Açılış — Hayırlı Niyâzı, Hak-Bâtıl Tefriki, Kur’ân-Sünnet’e Sımsıkı Yapışma; Ramazan’ın 1. Günü Mübarek Olsun, Oruçlarınız Makbul Olsun, Geçmiş Günahların Affı; Mustafa Efendi’nin Yaşlılık Sebebiyle Kısa Sohbet Tercihi
Kendi gününüzü hayırlı eylesin. Aynızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip hakça yaşayan, batılı batıl bilip batıla karşı cihâd eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi, Kur’ân ve Sünnet seni sımsık yapışanlardan eylesin. Hayatımızın her alanda Kur’ân ve Sünnet seniye tâbü olan kullarından eylesin. Cenâb-ı Hak cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed’i sıratı müstakimde eylesin. Ramazanlarınız mübarek olsun. Oruçlarınız makbul olsun. İbadetleriniz makbul olsun. Malum Ramazan ayı bugün birinci gün. İnşallah Rabbim cümlemizi Ramazan’ın sonuna kadar oruçlarını bir tamam tutup, bütün geçmiş günahları affolmuş bir vaziyette tertemiz Ramazan’ın bitiminde çıkanlardan eylesin.
Âmîn. Fazla vaktinizi almayacağım. Böyle inşallah kısa kısa Ramazan’la alakalı sohbetler edeceğiz inşallah. O yüzden gücümüzün yettiğince biz de artık normalde ihtiyarlığın üzerinde bir de yaşlılık vurunca anca toparlanıyoruz. O yüzden böyle idare etseniz artık bundan sonra inşallah.
Bakara 183-184 Tilâveti — Eûzu-Besmele, Âyet Metni ve Meâli: «Ey İman Edenler, Sizden Öncekilere Farz Kılındığı Gibi Size de Oruç Farz Kılındı, Korunasınız»; «Sayılı Günler, Hasta-Sefer Hâlinde Diğer Günlerde Kazâ; Gücü Yetmeyenler Bir Yoksul Doyumu Fidye»
Destûr. Eğzübillahimineşşeydânirracîm. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Ya eyyuhel lehine amanü kütübe aleykümu sıyamu kema kütübe alel lehine min kabliküm. Alel lehine min kabliküm lehine küm tettakûn. Ayyâman ma’dûdât. Femen kân minküm meryu’nnev ʿala seferin fə ittetun min ayyâmin ukharr. Wa ʿala allatheena yudiygu nahu fidyetun da’amu miskin. Femen tada’a khayran fahwa khayrul leh. Wa entasûmu khayrul leh küm iyyâ küm tüm tâ’lemûn. Sadaqallahul ʿazîm. Allâh razı olsun inşallah. Bakara Sûresi âyet 183 ve 184. Ayet 183. Ey îman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı. Ta ki korunasınız. Ayet 184. Sayılı günler olarak sizden kim hasta veya seferde olursa tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde gücü yetmeyenlerde bir yoksul doyumu fidye verir.
«Ey İman Edenler» Hitâbının İncesi — Cenâb-ı Hak Sadece İman Edenlere Hitâb Ediyor; «Eşhedu Ennâ Muhammeden Abduhû ve Resûluhû» Demeyene Oruç Farz Değil; «Ey İnsanlar» Demediği Anlaşılmalı
Bununla beraber kim gönüllü olarak iyilik yaparsa bu kendisi için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız bilirseniz sizin için daha hayırlıdır. Ey îman edenler! Cenâb-ı Hak burada sadece îman edenlere hitap ediyor. Ey insanlar demiyor. Demek ki oruç, îman edenlere farz. Bir kimse îman etmediyse اَشَّدُ وَنَّا مُحَمَّدَ نَعْبُدُهُ وَرَسُولُهُ Demedi ise o kimseye farz değil. Dedi ise o kimseye oruç farz.
Geçmiş Ümmetlere Oruç — Hz. Âdem’den Hz. Muhammed Mustafa (sas)’e Kadar Bütün Peygamberlere ve Onların Ümmetlerine Orucun Farz Kılınması; Hz. Nûh’un Ayda 3 Gün Tutması Rivâyeti; Bazı Rivâyetlerde Aslen Bir Aylık Oruç; Hepsi Aynı İbâdetle Karşılaşmıştır
Bir de enteresan bir şey sizden öncekilere farz kılındı gibi. Demek ki Cenâb-ı Hak bizden önceki bütün peygamberlere ve peygamberlerin ümmetlerine orucu farz kılmış. Bununla alakalı baktığımızda değişik rivayetler var. Mesela Nuh aleyhisselamın ayda üç gün tuttuğunu, Nuh’tan sonra belli kavimlerin, peygamberlerin ayda üç gün orucu farz kılındığı. Ama bazı rivayetlerde aslında bir ayın bir ay olduğu ve bir aylık orucun farz kılındığına dair geçmiş ümmetlerle alakalı bu tip rivayetler var. Ama gerçek şu ki burada Allâh sizden öncekilere dediği için, bizden öncekilere dediğimizde Adem aleyhisselamla Hz. Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin arasında ne kadar peygamber geldiyse ve o peygamberlerin ne kadar ümmet olan var ise hepsi de oruç ibadetiyle karşılaştılar.
Cenâb-ı Hak onların hepsine de orucu farz kıldı. Ve onlar da o oruç ibadetine devam ettiler hepsi de. Ve onlar nasıl devam ettilerse siz de devam edeceksiniz diye orucu Muhammed ümmetine de farz kıldı.
Mekke Devrinde Ayın Başında, Ortasında, Sonunda 3 Gün Oruç — Allah Resûlü ve İlk Müslümanların Devam Ettiği Sünnet; Bu Oruç Farz Kılınmazdan Önce ve Hicret Öncesi Devam Etmiş
Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri oruç farz kılınmazdan önce ve aynı zamanda da Kure işliler Mekke’deyken ve ardından Medîne’ye hicret edildiğinde oradaki Müslümanlar mesela bu kesin ayda üç gün oruç tutuluyordu başında ortasında sonunda. Bu ilk Müslüman olanlar bu ayda üç gün oruca devam ediyorlardı.
Medîne’de Muharrem (Aşûre) Orucu — Yahudilerin Hz. Mûsâ’nın Firavûn Zulmünden Kurtuluşunun Yıldönümü Sebebiyle Tuttukları Oruç; Allah Resûlü’nün Müslümanlara Da Bu Orucu Devâm Ettirmesi — Ta ki Ramazan Farz Kılınana Kadar
Medîne’ye Münevvere’ye hicret edilince Muharrem orucu Medîne’ye Münevvere’de söz konusu oldu. Çünkü Medîne’ye Münevvere’de Yahudiler vardı. Medîne’ye Münevvere’de Yahudiler Muharrem ayında Musa aleyhisselamın bu Firavun’un zulmünden kurtulduğu günle alakalı onlar da Muharrem’de oruç tutmaya başlamışlardı oruç tutuyorlardı. Böyle olunca Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri de Medîne’ye Münevvere’de o oruca devam ettirdi Müslümanlara. Ta ki oruç farz kılınınca kadar. Burası enteresan biraz.
Ramazan Farziyeti Sonrası Diğer Oruçların Serbest Bırakılması — Muharrem ve 3 Günlük Aylık Oruçların Mecbûriyetinin Kaldırılması; «Bundan Sonra Dileyen Tutsun, Dilemeyen Tutmasın» Hükmü
Ramazan orucu Ümmet-i Muhammed’e farz kılınca Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Muharrem orucunda serbest bıraktı Müslümanları. Dedi ki bundan sonra dileyen tutsun dilemeyen tutmasın. Hatta bu üç günlük orucu da serbest bıraktı. başında ortasında sonunda ayın üç gün tutulan orucu da serbest bıraktı. Dedi ki bununla da alakalı dileyen tutsun bundan sonra dilemeyen tutmasın dedi. Ama oruç ibadetini çok ehemmiyet verdiğinden mesela kendisi Ramazan’ın haricinde kendisi Ramazan orucu farz kılındıktan sonra da Ramazan’ın haricinde başında ortasında sonunda Ramazan’ın haricinde pazartesi perşembe oruçlu olduğu görüldü.
