Herkes Kendi Nefsine Göre Bir Şey Arıyor — Nasîhatlardan Uzak
Herkes kendi nefsine göre bir şeyler arıyor; nasîhatlardan uzak duruyor. Bu, modern müslümanın tipik tutumudur. Câmiye geliyor; ama nasîhat dinlemek istemiyor. Kitap okuyor; ama uygulamıyor. Mürşid yanına gidiyor; ama emirlerini reddediyor. Çünkü herkes kendi nefsine uygun bir şey arıyor. Nasîhat genelde nefsin istediği değildir; bu yüzden reddediliyor. Mü’min farkına varmalı; nasîhatlere açık olmalıdır.
Nefsin Aradığı — Rahatlık ve Onay
Nefsin aradığı şey rahatlık ve onaydır. Mü’min sohbete giderken «ben iyiyim» onayı arar. Hocadan «sen güzel bir mü’minsin» duymak ister. Ama gerçek nasîhat «sen şu konularda eksiksin, düzeltmelisin» şeklindedir. Bu, nefsi rahatsız eder. Mü’min nasîhati dinlemek istemez; çünkü kendisi için zorlayıcı.
Sahte Hocalar — Onay Verenler
Modern dönemde sahte hocalar yaygındır. Halka onay verenler; «sizin yaptığınız doğru, eskiler aşırıdaydı» diyenler. Bu hocalar popüler olur; çünkü insanlara rahatlık veriyorlar. Halbuki gerçek hoca uyarır; «sen şu konuda hatalısın» der. Bu hocalar pek sevilmez. Mü’min sahte hocalardan kaçınmalı; gerçek hocalara yönelmelidir.
Nasîhati Reddetmek — Kibrin Alâmeti
Nasîhati reddetmek, kibrin alâmetidir. «Ben hiç hata yapmıyorum, bana niye nasîhat ediyorsun?» düşüncesi kibirdir. Hz. Ömer ibnü’l-Hattâb radıyallâhu anh halîfeyken bile nasîhat almayı severdi. «Bana hatalarımı söyleyene Allâh rahmet eylesin» derdi. Bu, gerçek mü’minin tutumudur. Nasîhat alacak kadar tevâzu önemlidir.
Doğru Nasîhati Tanımak — Şartlar
Doğru nasîhati tanımak için şartlar vardır: 1) Nasîhat eden sâlih bir kişi olmalı. 2) Nasîhat Kur’ân ve sünnete uygun olmalı. 3) Nasîhat sevgi ile yapılmalı. 4) Nasîhat eden kendisi de uygulamalı. Bu şartları taşıyan nasîhat doğrudur; mü’min dinlemeli. Şartları taşımayan nasîhat — bilhassa modern reformistlerin sahte yorumları — reddedilmelidir.
Kalbi Açmak — Nasîhat Almak İçin
Kalbi açmak nasîhat almak için gereklidir. Kalbi kapalı olan mü’min, ne kadar doğru nasîhat duysa da etki almaz. Kalp tövbe ile, zikir ile, sâlih sohbet ile yumuşatılır. Yumuşamış kalp nasîhatleri kabûl eder; ve değişir. Sert kalp ise hiçbir nasîhati almaz; ve yıllar boyu aynı kalır.
Niyâz — Nasîhat Alabilen Bir Kul İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni nasîhat alabilen bir mü’min eyle. Kendi nefsime göre bir şey aramaktan beni koru. Hz. Ömer gibi nasîhati seven, kabûl eden bir kul olmamı nasîb et. Sahte hocalardan koru; gerçek mürşid bul. Kalbimi yumuşat; nasîhatler içime işlesin. Beni nasîhat ile düzelen bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi nasîhat alabilen kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Nasîhat, Kibir, Tevâzu. → Tasavvuf Sözlüğü