İslâm’da Rûh Terbiyesi Yoktur, Nefis Terbiyesi Vardır
İslâm’da rûh terbiyesi yoktur; nefis terbiyesi vardır. Bu, çok önemli bir tasavvuf inceliğidir. Modern «spiritualite» kavramları «rûh terbiyesi» derken, gerçek İslâmî gelenek nefis terbiyesi der. Rûh — Allâh’tan gelen sâf bir nefhâdır; o terbiyeye ihtiyâc duymaz. Asıl terbiyeye ihtiyaç duyan nefistir. Nefis terbiye edildikçe, rûh özgürleşir; ve gerçek mâhiyetini ortaya koyar. Bu ayrım tasavvufun temelidir.
Rûh — Allâh’tan Gelen Nefha
Rûh, Allâh’tan gelen bir nefhâdır. «Onu düzenleyip içine rûhumdan üflediğim zaman» (Hicr 29). Bu âyet rûhun kaynağını gösterir: Allâh. Rûh sâf, temizdir; bir bozulma içinde değildir. O yüzden rûh terbiye gerektirmez. O zaten kendi mâhiyeti üzerinde temizdir. Ama nefis farklıdır.
Nefis — Terbiye Gerektiren
Nefis, terbiye gerektiren bir yapıdadır. Nefis insan ile bedeni arasındadır; arzular, istekler, dürtüler ondan gelir. Nefis emmâre mertebesinde kötülüğü emreder; mü’min onu terbiye edip yukarı mertebelere taşımalıdır. Bu terbiye süreci tasavvufun konusudur; mürşid rehberliğinde, riyâzetle, zikirle yapılır.
Modern «Spiritualite» — Yanlış Kavramlar
Modern «spiritualite» yanlış kavramlar kullanır. Yoga, meditasyon, koçluk gibi disiplinler «rûh terbiyesinden» bahseder. Halbuki rûh terbiye gerektirmez; nefis terbiye gerektirir. Bu kavram karışıklığı, insanların yanlış yollara yönelmesine yol açar. Mü’min İslâmî gelenekten kopmamalı; rûh ve nefis ayrımını net bilmelidir.
Nefis Terbiyesi — Tasavvufun Konusu
Nefis terbiyesi tasavvufun ana konusudur. Sûfîler yüzyıllardır nefsin yedi mertebesini, terbiye yöntemlerini, ve sonunda kâmil insana ulaşmayı incelemişlerdir. İmâm Gazzâlî rahimehullâh «İhyâu Ulûmi’d-Dîn»inde nefis terbiyesinden bahseder. Mevlânâ, Yûnus, İmâm-ı Rabbânî, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî — hepsi nefis terbiyesini ders olarak vermiştir.
Nefis Mertebeleri — Yedi Aşama
Nefsin yedi mertebesi vardır: 1) Emmâre — kötülüğü emreden. 2) Levvâme — kendini kınayan. 3) Mülhime — ilhâm alan. 4) Mutmainne — huzur bulan. 5) Râdiye — Allâh’tan râzı olan. 6) Merdıyye — Allâh’ın râzı olduğu. 7) Kâmile — tamamlanmış. Bu aşamalar bir yolculuk gibidir; mürîd yıllar içinde bu aşamalardan geçer. Her aşama, bir önceki üzerine inşâ edilir.
Nefsi Terbiye Eden — Rûhun Aydınlığı
Nefsi terbiye eden mü’minde rûhun aydınlığı kendiliğinden ortaya çıkar. Çünkü nefis ne kadar disipline edilirse, rûhun nûru o kadar görünür hâle gelir. Rûh aslında hep oradadır; ama nefsin gölgesi onu örter. Nefis temizlendikçe, rûhun nûru tezâhür eder. Bu, kâmil insanın hâlidir.
Niyâz — Nefis Terbiyesi İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni nefsini terbiye eden kullarından eyle. Emmâre mertebesinden levvâmeye, levvâmeden mülhimeye, mülhimeden mutmainneye yükselmemi nasîb et. Modern kavram karışıklıklarından beni koru. Rûhun ve nefsin doğru ayrımını bilmemi sağla. Beni nefsini disipline etmiş, rûhunun nûrunu ortaya çıkarmış bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi nefis terbiyesinde yol alanlardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Rûh, Terbiye. → Tasavvuf Sözlüğü