ayet-i kerimede çokça vurgusu var. Kesiren kesir çok çok zikredin. Neden bir sefer söylemiyor? Halbuki tenzihte çokça demedi.
Zikir Hakkında
Bakın tenzihte çokça demedi. Zikrullah’ta çokça dedi. Çünkü tenzih o kimse aklı temizledi, görev bitti. Ardından çokça zikrullah edecek.
O yüzden normalde tespih bilgi bir açıdan baktığımızda ama çokça zikir bir hal. Bakın tespih bilgi, aklın temizlenmesi. Ama çokça zikir dediğinizde o hale geliyor. Zikir dilde, zikir dilde olunca söz oldu.
Zikir kalbe tecelli etti. Eee, kalpten sıra doğru yürüdü. Halluha tecelli etti. Zikrullah hayret oldu.
Bu kalbi tecelliyatlar. Dilde kaldı söz oldu. Sırra ulaştı zikrullah sır oldu. Hayret oldu o kimse artık hayretten hayrete geçti.
Bakın çokça tenzih değil. O zaman meseleyi toparlayacak olursak tesbih eee aklı temizlemek ve Cenabı noksan sıfatlardan tenzih etmek. Zikir kalbi uyandırmak. Zikir kalbi uyandırmak ve aynı zamanda zikir Allah’a yakınlık peyda etmek.
Zikrin o kimsedeki tecelliyatıyla tenzihin tecelliyatı farklı. Bazen tenzih etmek de zikir derler. Hemen zikir tenzih etmek değildir. Tenzih zikrin içindedir.
Tenzih zikrin içindedir ama zikir tenzihin içerisine girmez. O yüzden tenzih öyle bir noktaya gelir. O kimsede Cenabı Hak’a kalbi olarak bir yakınlik olur. Ardından o kalpte öyle durmaz.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Kalb, Hayret, Tesbîh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı