Cuma, 16 Ekim 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Haramlar ·

Toplumda lanetlik işler var ise ve toplum buna itiraz etmiyorsa o lanetten payını alır

Toplumda lanetlik işler var ise ve toplum buna itiraz etmiyorsa o lanetten payını alır. Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinden — Haramlar.

Lânetlik fiiller işleyen bir kimseye nasîhat ve îkāz edildiği müddetçe lânet bulaşmaz; susulduğunda ise umûmî belâdan pay alınır. Sohbette Lût ve Sâlih aleyhimesselâmın kavimleri misâl verilerek, nasîhat ve îkāzın Müslümanın Müslümandan alacağı bir hak olduğu ortaya konuyor.


Soru: Lânet Nasıl Ulaşır?

Soru: «Bâzı âyet ve hadîslerde bâzı fiiliyatların, haram fiiliyatları işleyenlerin lânetleneceğine dâir işte beyanlar var. Bu lânetlenme nasıl olur kişinin üstünde? Birinci sorun bu. İkincisi de bu tür lânetlik fiiliyatları yapan kişilerle arkadaşlık yapan işte aynı evi paylaşan kişilerin de bu lânete dûçâr olmaları söz konusu mu?»

Evet, söz konusu.

Nasîhat Ettiğin Müddetçe Bulaşmaz

Bir kimse, lânetlik fiiliyat işleyen bir kimseye âile efradatındansa ona nasîhat etmeli, onu normalde uyarmalı.

Onu nasîhat ettiği müddetçe, uyardığı müddetçe, o lâneti ona bulaşmaz.

Ama normalde eğer ki ona nasîhat etmiyorsa, onu uyarmıyorsa, onu kabullendiyse — o lânet ona da ulaşır.

Toplum İtirâz Etmiyorsa

Normalde bir toplumda lânetlik işler var ise ve toplum o lânetlik işlere îtirâz etmiyorsa, o toplum da o lânetten kendince payını alır.

Ancak işte içlerinden bâzı insanlar onların yanlış olduğunu söylüyorsa, bu konuda safını farklılaştırdıysa, ona husûsî mânâda lânet ulaşmaz.

Ammâ ve lâkin toplu olarak o lânetten o da payını alır.

Kuraklık, Sel, Yangın, Deprem

Meselâ bir kuraklık olacaksa o da payını alacak; veya bir sel felâketi, bir yangın felâketi, bir deprem felâketi olacaksa o da payını alacak.

Lût Aleyhisselâmın Kavmi

Çünkü — hani örnekliyorum — Lût aleyhisselâmın kavmini. Yâni orada Lût aleyhisselâmın zamânındaki kavim.

O kavimden değil Lût aleyhisselâm; herkes onu o kavimden olarak biliyor, öyle zannediyor — o kavimden değil.

Ondan sonra, o normalde o kavmin meselâ işlemiş olduğu eşcinsel fiiliyata o kavmin insanları iyi insanlarda onlara hayır demedi, onlara îtirâz etmedi. Onlara îtirâz etmediği için o helâktan onlar da nasiplerini aldı.

Veya Sâlih aleyhisselâmın kavmi de aynı.

«Sen Ayrıydın» Demezler

Bunlar normalde, o lânet o uğrayınca, orada içeride sen ayrıydın demezler; o hani afata onlar da dûçâr olurlar.

O yüzden âilede, yakın dâirede lânetlik işler işleyen var ise, âile bu noktada ona nasîhat etmeli ve uyarmalı.

Peygamberlerin İki Vazîfesi

Peygamberlerin iki vazîfesi vardır — Kur’ân’la sâbittir: Nasîhat etmek, yâni teblîğ etmek; ve uyarmak.

Bizim de bu mânâda bir, mü’min olarak, gözümüzle gördüğümüz şeyleri nasîhat etmek ve uyarmaktır bizim vazîfemiz.

Kabûl Etmese Dahi Devâm Edeceksin

Nasîhat eder, uyarırız. O kimse senin nasîhatini ve uyarını kabûl etmese dahi, sen ona nasîhat etmeye ve uyarmaya devâm edeceksin — vazîfem bu çünkü. Tâ ki o hâli terk edinceye kadar.