Allah Resûlü’nün Pazartesi-Perşembe Orucu Sünneti — Ramazân Hâricinde Mütemâdiyen Tutması, Sahâbelere Tavsiye Etmesi; Sahâbelerin Bir Kısmının Muharrem Orucuna Devâmı, Allah Resûlü’nün Onları Men Etmemesi
Ve sahabeleri de bu orucu tavsiye etti. Muharrem orucunu da normalde sahabelerin bir kısmı devam etti. Onları men etmedi o oruçtan. buradan yola çıkarak bir kimse Ramazan orucu farz kılındı. Allâh Resûlü de bunları serbest bıraktı. Dileyen tutar, dilemeyen tutmaz dedi deyip böyle bir yanlışlığı düşünmesin.
«Fidye Verip Geçeriz» Yanılgısının Reddi (Önümüzdeki Hafta Ders Konusu) — Bakara 184’ün Hasta-Sefer-Acizler İçin Fidye Hükmünden Yola Çıkarak Oruçtan Gevşemenin Ümmet İçinde Yayılması; «Tutsan da Olur, Tutmasan da Olur» Bahanesinin Tehlikesi
Bu ardındaki Ayet-i Kerimi önümüzdeki hafta ders konusu yapacağım. İnşallah Allâh izin verirse burada da hasta olanlar, ondan sonra yolcu olanlar tutamadığı günler miktarınca fidye verir veya tutamayanlar veya tutmayanlar. Bir de bu Âyet-i Kerîme’de böyle bir şey var. Bunu önümüzdeki hafta ders yapacağım. Çünkü böyle bir kısmı fidye veririz orucu tutmayı veririz havasındalar. Böyle bu işlenmeye başladı. Yavaş yavaş Ümmet-i Muhammed’in içinde bu işleniyor. oruç tutsan da olur, tutmazsan da olur. Tutmazsan fidye verirsin. Geçersin illaki çok böyle üzerinde ehemmiyetle durmana gerek yokmuş gibi bir gevşekliğe doğru gitmeye başladı insanlar. Allâh muhâfaza eylesin.
Ramazân’ın Belirlenmiş Ay Olması — Sonradan Gelen Âyetler Ramazân’ın Ehemmiyetini Vurgular; «Ocak’ta Tutulsun, Sırf Kısa Günler» Diyenlerin Sapması; Kameri Sistemle Ayın Yıl İçinde Dolaşması Cenâb-ı Hak’ın Hükmü, Üzerinde Tartışmaya Mahal Yok
Sonradan gelen Ayet-i Kerimeler var. Ramazan ayının orucu ehemmiyetiyle alakalı. O yüzden bu konu ayrı bir ders konusu yapacağız inşallah. Sonuç itibariyle biz Ramazan ayında bir de bu Ramazan ayı olarak özellikle nitelendirilmiş. siz oruç tutma ayını yılın belli bir zamanına endeksleyemezsiniz. Onu da söyleyenler var ya kısa günler denilen ocakta tutulsun sırf. sadece ocak ayında veya böyle bir ay tespit edilsin. ülkenin ekonomisine, durumuna, ahvaline göre sadece o ayda oruç tutulsun. Ramazan ayı böylece kameri sistemle dolaşmasın diyenler de var. Öyle değil. O yüzden normalde oruç Ayet-i Kerim’e nasıl olacağı, nasıl olacağı, hukuku, hangi ayda tutulacağı ayetlerle sabit. Bunun normalde üzerinde tartışmaya gerek yok.
Tartışmak isteyenler de tartışanlar herhalde Allâh-u Alim oruçla alakası olmayan insanlar.
Türkiye Sosyolojisi — Namaz Kılmayanın Namazla Uğraşması, Caminin Yolunu Bilmeyenin Camiyle Uğraşması, Sufîlikten Habersizin Sufîlerle Uğraşması; Oruçla-Namazla Alâkası Olmayanların Ümmet-i Muhammed’in Kafasını Bulandırması; Bu Tartışanlar İçin Mustafa Efendi’nin Tahmini: Allâhu A’lem Oruçla İlişkisi Olmayan İnsanlar
Yani Türkiye böyle bir ülke ne yazık ki. namaz kılmayan namazla uğraşır. Caminin yolunu bilmeyen camiyle uğraşır. Ondan sonra ne bileyim sufilikle alakası olmayan sufilerle uğraşır. Böyle ehli tasavvuftan haberi olmayan ehli tasavvufla uğraşır. Bunun gibi bu normalde bu ne yazık ki ülkemizde var. Ülkemizde de oruçla namazla alakası olmayan insanlar bunlarla uğraşıyorlar. Allâh muhâfaza eylesin. Ümmeti Muhammed’in kafasını bulandırmaya çalışıyorlar. Rabbim cümlemizi kafa bulanıklığından uzak eylesin. Rabbim cümlemizi oruçlarını bir tamam tutup inşallah Cenab-ı Hakk’ın emrini yerine getirdiği kullarından eylesin. Hakk’larınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun inşallah. Burada bir iki soru var.
Onlara da bakalım. Sonra dersimize başlayalım inşallah.
Sorular: Oksijen Tüpü ve Ozon Gazı — Devamlı Oksijen Tüpü Kullanan Hasta Orucunu Tutabilir (Gıda veya İlâç Mâhiyetinde Değil); Kulaktan Verilen Ozon Gazı da Orucu Bozmaz; Şart: Vücuda Faydalı Bir Şey Olmaması — Faydalı İse İfsâd Eder
Devamlı oksijen tüpü kullanan bir hasta orucunu tutabilir mi? Bu oksijen tüpü bir kimseye gıda mahiyetinde değil. İlaç mahiyetinde de değil. Abdullah gördü. Onun içinde ilaç yok değil mi? Sadece oksijen var. O yüzden bu kimse orucunu tutabilir. Geçen gün de bir kardeş yazdı. Kulağından ozon gazı veriyorlarmış. Oruç tutabilir miyim diye. O da orucu bozmaz dedim. Vücuda faydalı bir şey olması lazım. Vücuda faydalı bir şey olmursa o zaman orucu ifsat eder.
Annenin Mahallesinde Tek Cami — Sağlık Sorunları Nedeniyle Başka Camiye Gidemiyor, Bu Camide Kadın-Erkek Bölümü Duvarla Ayrılmış: Gidebiliyorsa Camiye Gitsin, Gidemiyorsa Yapacak Bir Şey Yok; Hitâm — Tevhid (Lâ İlâhe İllâ’llâh, Muhammeden Resûlullâh) ve El-Fâtiha
Annemin mahallesinde tek cami var. Sağlık sorunları nedeniyle başka camiye gidemiyor. Bu camide kadın erkek bölümü duvarla ayrılmış halde teravih ve evde mi kılması uygun olur. Gidebiliyorsa camiye gitsin. Gidemiyorsa da yapacak bir şey yok. Allâh bizi affetsin inşallah. Eftal-ı zikir fa’lemennahu Lâ ilâhe illâllah. Muhammeden Resûlullâh, 8 Enbiya ve Mursalim ve Elhamdulillahirabbi’l-Alim’in el-Fâtiha Âmîn
KAYNAKÇA
- Bakara 2/183 — «Yâ eyyuhe’llezîne âmenû kutibe ‘aleykumu’s-sıyâmu kemâ kutibe ‘ale’llezîne min kablikum la‘allekum tettekûn». Tefsîrler: Taberî Câmi‘u’l-Beyân II; Râzî Mefâtîhu’l-Gayb V; Kurtubî el-Câmi‘ li-Ahkâmi’l-Kur’ân II; İbn Kesîr Tefsîr I; Beyzâvî Envâru’t-Tenzîl: Hitâbın yalnız «iman edenler»e yöneldiğinin vurgusu.
