Çarşamba, 14 Ekim 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
zikrullah ·

Senden gidene üzülme Allah sana daha iyisini daha yenisini verecek, Allah’ı zikretmeye devam et

Zümer ayet 52. Allah'ın rızkı genişletip daraltması bir imtihandır. O zaman senin rızkının daralması ve genişlemesi senin imtihanındır. Sen ona buna saldırma. Ona buna yüklenme. Rızkı genişleten de da...

Zümer 52: Rızkı genişleten de daraltan da Allâh’tır. Sohbette senden bir şey gittiğinde üzülmemek, Allâh’ın daha iyisini vereceği ve zikrullâhın ateşinde üzerindeki cürufların dökülüp gideceği anlatılıyor.


Zümer 52: Rızkın Genişlemesi ve Daralması İmtihandır

Zümer âyet 52: Allâh’ın rızkı genişletip daraltması bir imtihandır. O zaman senin rızkının daralması ve genişlemesi senin imtihanındır.

Sen ona buna saldırma, ona buna yüklenme. Rızkı genişleten de daraltan da Allâh. Sana parayı genişleten de daraltan da Allâh. Kapitalist sistem gibi düşünme.

Senin Darlığını Genişletecek Olan Allâh

Sen çalış, gayret et. Seni genişliğe ulaştıracak olan Allâh. Senin daraltını alacak olan Allâh. Sana lütfedecek, ikrâm edecek, ihsân edecek olan Allâh.

Senin derdine derman olacak olan Allâh. Senin darlığını genişletecek olan Allâh. Senin sıkıntıdan ortadan kaldıracak olan Allâh. Senin başındaki belâyı, musîbeti ortadan kaldıracak olan Allâh.

Sen Allâh’ı zikret, Allâh’la hemhâl ol. Sen merak etme; Allâh’a güven, Allâh’a dayan. Sen sen merak etme. Senden bir şey kopar giderse, Allâh daha iyisini, daha yenisini sana verecek.

Hazret-i Peygamber Evin Damına Çıktı

Hani peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin eşleri dünyâlık istediler Hazret-i Resulullah’tan sallallâhu aleyhi ve sellem’den. Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri onlarla tartışmadı, bir şey yapmadı; evinin damına çıktı.

Birinci gün, ikinci gün, üçüncü gün evinin damında yaşıyor. Hazret-i Ebûbekir efendimiz geldi, Hazret-i Âişe annemize: Hani siz Allâh Resûlü’ne bir şey mi dediniz? Hazret-i Ömer efendimiz geldi esmâ. Siz ne yaptınız Peygamber’e? Dama çıktı, damda yaşamaya başladı.

«Allâh Sana Daha İyisini Verecek»

Ve Cenâb-ı Hak üçüncü gün âyet-i kerîmesini indirdi: Ey habîbim, hepsini de boşa; Allâh sana daha iyisini, daha yenisini verecektir dedi.

Hattâ Hazret-i Âişe annemiz dedi ki: Allâh Muhammed’e çok cömert. Bu ayetten sonra bu âyet-i kerîme geldi. Herkes tuz buz oldu ortalıkta: Allâh sana daha iyisini, daha yenisini verecek dedi.

Senden Ne Gittiyse

Evet: Kadın, erkek — sen Allâh’ı zikret. Ve senden bir şey gittiyse — kadındır, çocuktur, maldır, paradır, puldur, dosttur, arkadaştır senden bir şey gitti. Vallâhi de billâhi de tillâhi de, Allâh sana daha iyisini, daha yenisini verecek.

Sen Allâh’ı zikretmeye devâm et. Sen Allâh’ı zikretmeye devâm et. Sen o zikrullâhı kendine tâc eyle; kendine mihmandar eyle; kendine yol eyle. Ve zikrullâhı kendi kalbine oturtturmak için uğraş. Gerçekten Cenâb-ı Hak ihyâ edecek seni.

Seni Terk Edenler Şaşırıp Kalacak

Herkes dağıldı derken Allâh seni toplayacak. Herkes yerle yeksân oldu derken Allâh seni diriltecek. Herkes tozu dumanı kalmayacak derken Allâh senden kocaman bir çınar ağacı yapacak.

Ve seni terk edenler ve sana sırtını dönenler, seni böyle dudağının ucuyla küçük görenler şaşırıp kalacaklar. Allâh seni çünkü mihmandar eylecek. Allâh seni azîz edecek.

Sen Allâh’ı zikret. Kim Allâh’ı zikrederse Allâh da onu zikreder.

Sana Yaraşmayanlar Dökülüp Gidecek

Sen zikretmeye devâm et ve senin üzerinde sana yaraşmayanlar dökülüp gidecek. Senin üzerinde sana sana lâyık olmayanlar senin üzerinden ve etrâfından dökülüp gidecek. Sen Allâh’ı zikretmeye devâm et.

Bakın: Bu ister eş olsun, ister çocuk olsun, ister mal olsun, ister araba olsun, ister para olsun, ne olursa olsun — sen Allâh’ı zikretmeye devâm et ve sen Allâh’a yaslan, Allâh’a dayan.

Yemin ediyorum: Ne kadar senin etrâfında ve sende cüruf var ise, o cüruflar seni terk edip gidecek. Dökülecekler senin üzerinden.

Ocaktaki Demir

Çünkü nasıl bir demiri sen bir ocakta kızdırırsan demirin üzerindeki cüruflar dökülür ise ben metal işlerini okudum: Demiri atarsın ocağa, körüğü de basarsın. Körüğü basınca demirin üzerindeki cüruflar dökülür. Böyle kırmızıdan sarıya dönen bir renk alır demir.

Ve öyle olunca ona istediğin şekli verirsin. Ona istediğin şekli verirken, altında örs, elinde çekiç. Üstâdın elinde hem çekiç vardır hem örs vardır.

Sen o ateşin içerisine girince mâneviyât sana şekil verir, yeni bir kimlik verir; ve üzerindeki cüruflar gider. Her imtihan senin üzerindeki cürufların dökülmesine sebep olur.

«Öf Bile Deme»

Sen öf bile deme. Sabret. Allâh’ı zikret ve mücâdelene devâm et. Sen.

İster senin kendi şahsi üzerinde olsun, isterse bulunduğun dergâhta, toplulukta olsun, nerede olursa olsun, isterse âilende olsun, ne kadar cüruf var ise etrâfında, onlar dökülüp gidecektir. Çünkü o ateşe dayanamayacaktır.

Takvâ Etrâfındakileri Bozacak

Birey olarak sen o zikrullâha devâm et; senin etrâfındaki veya sendeki cüruflar da dökülüp gidecektir.

Takvâ bozacaktır etrâfındakileri. Allâh sevgisi bozacaktır etrâfındakileri. Neden? Onlar çünkü Allâh’ı hakkıyla sevmiyorlar. Allâh’ı hakkıyla kulluk etmiyorlar. Sen takvâ sâhibi olunca dökülecektir etrâfındaki cüruflar.

Sen istenmeyen adam, istenmeyen kadın olabilirsin. Neden? Takvândan dolayı. Neden? Allâh’a olan yakınlığından dolayı.

Sen Zikir İstiyorsun, O Zurna İstiyor

Çünkü sen ibâdet düşünüyorsun, zikrullâh düşünüyorsun, sohbet düşünüyorsun, Allâh yolunda koşuşturmak düşünüyorsun. Öbürkü gezmek düşünüyor.

Öbürkü ne düşünüyor? O hevâ ve hevesini ilâh edinip — nefsi bir keman çalıyor, o kemanın önünde oynamak istiyor. Nefsi zurnaya geçiyor, o zurnanın önünde oynamak istiyor. Nefsi neyi istiyor? Saz, dembek, dümbek istiyor; o onun önünde oynamak istiyor.

Ama sen zikrullâh yapmak istiyorsun. O dökülüyor etrâfından.

«Bırak Giden Nereye Gidiyorsa Gitsin»

Üzülme, mahzun olma. Allâh senin. Bırak giden nereye gidiyorsa gitsin.

Hattâ ne diyorum ben? Biz iyice yayıeriz. Daha uzağa gitsin; bizden uzak olsun. Evet. Cüruf çünkü.


Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi sohbetleri | Seri: zikrullah

Ek kaynaklar:

  • Kur’ân-ı Kerîm, Zümer 39/52 — Diyanet meali: «Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.»
  • Kur’ân-ı Kerîm, Tahrîm 66/5 — Diyanet meali: «Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.» Sohbette Resûlullâh’ın dama çıkması hâdisesiyle anılır.