Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nefis ve heva ·

Kendi nefsini kusurlu görmüyorsan şeytan senin kalbine oturmuş 27.01.24

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri kendi ayıbı insanların ayıbını görmekten alıkoyan kimseye. Müjdeler olsun bir başkasının ayıbını görünceye kadar kendi ayıbının kusurunu gören bir kim...


Kendi Nefsini Kusurlu Görmüyorsan Şeytan Kalbine Oturmuştur

Kendi nefsini kusurlu görmüyorsan, şeytan senin kalbine oturmuştur. Bu, çok keskin bir tasavvuf öğretişidir. Çünkü gerçek mü’min sürekli kendi nefsinde kusur görür; sürekli tövbe eder; sürekli düzelmeye çalışır. Kendini kusursuz gören kişi ya peygamberdir (ki o da hatalarına tövbe ederdi) ya da şeytanın gönlüne yerleştiği kişidir. Şeytan kalbe oturduğunda, gözleri kapatır; mü’min kendi hatalarını göremez olur. Bu durum tehlikelidir; ve fark edilmesi gerek.

Şeytanın Kalbe Oturması — Görmezlik Verme

Şeytanın kalbe oturması, görmezlik vermektir. Şeytan mü’minin gözünü perdeler; ona kendi hatalarını göstermez. Mü’min «ben iyiyim, sorun başkalarındadır» düşüncesine kapılır. Bu hâl, şeytanın en sevdiği hâldir. Çünkü görmezlik veren kimseyi düzeltmek mümkün değildir; hatasını görmedikçe düzeltemez. Şeytan böylelikle mü’mini kendi sırasına bağlamış olur.

Gerçek Mü’min — Sürekli Kusur Görür

Gerçek mü’min sürekli kendi kusurlarını görür. Çünkü mâneviyâtı ilerledikçe Allâh’ın büyüklüğü kalbine yerleşir; ve kendi küçüklüğünü daha çok fark eder. Bu paradoks önemlidir: Mâneviyâttan ne kadar uzaklaşırsa, kendini o kadar büyük görür; mâneviyâta ne kadar yaklaşırsa, kendini o kadar küçük görür. Bu yüzden eveliyâ sürekli «ben hiçbir şeyim» derler.

Hz. Peygamber’in Tövbesi — En Yüksek Mertebede Bile

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem en yüksek mertebedeydi; günâhı yoktu. Ama yine de günde 70-100 kez istiğfâr ederdi. Çünkü Allâh’ın azametine göre kendini her zaman eksik görürdü. Bu örnek, mü’mine bir derstir: Eğer Hz. Peygamber bile sürekli istiğfâr ederdi, biz hayli hayli edelim. Hiçbir mü’min «ben tamamım» diyemez.

«Kusursuz İnsan» — Şeytanın Mottosu

«Kusursuz insan» düşüncesi, şeytanın bir mottosudur. Şeytan mü’mine «sen iyi bir kişisin, hatan yok» diye fısıldar. Bu fısıltıyı dinleyen mü’min kibirlenir; ve tövbeyi bırakır. Halbuki gerçekte hataları vardır; ama görmüyordur. Şeytan amacına ulaşmıştır: Mü’mini gerilemeye sürüklemiş; tövbe kanalını kapatmıştır.

Nefs Muhâsebesi — Şeytanı Kovan

Nefs muhâsebesi, şeytanı kalpten kovan en güçlü yöntemdir. Mü’min her gece günlük muhâsebe yapmalı: «Bugün ne hata yaptım? Kimi kırdım? Hangi günâhı işledim? Ne ihmâl ettim?» Bu sorular acımasızca sorulmalıdır. Bu sorgulama şeytanın perdesini delip geçer; ve mü’min kendi gerçek hâlini görür.

Mürşid Aynası — Hatayı Gösterir

Mürşid bir ayna gibidir; mürîdin gerçek hâlini gösterir. Mürîd kendi başına hatalarını göremeyebilir; ama mürşid görür. «Sen şu konuda hatalısın; bunu düzelt» diye söyler. Bu uyarılar şeytanın perdesini deler. Mü’min mürşidini sevdiği için bu sözlerini dinler; ve düzelir. Mürşid olmadan kendi başına kalan mü’min, şeytanın perdesi altında kalabilir.

İstiğfâr — Sürekli Yapılan

İstiğfâr — Allâh’tan mağfiret istemek — sürekli yapılmalıdır. «Ben günâhsızım» dediği an mü’min hatalı düşer. Hayır, sürekli «estağfirullâh» çekmeli. Bu, alçakgönüllülüğün ifadesidir; ve mü’mini şeytanın tuzaklarından korur. Tasavvufta «istiğfâr» bir günlük zikir olarak verilir; en az yüz kez çekilir.

Niyâz — Kusurlarını Görmek İçin

Niyâz: «Yâ Rab, beni kendi kusurlarını gören bir mü’min eyle. Şeytanın kalbime oturup gözlerimi perdelemesinden koru. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem gibi sürekli istiğfâr eden bir kul eyle. Nefs muhâsebesi yapmamı, mürşidin uyarılarını kabûl etmemi nasîb et. Beni «ben kusursuzum» dememekten koru.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi kendi kusurlarını gören, tövbe eden kullardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Şeytan, Nefs Muhâsebesi, İstiğfâr. → Tasavvuf Sözlüğü