Büyüğünü Tanı; Edebli Davran; Edebini Sonrakilere Aktar
Büyüğünü tanıyacaksın; büyüğüne edebli davranacaksın; o edebi sonrakilere aktaracaksın. Bu, tasavvufun nesil aşan bir prensibidir. Edeb sâdece bir nesil için değil; nesilden nesle aktarılan bir mîrâstır. Mü’min önce büyüğünü tanır; onu sayar; ona edebli davranır. Sonra kendisi büyük olduğunda, küçüklere de aynı edebi öğretir. Bu zincir kopmadan ümmetin mâneviyâtı yaşar.
Büyüğünü Tanımak — Birinci Adım
Büyüğünü tanımak birinci adımdır. «Büyük» burada hem yaşça büyük, hem ilimde büyük, hem mâneviyâtta büyük. Anne-baba, hocalar, âlimler, mürşidler — hepsi büyük. Mü’min bunları tanır; saygıyla yaklaşır. Tanımayan, hangi büyüğe nasıl davranacağını bilemez. Tanımak — birlikte oturmak, dinlemek, hâlini görmek.
Edebli Davranmak — İkinci Adım
Edebli davranmak ikinci adımdır. Büyüğünün karşısında oturuş tarzı, konuşma şekli, bakış edebi — hepsi önemli. Yüksek sesle konuşmamak; sözünü kesmemek; isimle değil ünvanla hitâb etmek; yanından kalkarken izin almak — bunlar klâsik edeb. Modern dönemde unutuldu; ama dervîş bunları yaşatmalıdır.
Aktarmak — Üçüncü Adım
Aktarmak üçüncü ve son adımdır. Mü’min kendi büyüklerinden edebi öğrenir; sonra kendi küçüklerine aktarır. Bu, bir zincirdir. Hz. Peygamber sahâbeye öğretti; sahâbe tâbiîne; tâbiîn ümmete. 1400 yıllık edeb zinciri böyle korundu. Modern müslüman bu zincire yeni bir halka eklemelidir.
Çocuk Eğitimi — Aktarımın Yeri
Çocuk eğitimi aktarımın asıl yeridir. Anne baba çocuğa edebi öğretir. «Büyüğüne saygı göster», «Sözünü dinle», «Önünden geçme», «Yüksek sesle konuşma» — bunlar çocuk eğitiminin parçaları. Bu eğitimi alan çocuk büyüdüğünde edebli bir mü’min olur. Almayan çocuk edebsiz büyür.
Modern Edebsizlik — Aktarımın Kopması
Modern dönemde edebsizlik yaygınlaştı; çünkü aktarım zinciri koptu. Anne-babalar çocuklara edeb öğretmedi; çocuklar büyüdüklerinde edebsiz oldular; ve kendi çocuklarına da edeb öğretmediler. Bu, kuşakların geçen zayıflamasıdır. Mü’min bu kopukluğu fark etmeli; ve kendi çocuklarına eski edebi öğretmelidir.
Mürşid-Mürîd Edebi — Modeli
Mürşid-mürîd edebi modeldir. Klasik tasavvufî dergâhta edeb en yüksek seviyededir. Mürîd mürşidin karşısında oturuş, konuşma, davranış — hepsi ölçülü. Bu edeb hem mürîdi terbiye eder, hem de etrafa yayılır. Mürîd dergâhta öğrendiği edebi evine, işine, sokağa götürür. Bu, edebin yayılmasıdır.
Niyâz — Edeb Zincirinin Halkası
Niyâz: «Yâ Rab, beni edeb zincirinin bir halkası eyle. Büyüklerimi tanımamı, onlara edebli davranmamı, o edebi sonraki nesillere aktarmamı nasîb et. Çocuklarıma edebi öğretmemi sağla. Modern edebsizlikten beni koru. Mürşid-mürîd edebini hayâtımın her alanına yayan bir mü’min yap.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi edeb taşıyıcısı mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Edeb, Büyük, Eğitim. → Tasavvuf Sözlüğü