Toplumda lanetlik işler var ise ve toplum buna itiraz etmiyorsa, lanetten payini alır. Bu sohbette içtimai sorumlulük boyutu, emri bilmarf nehyi anilmünker emri ve toplumun ortak günah taşımasi ele alınmaktadır.
Hadisi Şerîf’in Beyani
Hz. Resulullah, «Bir kavmin içerisinde günahlar işlenıyor ve onlar buna engel olabilecek güçlerine rağmen susup engel olmuyorlarsa, Allah’ın azabı gelmeden hepsine geleceği mümkündür» (Ebû Dâvûd, Melahim, 17) buyurmuştur. Bu rivayet, toplumun günahi biriner kişı ifa etmiş olsa da, toplumun susması sebeple toplu olarak ilâhi gazaba muhataba sokan bir yönü olduğunu sergiler. Mü’min sadece kendi günahından değil, çevresindeki günahlara susması sebeple de mesuldür.
Emri Bil-Marf Nehyi Anıl-Münker
İslam’ın temel emirlerinden biri «emri bilmarf ve nehyi anilmünker»dir; yani iyliği emretmek ve kötülüğü men etmek. Âli İmrân sûresi 110. âyette, «Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırli bir ümmet oldunuz; iyliği emreder ve kötülüğü men edersiniz» buyrulur. Bu âyet mü’min’in içtimai vazifesinin iyliği emretmek ve kötülüğü men etmek olduğunu sergiler. Mü’min toplümda günahı gördüğünde, mahsus olduğu mertebede onu önlemek üzere çaba sarfetmelidir.
Hadisi Şerîf’te Üç Mertebe
Hz. Resulullah, «Bir münker (kötülük) gördüğünüzde elinizle, eliniz yetmezse dilinizle, o da olmazsa kalbinizle yıkın; ve bu manevi imanın en zayıf mertebesidir» (Müslim, İmân, 78) buyurmuştur. Bu rivayet, mü’min’in günaha karşı üç mertebede tepki vermesi gerektiğini sergiler: Birinci, el ile müdahale; yani yönetimi veya nizamı bir vasıta ile fiilli müdahale iledir. İkinci, dil ile müdahale; nasıhat, ihtar, yeştirici uyarılarla. Üçüncü, kalp ile; yani günahdan kalpten nefret etmek ve manevi olarak kabul etmemek. Mü’min en çok bu üçüncüye ulaşamalıdır; susmak ve günahi kabul etmek bir mertebe değildir.
Toplümsal Lanet
Bir toplümda günahlar yayılıyor ve kimse susmuyorsa, toplüm olarak lanette payı vardir. Hz. Resulullah, «Beni İsrâil’de bir günahi işleyen bir kimse vardı; diğerleri ona itiraz etmedi, onunla birlikte oturdular, yediler, içtiler. Allah onların hepsini lanetli kıldi» manasındaki rivayeti ile bu hakikate dikkat çekmiştir. Toplüm bir günaha sessiz kalırsa, manevi olarak o günahı kabul etmiş olur ve toplümsal lanetten payini alır. Bu yönüyle mü’min sadece kendi günahından değil, toplümda yayılan günahlara karşı duruşundan da mesuldür.
Hikmetli Müdahale
Emri bilmarf ifa ederken hikmetli davranmak gerekir. Her günaha aynı şekilde tepki vermek hikmete ayıkırıdır. Bazen yumuşak nasihat, bazen sert ihtar, bazen sadece dua uygün olur. Hz. Resulullah, en zalim insanlara bile yumuşak yumuşak nasihat etti; sadece Mekke fethinde savaşa muhatab olunca el ile müdahaleye geçti. Mü’min’in yönü aynıdır: Önce dil ile uyarıca, sonra el ile (eğer kuvveti ve yönetimi varsa). Bunlar yetmediğinde, kalp ile günahdan nefret etmek son mertebedir. Susmak ve günahi kabul etmek bir mertebe değildir; manevi olarak günahin bir kısminı taşımaktır.
Mü’min’in Içtimai Sorumlulüğü
Mü’min hayatında sadece ferdi bir varlık değildir; bir ümmetin üyesidir. Ümmet bilinci, mü’min’e kendi çevresinde yayılan günahlara karşı susmamayı, manevi olarak itiraz etmeyi, hikmetli bir yönle müdahale veya ihtar etmeyi emreder. Bu yönüyle mü’min, kendi ailesinde, kom&şülüğünde, işyerinde, toplümda yayılan günahlara karşı durmalidir. Bu duruş zor olabilir, sosyal eziyete maruz kalabilir; ancak Allah’ın rızası bütün bunların üstündedir. Mü’min susmayı bir kurtulüş yolu olarak görmemeli; manevi olarak ödün vermez bir duruşla, hikmetli bir yönle iyliği emretmekten ve kötülüğü men etmekten geri durmamalidir.
Bibliyografya
- Kur’ânı Kerîm, Âli İmrân 3/104, 110; Bakara 2/159.
- Mâide 5/78-79; Tevbe 9/71; Araf 7/164.
- Buhârî, Bey’u, 88; Mezâlim, 1.
- Müslim, İmân, 78; Birr, 50.
- Tirmizî, Fit’en, 8; Ebû Dâvûd, Melahim, 17.
- Nesâî, Bey’at, 36; İbn Mâce, Fit’en, 16.
- İbn Kesîr, Tefsirul-Kur’âni’l-Azım, emri bilmarf âyetleri.
- Râzî, Mefâtihul-Gayb, toplümsal sorumlulük.
- İmâm Gâzâlî, İhyâu Ulûmid-Din, Emri Bil-Marf bölümü.
- İbn Teymiyye, es-Siyâsetüş-Şer’iyye, emri bilmarf bahisleri.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, et-Turuk el-Hükimiye.
- Küşeyrî, Risâlei Küşeyriyye, emri bilmarf bahisleri.
- Ebû Tâlib el-Mekkî, Kûtul-Kulûb, toplümsal sorumlulük.
- Mevlânâ, Mesnevii Şerîf, c. III-V (toplümsal sorumlulük türevi konuları).
- İbn Atâullah, Hikemi Ataiyye, emri bilmarf hikmetleri.
- İmâm R&abbacirc;ni, Mektûbâtı Şerîfe, toplümsal sorumlulük mektupları.
- Mahmud Sami Ramazanoğlu, Emri Bil-Marf Sohbetleri.
- Mehmet Zâhid Kotku, Tasavvufî Ahlâk, emri bilmarf faslı.
- Bediuzzaman Said Nursı, Mektubat, toplümsal vazife bahisleri.
- Mustafa Özbâğ, Sohbetler, Haram-İbadet ve Içtimai Sorumlulük serileri.
Sohbetin Tasnîfi
Bu sohbet, «Toplümda lanetlik işler var ise ve toplum buna itiraz etmiyorsa, lanetten payini alır» manasindaki rivayet üzerinden toplümsal sorumlulüğü, emri bilmarf nehyi anilmünker emrinin üç mertebesini ve hikmetli müdahale yönünü bütünlük içinde sunmaktadır. Haramibadet serisinde içtimai sorumlulük boyutunu vurgulayan ana sohbet niteliğindedir.
Kaynak: Mustafa Özbâğ Sohbeti | Video: YouTube | Seri: Haram-İbadet