Niceleri vardır ki zahirde karanlık gibi görünür; kıyafetleri hırpane, işleri göz doldurmaz. Ama batında nurlu gönüllülerdendir; Cenab-ı Hakk’a nazı niyazı geçen kullardandır. Öte yandan bazı insanların dışı diridir, içi ölüdür — ölmeden önce ölme sırrına erenlerdendir. Ondan heva heves, nefsin vesvesesi, dünya sevgisi uzaklaşmıştır.
Görünüşe Aldanma: Dışı Hırpani, İçi Sultan Olanlar Hakkında
İçi nurlu olan kimseye mümin gönüller muhabbet besler; yolda onu görünce içleri akar, “ne mübarek insan” der. Kafirler ve münafıklar ise o kimseyi çirkin bulur, nefret ederler. Kiminin dışı süslüdür içi kirlidir; kiminin dışında süs yoktur ama içi parlaktır.
Bir veliullah’tan rivayete gelir: Kalabalık bir cenaze alayı geçiyordu; o zat hiç itibar etmedi. Ardından dört kişinin omuzladığı kimsesiz bir tabutu görünce hemen kalktı, o tabutun arkasına düştü, mezara kadar gidip gömdü. Onu tanıyanlar şaşırdı. Dedi ki: “Nice sultan görünenler vardı, bir hiç olup göçüp gittiler. Nice hiç görünenler vardı, sultan olarak göçüp gittiler.” Demek ki dışından kimseye bakma; içi sultan olanlar çoğu zaman dışı hırpane görünür.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Muhabbet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı