Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İlim ·

Maneviyatta da koku vardır eğer o kimsenin kalbi çalışıyorsa onun aklı kokudan h

eğer o kimsenin kalbi çalışıyorsa kalbi çalışıyorsa onun aklı kokudan hükmeder burnu çalışıyorsa burnu çalışıyorsa o kokudan hükmeder Hani Hazreti Pir daha önceki mesnevinin bir beyti vardı ya burnun ...


Mâneviyatta Koku — Kalbin Hassasiyeti

Kalp çalışıyorsa koku alır; burun çalışıyorsa koku alır. Hz. Mevlânâ der ki: ‘Burnun niçin koku almaz biliyor musun? Çünkü hevâ ve hevese uymüş bir nefis taşıyorsun.’ Mânevî körleşme, burnun koku alma kâbiliyetini de köreltir. Burun da bir göz gibidir; kendine ait bir aklı, bir hafızası vardır.

Koku alma hassasiyeti eğitime bağlıdır: daha önce aldığın çayın kokusu zihne yerleşir, benzer çayda o kokuyu ararsın. Eğer aldığın koku mevcut değilse, o çay ‘kokmuyor’ denir — ama aslında çayın kokusu vardır; senin hıfzedeceğin koku orada değildir. Bu, mânevî hassasiyetin nasıl işlediğinin tam modelidir.

Dede’nin Farklı Kaplardan Su Hikâyesi

Hassas koklama melekesine dair somut bir örnek: Bir dede her zaman ‘küçüğün büyüğünden su kat’ der — üç farklı kaptan oluşan su sistemi. Hangi kaptan katılırsa katılsın farkı hissederdi. Her suyun kendine özgü kokusu vardır; aynı çeşmeden doldurulsa bile iki farklı bardağın suyu farklı kokar. Bu hassasiyet, mânevî koku alma için de geçerlidir.

Mânevî Kokuların Farklılığı

Mürşid-i kâmilin kokusu ayrıdır. Altı esmânın kokusu ayrı, beşin ayrı, dördün ayrıdır. Günah kebirinin içinde dolaşan kimsenin kokusu ayrıdır; faiz yiyenin kokusu, bakışları, siması ayrıdır. Her şey ayrıdır. ‘Yemen tarafından Rahmân’ın kokusu gelir’ hadîsindeki gibi, mânevî koku her daim eser. Zikrullâhın kokusu, seher vaktinin kokusu, bir esmâya âşinâ olan kimsenin o esmânın kokusu — bunların hepsi gerçektir.

Hz. Yakup ve Hz. Yusuf — Koku ile İman

Hz. Yusuf aleyhisselâm’ın kardeşleri onu kuyuya atıp gömleğini kana buladılar. Hz. Yakup gömleği kokladı; inanmadı. Çünkü Yusuf’un kokusu o gömleğin kokusundan farklıydı. ‘Bu şeytanın bir oyunudur’ dedi. Yusuf’un gerçek kokusu Yakup’un gönlüne yerleşmişti; onu unutmadı, kilometrelerce uzaktan bile hissediyordu.

Gözleri körleştiği hâlde Yusuf’un sağlığından emindi. Diğer oğulları ‘bu iyice aklını yitirdi’ derken Yakup ‘Yusuf’un kokusunu alıyorum’ diye inliyordu. Nihâyet Yusuf Mısır’dan gömleğini gönderdi. Kardeşler yola çıkınca Yakup ‘Yusuf’un kokusunu alıyorum’ dedi. Gömlek geldi, yüzüne gözüne sürdü — gözlerindeki perde kalktı ve gözü açıldı. Muhabbet ve koku birbirinden ayrılmaz.


Kaynaklar

Hadîs: ‘Yemen tarafından Rahmân’ın kokusu gelir’ — Buhârî, Fedâilü’l-Medîne 8; Taberânî

Âyet: Hz. Yakup’un Yusuf’un kokusunu alması — Yûsuf 12/94-96

Kaynak: Hz. Mevlânâ: ‘Burnun niçin koku almaz?’ — Mesnevî, ilgili beyit


Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin Dergâh Sohbeti kaydından yazıya aktarılmış ve tez formatında düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=X6ijgrWj9zc

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Muhabbet, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı