Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Aşk ·

Aşk avcısı Hazreti ALLAHTIR.

Bu aşk. Avcısı. Hz. Allah'tır. DLC la. Allah. Allah en iyimi ilahisinde aşıkların ayırmıştır de. Tabiri caizse değil mi ilahisinde onları anlamıştır bu burası akıldan fikirden. Her. Şeyden. Uzak yazın...


Aşk Avcısı — Hazret-i Allâh’tır

İlâhî aşkta avcı kulu değil; Allâh Teâlâ’dır. Âşıkları ayıran, seçen, ve onlara ok atan Cenâb-ı Hakk’ın kendisidir. Bu mertebede akıl ve fikrin sınırları aşılır; bu hakîkat levh-i mahfûza sığmaz — ilm-i ilâhî ile ilgilidir. Bu hakîkat sıradan insânın aklının kavrayabileceği bir hakîkat değildir; sâdece âşıklar tadabilir.

Allâh — Aşk Avcısı

İlâhî aşkta gerçek avcı Allâh’tır. Sıradan görünüşte kul Allâh’ı arar gibi olur; ama hakîkatte Allâh kulunu arar. Hadîs-i kudsîde buyurulmuştur: «Bana yürüyerek gelen kuluma, ben koşarak gelirim.» Bu, Allâh’ın inisyatifi olduğunun delîlidir. Kul yürür; Allâh koşar. Hareket Allâh’tandır; çabaya değil, ilâhî inâyete bağlıdır.

Âşıkları Seçen — Allâh

Âşıkları ayıran, seçen Allâh’tır. Allâh kullarından bâzılarını seçer; onları kendisine âşık eder. Bu seçim, ilâhî bir bilgiyle olur; kulun amellerine bağlı değildir. Kimisi yıllarca ibâdet eder, âşık olamaz; kimisi yeni başlar, hemen âşık olur. Bu fark, Allâh’ın seçimidir. Allâh kimi sevmek isterse, ona aşkını verir. Buna ne kimsenin gücü yeter, ne de hakkı.

Allâh’ın Oku — Mânevî Çağrı

«Allâh ok atar» mecâzında, ok mânevî bir çağrıdır. Bu çağrı, kalbe bir ilhâm olarak gelir; bir hadîs olarak gelir; bir mürşidle karşılaşma olarak gelir; bir sıkıntı olarak gelir. Allâh bu vasıtalarla kullarına ok atar. Atılan oku alan, âşık olur. Almazsa, sıradan kalır. Bu yüzden mü’min, Allâh’ın oklarına açık olmalı; sezgilerini, ilhâmlarını dinlemeli.

Aklın Sınırı — Aşılır

İlâhî aşk mertebesinde akıl ve fikrin sınırları aşılır. Akıl mantıkla çalışır: «Eğer x, o zamân y.» Aşk mantığı aşar: «x olsa da olmasa da y.» Bu aşmak, aklın eksikliği değildir; aksine aşkın yüceliğidir. Akıl yararlıdır, ama sınırlıdır. Aşk sınırsızdır; ve insânı sonsuza götürür. Bu yüzden büyük velîler hep akıl-üstü hâller yaşamışlardır.

Levh-i Mahfûza Sığmaz — İlm-i İlâhî

Bu hakîkat levh-i mahfûza sığmaz; ilm-i ilâhî ile ilgilidir. Levh-i mahfûz — Allâh’ın yazılı hükümlerinin bulunduğu mânevî defter. Ama ilâhî aşk bunun da ötesindedir; ilm-i ilâhîye âittir. İlm-i ilâhî, Allâh’ın ezelî bilgisidir; hiçbir mahlûkun ulaşamayacağı bir alandır. Aşkın temeli buradadır; ve bu yüzden aşk insân aklıyla tam kavranamaz.

Avın Hâli — Kul Allâh’ın Avı

Allâh’ın avı olmak, en yüksek mertebedir. Çünkü Allâh’a yakalandın demektir; O’nun mülkü oldun demektir. Sıradan mü’min Allâh’a doğru gider; âşık ise Allâh tarafından yakalanmış kişidir. Bu yakalanma bir mahkûmiyet değil; bir lutuftur. Yakalanan, sonsuza kadar Allâh’ın yanında kalır. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de kendi avından eylesin; aşk okuyla yaralananlardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, İlm-i İlâhî, Levh-i Mahfûz. → Tasavvuf Sözlüğü