Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Aşk ·

Zatî aşk tevhidin zirvesidir 4.2.23

Cenab-ı. Hakk'ın muradı. Adem'i yaratmaktaki muradı kendi zatı sevilsin diyedir ve kendi. Cenâb-ı. Hak kendi zatıyla. Zahir olarak eşyayı yarattı bütün mükerrenatı yarattı ve mükavanatı yaratınca müka...

Zâtî Aşk Tevhîdin Zirvesidir

Cenâb-ı Hakk’ın murâdı — Âdem’i yaratmaktaki murâdı — kendi zâtının sevilmesidir. Cenâb-ı Hak kendi zâtıyla zâhir olarak eşyâyı yarattı; bütün mükevvenâtı yarattı. Mükevvenâtı yaratınca, mükevvenâttaki herhangi bir şeye muhabbet eden bir kimse, aslında Allâh’ın sıfatına muhabbet etti. Allâh’ın sıfatına muhabbet edince, muhabbet sevme direk Allâh’ın zâtına atfolundu. Ama eğer ki bir mürîd bu hakîkate ulaşmamış ise, o zamân yaratılıştaki hikmeti anlayamadı.

Yaratılışın Hikmeti — Sevilmek

Cenâb-ı Hak Âdem’i, ve bütün mahlûkâtı yaratmaktaki murâdı, kendi zâtının sevilmesidir. «Ben gizli bir hazîneydim; bilinmek istedim; bu yüzden mahlûkâtı yarattım» hadîsi bunu açıklar. Bilinmek istemek, sevilmek istemek demektir. Çünkü tanımak sevmenin önkoşuludur; tanımayan sevemez. Allâh kendisini tanıttı, tâ ki sevilebilsin. Bu, yaratılışın asıl gâyesidir.

Mükevvenâttaki Sevgi — Zâtî Sevgiye Atfolur

Kâinâttaki bütün sevgiler, aslında Allâh’a yönelir; bilseler de bilmeseler de. Çünkü her sevilecek şey, Allâh’ın bir sıfatının tezâhürüdür. Anne sevgisi — er-Rahmân sıfatının tezâhürü. Cömertlik sevgisi — el-Kerîm sıfatının tezâhürü. İlim sevgisi — el-Alîm sıfatının tezâhürü. Mü’min bunu bilirse, sıfata olan muhabbeti zâta yönelir. Zâta olan muhabbet ise tevhîdin zirvesidir.

Tevhîd — Birlemek

Tevhîd — Allâh’ı birlemek. Tevhîdin mertebeleri vardır: Tevhîd-i ulûhiyyet — Allâh’ın ulûhiyyetinde birlemek. Tevhîd-i rubûbiyyet — Allâh’ın rubûbiyyetinde birlemek. Tevhîd-i esmâ ve sıfât — Allâh’ı isimleri ve sıfatlarıyla birlemek. Tevhîd-i ef’âl — fiillerde Allâh’ı birlemek. Tevhîd-i zât — zâtta Allâh’ı birlemek. Bu son mertebe, tevhîdin zirvesidir; ve zâtî aşkla bu mertebeye ulaşılır.

Sıfatî Aşktan Zâtî Aşka — Mürîdin Yolculuğu

Mürîd önce sıfatî aşk yaşar: Allâh’ı sıfatlarıyla sever. Sonra zâtî aşka geçer: Allâh’ı zâtı için sever. Bu geçiş zordur; çünkü zihnin kavradığı sıfatlardan, kavrayamadığı zâta yönelmek gerekir. Bu yönelme, akılla değil aşkla olur. Mürşid bu yönelmeyi sağlar; sohbetle, zikirle, hizmetle mürîdini zâtî aşka götürür. Allâh muhâfaza eylesin; bizi tevhîdin zirvesi olan zâtî aşka ulaştırsın.

Mahlûkâttaki Cazibe — Allâh’ın Cazibesidir

Mahlûkâttaki cazibe, aslında Allâh’ın cazibesidir. Güzel bir çiçeği seviyorsan, aslında Allâh’ın «el-Cemîl» (Güzel) sıfatını seviyorsun. Akıllı bir insânı seviyorsan, Allâh’ın «el-Alîm» sıfatını seviyorsun. Bütün maddî sevgiler, mânevî sevginin yansımalarıdır. Bu yansımayı kabûl edip aslına yönelirsen, zâtî aşka ulaşırsın. Yansımalarda takılıp kalırsan, sıfatî aşkta kalırsın.

Vahdet-i Vücûd — Zâtî Aşkın Felsefî Tezâhürü

Vahdet-i vücûd, zâtî aşkın felsefî tezâhürüdür. İbn Arabî bu kavramı sistemleştirdi: «Her şey Allâh’ın bir tezâhürüdür; her şeyde Allâh vardır.» Bu söz, panteizm gibi anlaşılabilir; ama doğru anlaşıldığında tevhîdin zirvesidir. Çünkü her şeyde Allâh’ın bir sıfatının tezâhürü olduğu için, her şey aslına dönerken Allâh’a yönelir. Zâtî âşık, bu hakîkati yaşar; her şeyde Allâh’ı görür. Allâh muhâfaza eylesin; bizi bu hakîkatin ehl-i şuhûdundan eylesin.

Mürîdin Yaratılış Hikmetini Anlamaması

Eğer ki bir mürîd bu hakîkate ulaşmamışsa, yaratılıştaki hikmeti anlayamaz. Yaratılışın hikmeti nedir? Allâh’ın sevilmesidir. Bunu anlamayan mürîd, sırf ibâdet için ibâdet yapar; aşk olmaz işinde. Aşk olmadan ibâdet, donuktur; rûhu yoktur. Mürşid mürîdi bu donukluğun ötesine taşır; aşkın canlılığına götürür. Bu yolculuk, mürîdin sülûkunun temelidir. Allâh muhâfaza eylesin; bizi yaratılışın hikmetini anlayan dervîşlerden eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Zâtî Aşk, Tevhîd, Vahdet-i Vücûd. → Tasavvuf Sözlüğü