Sahâbeden Zikir Örnekleri — Cihâd ve Namaz Arasındaki Bağ
Mevlânâ Şiblî en-Na’mânî’nin «Son Peygamber Hz. Muhammed — Sîretü’n-Nebî» kitabında, namaz ve cihâd arasında açık bir benzerlik kurulmuştur. Nasıl namazda baş yukarı kaldırılırken «Allâhu Ekber» denilip, secdede «Sübhâne Rabbiye’l-A’lâ» okunur; aynen cihâd meydanında da «Allâhu Ekber» seslendirilir. Bu, namaz ile cihâdın aynı rûhtan beslendiğini gösterir. Sahâbenin hayâtında bu birlik nettir: Hem cephede zikrederlerdi; hem namazda cihâd rûhu taşırlardı.
Sahâbenin Zikri — Bilfiil Yaşanmış Tasavvuf
Sahâbe-i Kirâm zikri sâdece sözle değil; bilfiil yaşardı. Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk radıyallâhu anh, Hz. Ömer ibnü’l-Hattâb radıyallâhu anh, Hz. Osmân radıyallâhu anh, Hz. Alî radıyallâhu anh — hepsi sürekli Allâh’ı zikrederlerdi. Yolda yürürken, çalışırken, cephede savaşırken bile zikir kalblerindeydi. Bu, sahâbenin mâneviyâtının nereden geldiğini gösterir: Sürekli zikirden.
«Allâhu Ekber» — Namaz ve Cephe Aynı Söz
«Allâhu Ekber» nidâsı hem namazda hem cephede aynı sözdür. Namazda «iftitâh tekbîri» ile başlanır; her geçişte «intikâl tekbîri» okunur. Cephede ise hücûm anında «Allâhu Ekber» nidâsı yükselir. Bu birlik, müslüman ümmetin İslâm’a bakışını gösterir: Hayât tek bir teslîmiyetin tezâhürüdür. Namaz mîrâcdır; cihâd da meşrû bir mîrâc yoludur. Şehîd doğrudan cennete girer.
Tesbîh — Sahâbenin Sürekli Vird’i
Tesbîh — «Sübhânallâh» — sahâbenin sürekli vird’iydi. Namazda secdede «Sübhâne Rabbiye’l-A’lâ» okunur; bu tesbîhdir. Namaz dışında da sahâbe sürekli «Sübhânallâh, Elhamdülillâh, Allâhu Ekber, Lâ ilâhe illallâh» derdi. Bu dört kelime, dört büyük zikir kelimesidir. Hz. Peygamber buyurmuştur: «Bunlar dünyâda yapacağın en hayırlı işlerdir.» Sahâbe bu nasîhati can kulağıyla dinleyip uygulamıştır.
Cihâd Meydanında Zikir — Cesâretin Kaynağı
Cihâd meydanında zikir, sahâbenin cesâretinin kaynağıydı. Düşman karşısında «Allâhu Ekber» seslendirir; tekbîrle hücûm ederlerdi. Bu nidâ, hem kendi kalplerini güçlendirir; hem düşmanın kalbine korku salardı. Hz. Hâlid ibnü’l-Velîd radıyallâhu anh’ın orduları sürekli zikrederek savaşırdı. Yermuk savaşında, Kâdisiyye’de, Nihâvend’de — hep tekbîr seslendi. Zikir, cesâretin kaynağıydı.
Sîretü’n-Nebî — Şiblî en-Na’mânî’nin Eseri
Mevlânâ Şiblî en-Na’mânî’nin Sîretü’n-Nebî’si modern dönemin en önemli siyer kitaplarından biridir. Hindistanlı âlim Şiblî, Urduca yazdığı bu eserde Hz. Peygamber’in hayâtını derinlemesine incelemiştir. Namaz, cihâd, zikir konularındaki tahlîlleri orijinaldir. Hz. Süleymân en-Nedvî’nin tamamladığı bu eser, ümmetin sîret literatürüne büyük katkı yapmıştır.
Niyâz — Sahâbenin İzinde
Niyâz: «Yâ Rab, beni sahâbenin izinde yürüyenlerden eyle. Onların zikrini, namazını, cihâdını rehber edinmemi nasîb et. Tesbîhi sürekli dilimden düşürmemeyi nasîb et. Hayâtın her ânında Sana yönelmemi sağla. Beni mîrâc-ı namaz yaşayan, cihâd rûhu taşıyan, sürekli zikreden kullarından eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi Ashâb-ı Kirâm’ın yolunda yürüyen kullarından eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Tesbîh, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü