Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette İslâm hukûkunun temel kâidelerinden biri olan tazmin (zarârın karşılanması) hükmünü tafsîl eder. Tazmin, bir kimsenin haksız fiili ile başkasının malına verdiği zarârı ödemekle mükellef olmasını ifâde eder. İslâm fıkhında borçlar hukûkunun temel taşlarından biridir; ve hem hukûkî hem de manevî mes'ûliyetin mü'mîn üzerine yüklediği bir vazîfedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh size emânetleri ehline vermenizi emreder» (Nisâ 4/58) buyurmuştur. Mü'mîn aldığı emâneti, üzerine düşen mes'ûliyeti, ve başkasına verdiği zarârı tazmîn etmekle yükümlüdür. Tazmin sâdece hukûkî bir borç değil, manevî bir mes'ûliyettir; ve mü'mînin âhiretteki hesabıyla doğrudan alâkalıdır.
Tazmîn: İslâm Hukûkunun Temel Kâidesi
Mustafa Özbağ Efendi sohbete tazmin kavramının fıkhî temellerini ortaya koyarak başlar: tazmin, bir kimsenin haksız fiili ile başkasının malına verdiği zararı ödemekle mükellef olmasını ifâde eder. Bu hüküm İslâm fıkhının «dımân» (zamân — tazmin sorumluluğu) ve «itlâf» (mal telef etmek) bahislerine dayanmaktadır. Mecelle'de bu kâide «Bir kimse başkasının malını telef ederse mislini veyâ kıymetini öder» sûretinde formüle edilmiştir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «El, aldığını ödemekle mükelleftir, tâ ki onu sâhibine iâde edinceye kadar» (Tirmizî, Büyû' 39; Ebû Dâvûd, Büyû' 88) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf tazmin kâidesinin temel mehazlarından biridir.
Tazmîn Borcunun Manevî Yönü
Mustafa Özbağ Efendi tazminin manevî boyutunu da tafsîl eder: tazmin sâdece hukûkî bir borç değil, manevî bir mes'ûliyettir. Mü'mîn başkasının malına zarâr verdiyse, dünyâda öderse hesâbı dünyâda kapanır; ödemezse âhirette o zarârın karşılığı sevâbından kesilir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Müflis kimdir biliyor musunuz? Müflis o kimsedir ki kıyâmet günü namâzı, orucu, zekâtı ile gelir; lâkin şuna sövmüş, buna iftirâ etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüştür. Bunlara sevâbından verilir; sevâbı bittiğinde onların günâhları ona yüklenir; ve cehenneme atılır» (Müslim, Birr 59) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf tazmin borcunun âhiretteki ağırlığını ortaya koyar; ve mü'mîni dünyâda helâlleşmeye yöneltir.
Tazmîn ve Helâlleşme
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda helâlleşmenin ehemmiyetini de vurgular: kul hakkı tazmîn edilmedikçe veyâ helâlleşilmedikçe affolunmaz. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Mallarınızı aranızda bâtıl yollarla yemeyin; karşılıklı rızâya dayalı ticâret hâriç» (Nisâ 4/29) buyurmuştur. Bâtıl yol mal yemenin her çeşidini kapsar; ve bunun karşılığı tazmin veyâ helâlleşmedir. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni başkasına verdiği zarârı tazmîn etmek, kul hakkından kaçınmak, ve helâlleşmeye açık olmak husûslarında titiz kılar; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder. İmâm es-Serahsî hazretleri el-Mebsût'ta tazmin bahsini tafsîlen îzâh etmiştir.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/188; Nisâ 4/29; Nisâ 4/58; Mâide 5/1; İsrâ 17/35.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Birr 59, müflis hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Büyû' 88.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Büyû' 39.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, dımân ve itlâf bahsi.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr.
- Mecelle, dımân maddeleri.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu kısa sohbet İslâm hukûkundaki tazmin kâidesinin temellerini, tazmin borcunun manevî yönünü, ve kul hakkının helâlleşme ile çözülmesi gereğini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri