Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Namaz ·

Onlar namaza kalktıklarında tembel tembel kalkar insanalar gösteriş yapar ve All

Nisa 142 münafıklar. Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki. Allah onları aldatır onlar namaza kalktıkları vakit tembel. Kalkarlar insanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az zikrederler. Demek ki müna...


Onlar Namaza Kalktıklarında Tembel Kalkar — İnsânlara Gösteriş Yaparlar (Nisâ 142)

Nisâ Sûresi 142. âyette buyurulmuştur: «Münâfıklar Allâh’ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allâh onları aldatandır. Onlar namaza kalktıkları zamân tembel kalkarlar; insânlara gösteriş yaparlar; Allâh’ı pek az zikrederler.» Demek ki münâfıklar Allâh’ı aldatmaya çalışıyorlar. Halbuki Allâh aldatılamaz; ve sonunda onları kendi tuzaklarına düşürür.

Münâfık — İçinden Başka, Dışından Başka

Münâfık — içinden başka, dışından başka olan. Kendi iç hâliyle dış görünüşü uyumsuz olan. Müslüman gibi görünür; ama içinde iman yoktur. Namaz kılar gibi yapar; ama gönülden değildir. Bu hâl, müslüman topluluğa tehlikeli bir saldırıdır. Çünkü münâfık içerden tahrîb eder; dıştan saldıran düşmandan daha zararlıdır.

Tembel Namaz — Münâfık Alâmeti

Münâfığın en belirgin alâmeti namaza tembel kalkmaktır. Mü’min namaz vaktini sevinçle bekler; namaza kalktığında ferah hisseder. Münâfık ise namaza isteksizdir; «keşke kılmasam» der; vaktinde kılmaz; eksik kılar; çabuk bitirir. Bu tembellik, içindeki îmânsızlığın dış belirtisidir. Gerçek mü’min, namazını sevinçle kılar; tembelliği görünmez.

Gösteriş — Riyânın Tezâhürü

Münâfık insânlara gösteriş yapar. Yalnız olduğunda namaz kılmaz; cemaatte iyi namaz kılar gibi yapar. Bu, riyânın tipik bir tezâhürüdür. Riyâ — sırf insânlar görsün diye ibâdet etmek. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: «En çok korktuğum şey küçük şirk riyâdır.» Çünkü riyâ ibâdetin sevâbını yok eder; ve mü’mini münâfıklığa götürür.

Allâh’ı Az Zikretmek — Kalbin Soğukluğu

Münâfık Allâh’ı pek az zikreder. Çünkü kalbi soğuktur; Allâh sevgisi yoktur. Gerçek mü’min günde defalarca Allâh’ı anar: Sabah duâlarında, akşam duâlarında, namaz sırasında, iş arasında. Allâh hep dilindedir, hep kalbindedir. Münâfık ise sâdece gerektiğinde, sâdece görünüşte Allâh’ı anar. Bu fark, içeride îmânın varlığı veya yokluğunu gösterir.

Allâh’ı Aldatmak — İmkânsız

Münâfık Allâh’ı aldatmaya çalışır. «Müslüman gözükeyim, hem dünyâda saygı kazanayım, hem âhirette Cennet’i alayım» diye düşünür. Halbuki Allâh aldatılamaz. O kalplerin sâhibidir; içeri-dışıyı bilir. Münâfığın oyunlarına dayanmaz. Hattâ Kur’ân’da buyurulmuştur: «Allâh münâfıkları aldatandır.» Yâ’nî onlar Allâh’ı aldatmaya çalışırlar; ama aldatılan kendileridir. Allâh muhâfaza eylesin; bizi münâfıklıktan koru ve uzak tutsun.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Münâfık, Riyâ, Namaz. → Tasavvuf Sözlüğü