Namaz Dînde Yıkılacak Son Kale — Namazı Yıkılan Dînini Kaybetmiştir
Bir kısım müslüman olduğunu söyleyen kimseler namazı önemsizleştirme, namazı kıymetsizleştirme noktasındadırlar. Bunların içerisinde birtakım kendilerini «sûfî», «dervîş» veya «tasavvuf topluluğu» adları altında nitelendirenler de vardır. Hâlbuki namaz dînin direği; ve dîn savaşında yıkılacak son kaledir. Bir kimsenin namazı yıkılırsa, dîni de yıkılır.
Namazı Önemsizleştirme — Modern Sapma
Modern çağda namazı önemsizleştiren eğilimler yaygınlaşmıştır. Bâzıları «namaz şekildir, asıl olan kalp temizliğidir» derler. Bâzıları «modern hayâtta günde 5 vakit namaz mümkün değil» derler. Bâzıları «namaz bireysel ibâdettir, zorunlu değildir» derler. Bütün bunlar yanlıştır. Namaz Kur’ân’da apaçık emrolunmuştur; ve müslüman olmanın temel şartıdır.
Sahte Sûfîler — Tasavvufu Bahâne Eden
Sahte sûfîler tasavvufu bahâne ederek namazı küçümseyebilirler. «Biz sûfîyiz, kalbimiz Allâh’la; namaza muhtaç değiliz» derler. Bu çok büyük bir sapmadır. Gerçek sûfîler — Mevlânâ, Yûnus Emre, Abdülkâdir Geylânî — hepsi namazı titizlikle kılarlardı. Onların kalbî mâneviyâtı namazlarını canlandırırdı; ama hiçbir zamân namazı bırakmazlardı. Namazı bırakan sûfîlik iddiâ edenler sahtekârdır.
Son Kale — Dînin Direği
Namaz, dînde yıkılacak son kaledir. Yâ’nî kale savaşında en son düşen kaledir. Diğer ibâdetler yıkılabilir; mü’min onları telâfî edebilir. Ama namaz yıkıldığında dîn de yıkılmıştır. Çünkü namaz dînin direğidir. Direksiz çadır yıkılır; namazsız mü’minliğin temeli çöker.
Tasavvuf — Şerîate Sıkı Bağlı
Gerçek tasavvuf, şerîate sıkı sıkıya bağlıdır. Şerîat olmadan tasavvuf olmaz; tasavvuf olmadan şerîat tamamlanmaz. Bu ikisi birbirini tamamlar. Sıradan müslüman şerîatla namaz kılar; sûfî mü’min şerîatla namaz kılar ve içinde aşk hisseder. Aynı namaz; ama birinde donuk, ötekinde canlı. Sûfîlik şerîatın canlandırılmasıdır; reddedilmesi değildir.
Mü’minin Vazîfesi — Namazı Korumak
Mü’minin vazîfesi namazı korumaktır. Kendi namazını koru; çocuğunun namazını koru; akrabalarının namazını koru. Toplumda namazı korumaya çalış. Câmiye gidenlere destek ol; namaz kılanları teşvik et. Bu, mü’minin sosyâl vazîfesidir. Namaz olmadan ümmet dağılır; namaz ile ümmet birleşir. Allâh muhâfaza eylesin; bizi namazı korumaya gayret eden mü’minlerden eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Namaz, Tasavvuf, Şerîat. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nisa 4/59; ihtilafları Allah ve Resulüne götürme ilkesi.
- Buhari, Ahkam, hüküm ve yargı adabı rivayetleri.
- Müslim, Akdiye, hüküm verme ve delil rivayetleri.
- Merğinani, el-Hidaye, Hanefi fıkhının ilgili bahisleri.
- İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Hanefi fıkhının ilgili hükümleri.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal, ibadet ve muamelat bölümleri.