Meselâ işte bir farz ibâdeti farz gibi görmüyor, veyâhut da bir haramı devamlı işleyen bir kimse var. E bâzı haramlar var, senin dediğin gibi lânetlik işler. E.

Şimdi bunu normalde lânetlik olmasa dahi, göz göre göre bir haram işleniyorsa, âile bireyleri o haramı nasîhat etmeli ve uyarmalı. O nasîhat ve uyarı sistemi devâm edecek.

Müslümanın Müslümandan Alacağı Hak

O müslümanın üzerine farz; diğer Müslümanların da o Müslümandan alacağı hak.

Yâni bir Müslüman diğer müslümandan alacaklı — o nasîhati ve uyarıyı yapmadığından dolayı. O diyecek ki bu yâ Rabbi benim komşumdu, veya babamdı, veya annemdi, veya kardeşimdi. Bildiği hâlde bize nasîhat etmedi, bizi uyarmadı; dâvâcıyız ondan diyecek.

O yüzden Müslümanın Müslümandan alacağı haktır bu.

Bireysel Âfetten Kurtulmak, Umûmî Âfetten Kurtulamamak

Biz bu tip meselelerde biz nasîhat etme ve uyarma vazîfemizi yerine getireceğiz. O şeyden ne o? Bireysel afattan kurtulmak için. Ama umumu afattan kurtulamaz.

Bir Polisin Verdiği Rakam

Meselâ işte bir ülkede fuhuş yani yaygınlaştıysa — yâni insanlar parayla cinsel ilişkiye giriyorsa, bedenini satıyorsa bedenini satıyor. Bu yaygınlaştıysa ve insanlar buna hayır demiyorsa.

Yâni polisin birisi söyledi bana Görüklede, Bursa’da Görükle’de 5.000 tâne dedi yâni devlete kaydı düşen — burada kadın var dedi. Fuhuş yapıyor, dedi. E.

Normalde bunu devlet önlemiyorsa — meselâ ki önlemez, lâiktir çünkü — ama sorumlu Müslümanlar bundan ve bir şey olmuş olsa, evet, bütün Müslümanlar bundan sorumlu.

«Biz Sorumlu Değiliz» Diyemezler

Veyâhut da işte bir ülkede içki içiliyor. E o ülkedeki Müslümanlar ondan sorumlu; biz sorumlu değiliz diyemezler. Sen de ben de sorumluyuz ondan.

Açıktan günah-ı kebâir işleniyor. Açıktan günâh-ı kebâir işlenirken Müslümanlar susuyorsa, hepsi de sorumlu bundan. Herkes sorumlu. İslâm sorumluluk getiriyor buna.

Yâni sen bundan sorumlu sorumlu değilim diyemezsin. Bir hukuksuzluk var ise, bir haksızlık var ise Müslümanlar ondan sorumlu. Bir zulüm var ise Müslümanlar ondan sorumlu.

«Mevzileri Kaybettirenler»

Ama ne yazık ki Müslümanlar bu konuda gün geçtikçe — tâbiri câizse — kısırlaştırılıyor. Gün geçtikçe ne yazık ki bu konuda Müslümanlar pasifleşiyor; hakkını hukūkunu arayamıyor.

Kaybetmişiz; alanları, mevzileri kaybetmişiz. Hem bir de kaybederken bizdenmiş gibi görünenler mevzileri kaybettirmişler ve kaybettirmeye devâm ediyorlar. Yâni bunun önüne geçilmiyor.

Göstermelik, yaldızlama işler var; o göstermelik onlar böyle işin hakîkatine, işin merkezine inilmiyor.


Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi sohbetleri | Seri: Haramlar

Ek kaynaklar:

  • Lût aleyhisselâmın kavmi — Kavmin işlediği fiile îtirâz etmeyenlerin de helâkten pay alması; sohbette Lût aleyhisselâmın o kavimden olmadığı ayrıca vurgulanır.
  • Sâlih aleyhisselâmın kavmi — Aynı ölçünün ikinci misâli.
  • Peygamberlerin iki vazîfesi — Teblîğ (nasîhat) ve inzâr (uyarma); Kur’ân’la sâbit olduğu belirtilir.