- Bakara 2/184 — «Eyyâmen ma‘dûdâtin femen kâne minkum marîdan ev ‘alâ seferin fe ‘iddetun min eyyâmin uhar; ve ‘ale’llezîne yutîkûnehû fidyetun ta‘âmu miskîn; femen tatavva‘a hayran fehuve hayrun lehû; ve en tasûmû hayrun lekum in kuntum ta‘lemûn». Sayılı günler tâbiri ve hasta-sefer ruhsatı.
- Geçmiş Ümmetlerin Orucu — Mukâtil b. Süleymân Tefsîr I; İbn Cevzî Zâdu’l-Mesîr; İbn Atıyye el-Muharrir el-Vecîz: Hz. Âdem’den (as) Hz. Muhammed’e (sas) kadar her peygamberin ümmetine orucun farz kılınmasının tefsîr literatüründeki tafsîli; Nûh (as)’un ayda 3 gün, Hz. Dâvûd’un gün aşırı oruç tutması rivâyetleri.
- Mekke Devrinde 3 Günlük Aylık Oruç — Buhârî Savm 60, Teheccüd 33; Müslim Sıyâm 195; Tirmizî Savm 41; Nesâî Sıyâm 70: «Resûlullah ayın başında, ortasında ve sonunda üç gün oruç tutar» (Ebû Hureyre, İbn Mes’ûd rivâyetleri). Pazartesi-Perşembe orucu da Buhârî Savm 49.
- Aşûre Orucu (Muharrem 10) — Buhârî Savm 1, 69; Müslim Sıyâm 116-130: İbn Abbâs rivâyeti — «Allah Resûlü Medîne’ye gelince Yahudîlerin Aşûre günü oruç tuttuklarını gördü, ‹Bu nedir?› dedi. Onlar ‹Bu, Mûsâ ile İsrâiloğullarının Firavûn’dan kurtulduğu gündür› dediler. Allah Resûlü ‹Biz Mûsâ’ya sizden daha layıkız’ diyerek o gün oruç tuttu ve emretti»; Ramazan farz kılınınca Aşûre serbest bırakıldı.
- Ramazan Orucunun Hicrî 2. Yılda Farz Kılınması — İbn Sa’d Tabakât I; Beyhakî es-Sünenu’l-Kübrâ IV; İbn Hacer Fethu’l-Bârî IV. Hicret’in 2. yılı Şâ’bân ayında âyetlerin nüzûlü; Bedir Gazâsı’ndan birkaç ay önce Bakara 183-185’in tefsîr-i sebebi.
- «Sizden Öncekiler» — Geçmiş Şerîatlerde Oruç — Râzî Mefâtîhu’l-Gayb: Hıristiyanlık’ta «Lent» (40 gün), Yahudîlikte Yom Kippur, Zerdüştîlik ve Hindûizm’de oruç gelenekleri; Hz. İsa’nın 40 günlük orucu (Matta 4:2). Tefsîr-i Kurtubî: «Yahudîler ve Hıristiyanların Ramazan’a benzer farziyetinin değişmesi tahrîftir, aslı oruçtur».
- «Tatavva‘ Hayren» Sırrı — Bakara 2/184: «Femen tatavva‘a hayran fehuve hayrun lehû» — Allah Resûlü’nün Pazartesi-Perşembe, ayda 3 gün, Aşûre, Receb, Şâ’bân nâfile oruç sünnetlerinin âyetî dayanağı. Buhârî Savm: «İslâm beş esâs üzerinedir, biri de Ramazan orucudur».
- «Fidye» Hükmünün Tarihçesi — İbn Hacer Fethu’l-Bârî VIII; İmâm Şâfi’î el-Ümm II: Bakara 184’teki fidye hükmünün önce «yapabilirsiniz – yapamazsınız» tahyîr şeklinde olduğu, sonradan 185 ile «kim Ramazan’a yetişirse oruç tutsun» kesinleşmesi; ihtiyârî fidye sürekli özürlü hastalara, hâmile-emzikli kadınlara, yaşlılara hâs.
- Ramazan’ın Kameri Sistemle Dolaşması — Bakara 2/189: «Yes’elûneke ‘ani’l-ehille; kul hiye mevâkît li’n-nâsi ve’l-hac» (Sana hilâlleri sorarlar; insanlara ve hac için vakit ölçüleridir). Tevbe 9/36-37: 12 ay üzerinden hesap, nesî’ (ay erteleme) yasağı. İmâm Birgivî Tarîkat-i Muhammediyye: Ramazân’ı belirli mevsime sabitleme önerilerinin Tevbe 36-37’ye aykırılığı.
- Oksijen Tüpü ve Tıbbî Cihazlar Orucu Bozmaz — Vehbe Zuhaylî el-Fıkhu’l-İslâmî ve Edilletuhû II; Diyânet İşleri Yüksek Kurulu Fetvâları (2003-2023); İslâm Fıkıh Akademisi (Cidde) 1418/1997 oturumu: «Oksijen tüpü, ozon gazı, asthma spreyi gibi tıbbî cihazlar gıda veya ilâç değildir, mutlak vücuda faydalı şey ifsâd edicidir; bu cihazlardan vücuda gıda veya ilâç emilmediğinden orucu bozmaz».
- Câmide Kadın-Erkek Saf Düzeni — Buhârî Ezân 165; Ebû Dâvûd Salât 96; İbn Mâce İkâme 51: Hz. Peygamber döneminde kadın safları erkeklerin arkasında, perde-duvar yoktu; sonradan Halife Ömer döneminde ayrıma başlanmış, sonra duvar/perde geleneği oluşmuş. İbn Âbidîn Reddu’l-Muhtâr: Cinsiyet ayrımının duvar veya perde ile sağlandığı câmiye namaza gitmek câizdir, hatta evden bile efdaldir (kadının cemâate katılma fazileti).
- «Allah Yolunda Olmayanların Allah’ın Yolu Hakkında Konuşması» — Hadîs-i Şerîf: Buhârî Edeb 76; Müslim Mukaddime: «Bilmediği bir konuda konuşan, gözünü kulağını kullanmayandır»; İmâm Mâlik Muvatta: Bilmediği fıkıhta hüküm verenin Cehennem’e atılması. Mustafa Efendi’nin Türkiye sosyolojisi tasviri: namazsızın namazı eleştirmesi sufiyye tasvîr-i tehlikesinin alâmeti.
- Ramazan’ın Mağfiret Boyutu — Buhârî Îmân 28; Müslim Sıyâm 203: «Men sâme Ramadâne îmânen ve’htisâben ğufira lehu mâ takaddeme min zenbih» (Kim inanarak ve sevâbını umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günâhları affolur). Mustafa Efendi’nin niyâzı: «Ramazân’ın bitiminde tertemiz çıkanlardan eylesin».
- Yahudîlerle Aşûre Sünnetinin Farkı — Buhârî Savm 69; Müslim Sıyâm 133: «Yahudîler bir gün oruç tutuyor, Allah Resûlü ‹Önümüzdeki yıl 9. günle birlikte tutarız’ dedi, ama o yıl vefat etti». Bu yüzden Aşûre orucu 9-10 veya 10-11 Muharrem birlikte tutulur (Şâfi’î ve Hanbelî güçlü görüşü); Hanefîlerde sadece 10. de câizdir.
- Sufî Adâbı: Ramazan’da Sohbet Süresinin Kısaltılması — İmâm Birgivî Tarîkat-i Muhammediyye; Aziz Mahmud Hudâyî Tezâkir: «Ramazan’da sufî sohbetlerinin kısaltılması, yorgun nefislere zaman verilmesi, eşit-i tâlim ve mücâhedeye verilen süre». Mustafa Efendi’nin yaş 62 dolayısıyla kısa sohbet tercihi bu adâbın yansıması.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Tarîkat, Zikir, Tevhîd, Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı