Dünyâ Hırsı İnsanları Götürmesin Diye Velîler Her Dem Îkâz Eder
Dünyâ hırsı ve sevgisi insanları iyice alıp götürmesin diye velîler, mürşidler her dem îkâz eder. Bu, velîlerin bir vazîfesidir. Çünkü dünyâ tatlıdır; ve insanı sürekli kendine çeker. Mü’min farkına varmadan dünyâya kapılır; âhireti unutur. Velî bu kapılışı görür; ve îkâz eder. «Ey mü’min, dünyâya kapılma; âhireti unutma» der.
Dünyâ Hırsı — Sürekli Tehdit
Dünyâ hırsı sürekli bir tehdittir. Mü’min ne kadar mâneviyât kazansa, dünyâ hırsı yine yaklaşır. Çünkü dünyâ önümüzdedir; gözümüzün önünde maaşlar, evler, arabalar, makâmlar. Bunlar sürekli «beni iste» der. Mü’min farkına varmadan istemeye başlar. Bu istek hırsa dönüşür; ve mü’mini götürür.
Velîlerin Vazîfesi — Hatırlatmak
Velîlerin vazîfesi hatırlatmaktır. Mü’min unutur; velî hatırlatır. «Dünyâ geçicidir»; «âhiret kalıcıdır»; «mal sahipte değil sebepledir»; «mevki Allâh’tandır» — velî bu hakîkatleri sürekli tekrar eder. Bu tekrar olmadan mü’min unutur; ve hırsa kapılır. Velînin sohbetleri bu sürekli hatırlatmadır.
«Her Dem» — Sürekli Îkâz
«Her dem îkâz» — sürekli îkâzdır. Velî bir kere îkâz edip durmaz; sürekli îkâz eder. Çünkü dünyâ sürekli çeker; velînin îkâzı da sürekli olmalı. Mü’min haftada bir sohbete gelmeli; her gün vird çekmeli; her vakit namaza durmaktan vazgeçmemeli. Bu süreklilik dünyâ hırsına karşı kalkandır.
Hz. Peygamber’in Îkâzı — Sahâbeye
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem sahâbeyi sürekli îkâz ederdi: «Dünyâ benim yanımda bir devenin geçtiği gölge kadar değildir» buyururdu. «Ben yokken sizden korktuğum şey dünyânın size açılmasıdır» derdi. Bu îkâzlar sahâbeyi dünyâ tutkusundan korudu. Ve sahâbe, dünyâyı küçük, âhireti büyük gördü.
Modern Dünyâ Çekişi — Daha Şiddetli
Modern dünyânın çekişi daha şiddetlidir. Reklâmlar, sosyal medya, ekonomik baskı, statü yarışı — hepsi dünyâya çağırır. Eski mü’min dünyâ ile sınırlı bir temas içindeyken, modern mü’min dünyâ ile sürekli temas içindedir. Bu yüzden modern mü’min daha çok îkâza muhtaçtır. Velînin sözü daha kritik.
Îkâza Açık Olmak — Mürîdin Edeb
Îkâza açık olmak mürîdin edebidir. Velî îkâz eder; mürîd dinler; uygular. «Ben zâten biliyorum» tavrı yanlıştır. Çünkü bilmek ile uygulamak arasında büyük fark var. Velî bildiğini hatırlatır; ve uygulamayı destekler. Mürîd bu desteği almalı; reddetmemelidir.
Niyâz — Îkâza Açık Mü’min İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni velînin îkâzlarına açık bir mü’min eyle. Dünyâ hırsından beni koru; sürekli îkâz olunmamı nasîb et. Velîni her dem dinleyen, uygulayan bir kul eyle. Modern dünyânın şiddetli çekişine karşı bana sebât ver; mâneviyâtımı koru.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi îkâza açık mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Şeyh, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü