Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İslam'a göre ticaret ·

İslam önce alışverişin fasit olup olmadığına bakar

kuyumcu örneğinden gidersek Evet o anda kuyumcu örneğinden gidersek Evet o anda alışverişi<00:0...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette İslâm fıkhının ticâretteki temel teftîş kâidesini tafsîl eder: İslâm önce alışverişin fâsit olup olmadığına bakar; sonra fâsit değilse alışverişte fâiz var mı yok mu diye bakılır. Kuyumcu misâli ile mes'ele tafsîlen ortaya konur: bir kimse kuyumcuya gidip bir bilezik aldı, 100.000 lira tuttu, parayı verdi, fâturası da kesildi. İster dârü'lharb olsun ister dârü'l-İslâm olsun, İslâm hükmü değişmez. Eğer altın yoksa «getireyim» kısmı oluşursa, olmayan altını satamaz kuyumcu. O zaman müşteri parayı vermez. Altın ile altın mübâdelesinde fazlalık ribâ kapsamına girer; lâkin altın ile para arasındaki alışveriş câizdir, çünki cinsleri farklıdır. Bu hüküm Resûli Ekrem efendimizin «Altın altınla» hadîsi şerîfine dayanmaktadır.

Alışverişte İlk Bakılan: Fâsit Olup Olmadığı

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel kâideyi ortaya koyarak başlar: İslâm fıkhında alışverişin teftîşi belli bir sıra ile yapılır. Önce alışverişin fâsit olup olmadığına bakılır; sonra fâsit değilse alışverişte fâiz var mı yok mu diye bakılır. Kuyumcu örneğinden gidersek: bir kimse kuyumcuya gitti, bir bilezik aldı; 100.000 lira tuttu, parayı verdi, fâturası da kesildi. İster dârü'lharb olsun ister dârü'l-İslâm olsun, İslâm hükmü değişmez. Bu üslûp İslâm fıkhının coğrafyaya bağlı olmadığını, mü'mînin nerede olursa olsun aynı hükümlerle mükellef olduğunu ortaya koyar. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh alışverişi helâl, ribâyı haram kılmıştır» (Bakara 2/275) buyurmuştur.

Olmayan Malın Satılamamasının Hükmü

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî kâideyi tafsîl eder: Eğer altın yoksa, «getireyim» kısmı oluşursa, olmayan altını satamaz kuyumcu. O zaman müşteri parayı vermez. Bu hüküm İslâm fıkhının temel kâidelerindendir: ma'dûm (yâni mevcûd olmayan) malın satışı bâtıldır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Yanında olmayanı satma» (Tirmizî, Büyû' 19) buyurmuştur. Selem akdi gibi husûsî hâller müstesnâ olmak üzere, satıcının yanında olmayan ve hemen teslîm edemeyeceği malı satması fâsit alışveriştir. Bu hüküm dârü'lharb hükmünden değişen bir şey değildir; mü'mînin alışverişi fıkhî sıhhat şartlarına uymak zorundadır.

Altın Alım Satımında Fâiz Kontrolü

Mustafa Özbağ Efendi sohbette altın alım satımındaki husûsî hükmü tafsîl eder: kuyumcudan 10 tane bilezik alıyorsun. Burada dikkat edilecek husûs: altın ile altın mübâdelesinde, cinsi aynı olan mallar arasında fazlalık ribâ kapsamına girer. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Altın altınla, gümüş gümüşle, buğday buğdayla, arpa arpayla, hurma hurmayla, tuz tuzla; misli misline, peşin olarak. Kim fazla verir veyâ fazla isterse ribâ yapmış olur. Alan da veren de bu konuda eşittir» (Müslim, Müsâkât 81) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf altı sınıf riba malını tâdâd eder; ve cinsleri aynı olan malların misli misline ve peşin olarak mübâdelesini emreder.

Cinsleri Farklı Olunca Mübâdele Câizdir

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî tâlîlatı sunar: altın ile para arasındaki alışveriş câizdir, çünki cinsleri farklıdır. Resûli Ekrem efendimiz aynı hadîsi şerîfin devâmında «Bu sınıflar birbirlerinden farklı olunca, peşin olmak şartıyla istediğiniz gibi alışveriş yapın» (Müslim, Müsâkât 81) buyurmuştur. Bu hâl ribâ-i fadl (fazlalık ribâsı) hükmünün cinsleri aynı olan mallara has olduğunu ortaya koyar. Altın ile lira mübâdelesinde, ya da altın ile dolar mübâdelesinde, fazlalık olabilir; çünki cinsler farklıdır. Lâkin peşin olma şartı (yedâ-en biyed, yâni el ele) altınpara mübâdelesinde de geçerlidir. İmâm es-Serahsî hazretleri el-Mebsût'ta bu hükmü tafsîlen îzâh etmiştir.

Dârü'l-Harb ve Dârü'l-İslâm Hükmü Aynıdır

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muazzam bir kâideyi tekrar vurgular: ister dârü'lharb olsun ister dârü'l-İslâm olsun, İslâm önce alışverişin fâsit olup olmadığına bakar. Mü'mîn coğrafyasından bağımsız olarak fıkhî sıhhat şartlarına riâyet etmekle mükelleftir. Önce fâsitsahîh teftîşi yapılır; sahîh ise sonra fâiz teftîşi yapılır. Bu iki kademeli teftîş İslâm fıkhının ticâret usûlüdür. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Ey îmân edenler! Mallarınızı aranızda bâtıl yollarla yemeyin; karşılıklı rızâya dayalı ticâret hâriç» (Nisâ 4/29) buyurmuştur. Bâtıl yol hem fâsit alışverişi hem de fâizi kapsar. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni ticâretinde fıkhî kâidelere riâyetkâr, helâle hassâs, ve karşılıklı rızâya bağlı kılmak üzerine kuruludur; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.

Fıkıh ve İhlâs: Ticâretin İki Kanadı

Mustafa Özbağ Efendi sohbette imâ ettiği bir incelikten daha bahseder: ticâretin iki kanadı vardır — fıkıh ve ihlâs. Fıkıh alışverişin zâhirî sıhhatini temîn eder; ihlâs ise mü'mînin niyetinin Cenâbı Hak rızâsı için olmasını sağlar. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Doğru, dürüst, ve emîn tâcir kıyâmet günü peygamberler, sıddîklar, ve şehîdlerle berâberdir» (Tirmizî, Büyû' 4) buyurmuştur. Mü'mîn tâcir alışverişinin fâsit olmamasına dikkat eder, fâize girmez, ve ihlâs ile çalışır. Bu üç şart bir araya geldiğinde mü'mîn ticâreti onun manevî yolculuğunun bir parçası olur; ve dünyâ kazancı âhiret saadetinin vesîlesi hâline gelir. İmâm Gazzâlî hazretleri İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn'de tâcirin ahlâkını tafsîlen îzâh eder.

  • Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/275-281; Nisâ 4/29; Mâide 5/1; İsrâ 17/35; Mutaffifîn 83/1-3.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Büyû'.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Müsâkât 81, altın altınla hadîsi.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Büyû'.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Büyû' 4, dürüst tâcir hadîsi.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Büyû' 19, yanında olmayanı satma hadîsi.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Büyû'.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Ticârât.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, ribâ ve sarf bahsi.
  • İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
  • İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
  • İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, büyû' bâbı.
  • Fetâvâyı Hindiyye.
  • İmâm Şâfiî, el-Üm.
  • İbn Kudâme, el-Muğnî.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, kesb ve ticâret bahsi.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet İslâm'ın alışverişte ilk olarak fâsit olup olmadığına baktığını, olmayan malın satılamamasının hükmünü, altın alım satımında fâiz kontrolünü, cinsleri farklı olunca mübâdelenin câiz olduğunu, dârü'lharb ile dârü'l-İslâm hükmünün aynı olduğunu, ve fıkıh ile ihlâsın ticâretin iki kanadı olduğunu tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri