Cenâbı Hak Vâkıa sûresinde insanları üç sınıfa ayırmıştır: amel defteri solundan verilenler, sağından verilenler, ve en öndekiler. «Hayır için önde gidenler âhirette de öndedirler» (Vâkıa 56/10-11). Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, sûfîlerin dînlerini paraya, makâma, mevkîye satmamalarının yolun en temel ölçüsü olduğunu, mahşer meydânında nûrdan minberlerde nûrdan tâç giydirilen Allâh için sevenler topluluğunu, ve bu yolun başının da sonunun da Allâh için sevmek, Allâh için toplanmak, Allâh için zikretmek ve Allâh için dağılmak olduğunu tafsîl etmektedir. Mü'mîn dînini dînâra değişmediği müddetçe yolun ihlâs çizgisinde kalır.
Vâkıa Sûresi: Üç Sınıf ve Önde Gidenler
Mustafa Özbağ Efendi sohbete Vâkıa sûresindeki üç sınıf taksîmâtıyla başlar. Cenâbı Hak insanları amel defteri solundan verilenler (ashâbı şimâl), sağından verilenler (ashâbı yemîn), ve en öndekiler (sâbikûn) olarak üçe ayırır. Mustafa Özbağ Efendi şu hakîkati vurgular: «Hayır için önde gidenler âhirette de öndedir.» Bu son grup dünyâda hevâ-heves odaklı her türlü baskıya, hakârete, iftirâya ve yol kesmeye mâruz kalmalarına rağmen Kur'ân ve Sünnet'te azimle yürüyenlerdir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «İşte bunlar sâbikûndur, mukarrabûndur» (Vâkıa 56/10-11) buyurmuştur. Mukarrebûn yâni Allâh'a yakın olanlar; bu sınıf yolun en yüksek mertebesidir.
Dîni Paraya Makâma Satmamak
Mustafa Özbağ Efendi sûfîlerin yolunun temel ölçüsünü açıklar: «Sûfîler dînlerini paraya, makâma, mevkîye, ve koltuk şerefine satmamışlardır. Kur'ân ve Sünnet yolunda üç beş akçeye boyun eğmemişlerdir. Bu yolun en temel ölçütüdür.» Bu prensip bütün cemâat ve tarîkatların asıl sınavıdır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh'ın âyetlerini az bir bahâya satmayın» (Bakara 2/41) buyurmuştur. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Ümmetimden iki sınıf ıslâh olduğunda halk ıslâh olur, bozulduklarında halk bozulur: âlimler ve ümerâ» (Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân) buyurmuştur. Âlim ve hocaefendiler dînlerini paraya, makâma, koltuk şerefine değiştirdiklerinde halk dahî yolundan sapar; bu sebeple sûfîlerin yolu paranın, makâmın, ve hevesi nefsânîlerin üzerinden geçmez.
Mahşerde Nûrdan Tâç: Allâh İçin Sevenler
Mustafa Özbağ Efendi hadîsi kudsîde geçen muazzam bir sahneyi nakleder: «Allâh mahşer meydânında nûrdan minberler kurar, nûrdan tâç giydirilen ve nûrdan elbiseli bir topluluğu oturtur. Peygamberler, şehîdler ve sıddıklar bu topluluğa hayrânlıkla bakarken bir münâdî melek şöyle haykırır: Bunlar peygamber değil, şehîd de değil; bunlar dünyâdayken Allâh için birbirlerini sevenler, birbirlerini sevdikleri için toplanıp Allâh'ı zikredenlerdir.» (Hadîsi Müslim, Birr 38; Muvattâ, Şi'r) Bu hadîsi şerîfin asıl manzarası şudur: akrabâlığı olmayan, menfâati olmayan, dünyevî bir bağı bulunmayan bu topluluğu bir araya getiren tek şey Allâh sevgisidir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh'ın rahmetinden kâmil mü'minler, mü'minlerin de Allâh için biribirleriyle olan muhabbetleri en güzelidir» mânâsında buyurur.
Allâh İçin Sevmek, Toplanmak, Dağılmak
Mustafa Özbağ Efendi bu yolun özünü şöyle hülâsa eder: «Bu yolun başı da sonu da şudur: Allâh için severiz, Allâh için toplanırız, Allâh için zikrederiz, ve Allâh için dağılırız.» Bu dört esâs üzerine kurulu bir muhabbet, dünyevî hesâplardan, menfâat hesâplarından, makâmmevkî hesâplarından âzâdedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Üç şey kimde bulunursa îmânın tatlılığını duyar: Allâh ve Resûlünü herşeyden çok sevmek, sevdiği kimseyi yalnız Allâh için sevmek, ve küfre dönmekten ateşe atılmak gibi sakınmak» (Buhârî, Îmân 9; Müslim, Îmân 67) buyurmuştur. Allâh için sevmek îmânın tatlılığının üç şartından biridir; ve bu sevgi sebebiyle toplanılan meclislerin meleklerle çevrelendiği, sekînei ilâhînin indiği bütün sahîh hadîslerle sâbittir.
Şeyhlik İddiâsından Berî Olmak
Mustafa Özbağ Efendi yolun en hassas noktalarından birine değinir: «Kimseden şe lillâh demeyiz. Dînimizi dînâra değiştirmeyiz. Şeyhlik iddiâsında bulunmayız. Ağzımdan 'Ben şeyhim' lafı çıkmazsa sakalımdan tutun yüzüme tükürün, demiştim.» Bu beyân Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun temel adâbındandır. Şeyhlik bir iddiâ ile değil, manevî bir teslîmiyetle, bir hizmetle, bir mücâhede ile gerçekleşir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlar Allâh yolunda hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar» (Mâide 5/54) buyurmaktadır. Şeyhlik iddiâsından berî olmak, kınayıcıların kınamasından korkmamak, ve sâdece Allâh için yol yürümek — bu yolun ihlâs çizgisidir.
Sûfînin Sınavı: Üç Beş Akçeye Boyun Eğmemek
Mustafa Özbağ Efendi bütün sohbetin merkezindeki ölçüye yeniden döner: sûfînin sınavı üç beş akçedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve mahsûllerden biraz noksanlık ile imtihân ederiz; ve sabredenleri müjdele» (Bakara 2/155) buyurmuştur. Hayât bir sınavdır; ve sûfînin sınavı dünyâ malına, makâma, koltuk şerefine boyun eğmemekten ibârettir. Mustafa Özbağ Efendiin nasîhati şudur: mü'mîn yolun ihlâsını koruduğu müddetçe — Allâh için sevdiği, Allâh için toplandığı, Allâh için zikrettiği, Allâh için dağıldığı, ve şeyhlik iddiâsından berî kaldığı müddetçe — sâbikûn ve mukarrebûn zümresine dâhil olmak ümîdiyle yolda yürüyebilir. Bu yolun başı da sonu da Cenâbı Hakk'ın rızâsıdır.
- Kur'ânı Kerîm: Vâkıa 56/7-11; Bakara 2/41, 155; Mâide 5/54; Âli İmrân 3/103; Tevbe 9/119.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Îmân, îmânın tatlılığı hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Birr 38, mahşerde nûrdan tâç hadîsi.
- Muvattâ-i İmâm Mâlik, Kitâbü'ş-Şi'r.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Birr ve's-Sıla.
- İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, ühuvvet ve muhabbet bahsi.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
- Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle, ühuvvet bahsi.
- İbn Acîbe el-Hasenî, Mi'râcü't-Teşevvüf.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, muhabbet bahsi.
- İmâm Şârânî, Tabakâtü'l-Kübrâ.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Mevlid Kandili Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Vâkıa sûresinin üç sınıf taksîmâtını ve önde gidenleri, dînini paraya makâma satmamayı, mahşerde nûrdan tâç giyenleri ve Allâh için sevenleri, Allâh için sevmektoplanmakdağılmak yolunu, şeyhlik iddiâsından berî olmayı, ve sûfînin üç beş akçelik sınavını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Mevlid Kandili Sohbetleri