
  • Kur’an-ı Kerim, Hucurât Suresi (49), Ayet 12 — ‘Birbirinizin gıybetini yapmayın; biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?’
  • Sahih-i Buhârî, Nikâh, Hadis No: 5232 — ‘Bir erkek yabancı bir kadınla yalnız kalmasın; üçüncüleri şeytandır’
  • Sahih-i Buhârî, Daavât, Hadis No: 6307 — Hz. Peygamber’in günde yetmiş kez tövbe etmesi
  • Sahih-i Müslim, Birr ve Sıla, Hadis No: 2564 — ‘Müslüman Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu yalnız bırakmaz’
  • Sünen-i Tirmizî, Eşribe, Hadis No: 1861 — ‘İçki bütün kötülüklerin anasıdır’ hadisi
  • er-Risâle, İmam Kuşeyrî — Ebu Bekir er-Râzî’den nakil: tasavvuf tekellüften kaçınmak ve zarif davranmaktır
  • er-Risâle, İmam Kuşeyrî — Bişr el-Hâfî ve Ma’rûf el-Kerhî’nin hastalık zamanındaki adabı menkıbesi
  • er-Risâle, İmam Kuşeyrî — Cüneyd-i Bağdâdî: ‘Uzletin zahmeti yaltaklanmaktan iyidir’
  • er-Risâle, İmam Kuşeyrî — Hasan el-Harâzânî: Ebdâllerin her kötü ahlâkı iyi ahlâkla değiştirmesi
  • Tabakâtü’l-Kübrâ, İmam Şa’rânî — Sufi büyüklerinin hastalık ve belâ karşısındaki edepleri

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Zikir, Sünnet, Şeyh, Halvet, Nûr, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı