Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette takâs edilecek şeyin mâl ve benzeri olması hâlinde sonradan verilebileceğini, lâkin nakit (para) ise aynı mecliste teslîmin şart olduğunu tafsîl eder. Sohbet Hz. Bilâl radıyallâhu anh ile berni hurması hâdisesi ile başlar: Hz. Bilâl iki ölçek âdî hurmayı bir ölçek iyi cins berni hurması ile değiştirir; Resûli Ekrem efendimiz buyurur ki «Eyvâh, bu ribânın tâ kendisidir; iyi hurma satın almak istersen elindekini ayrıca sat, sonra parasıyla iyi hurmayı satın al.» Sohbet İbn Ömer radıyallâhu anhümâ rivâyetini de aktarır; sahâbei kirâm dinarla deve satıp dinar yerine gümüş alıyordu, Resûli Ekrem efendimiz «O andaki aynı meclisteki kıymetiyle olunca bunda bir beis yok» buyurmuştur. Hanefîler malları misli ve kıyemî olarak ikiye ayırmıştır; bu tefrîk fâiz tahkîkinin temel anahtarıdır.
Hz. Bilâl ve Berni Hurması Hâdisesi
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hadîsi rivâyet ederek başlar: bir rivâyette şöyle gelmiştir — Hz. Bilâl radıyallâhu anh Resûli Ekrem efendimize iyi cins bir hurma olan berni hurması getirmişti. «Bu nereden?» diye sordu. Hz. Bilâl «Bizde âdî hurma vardı; Resûli Ekrem efendimizin yemesi için ondan iki ölçek vererek bundan bir ölçek satın aldık» dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem «Eyvâh, bu ribânın tâ kendisidir; eyvâh, bu ribânın tâ kendisidir; sakın öyle yapma. Şâyet iyi hurma satın almak istersen elindekini ayrıca sat, sonra onun parasıyla iyi hurmayı satın al» buyurdu (Buhârî, Müslim, Nesâî, Kütübi Sitte). Bu hadîsi şerîf ribâ-i fadl'ın (fazlalık ribâsı) ne kadar gizli bir tehlike olduğunu ortaya koyar.
Altın-Gümüş ve Altı Sınıf Ribâ Malı Hadîsi
Mustafa Özbağ Efendi başka bir hadîsi şerîfi de rivâyet eder: Müslim'in bir rivâyetinde «Altın altınla, gümüş gümüşle, buğday buğdayla, arpa arpayla, hurma hurmayla, tuz tuzla; başa baş, misli ile, peşin olarak satılır. Kim artırır veyâ artırılmasını talep ederse ribâya girmiştir. Bu işte alan da veren de birdir» (Müslim, Müsâkât 81, sayfa 1584 hadîs) buyurulmuştur. Yine Müslim'de Ebû Hüreyre'den rivâyetinde «cinsleri farklı ise müstesnâ» denir. Bu hadîsi şerîfler ribâ malı sınıfını altın, gümüş, ve dört temel gıdâ maddesi olarak tâdâd eder; ve cumhûr ulemâya göre kıyas yoluyla diğer misli mallara da bu hüküm sirâyet eder.
İbn Ömer Rivâyeti: Dinarla Deve, Dinar Yerine Gümüş
Mustafa Özbağ Efendi başka bir hadîsi şerîfi rivâyet eder: İbn Ömer radıyallâhu anhümâ anlatıyor — «Ben dinarla deve satıyor, dinar yerine gümüş alıyordum; bâzen de gümüşle satıyor onun yerine dinar alıyordum. Bu durumu Resûli Ekrem efendimize arz ederek hükmünü sordum. 'O andaki aynı meclisteki kıymetiyle olunca bunda bir beis yok' buyurdu». Bu hadîsi şerîf farklı para birimlerinin aynı meclisteki günlük kur ile takâsının câiz olduğunu ortaya koyar. Hidâye'de fetvalar bu hadîs üzerine binâ edilmiştir: peşin olmaları durumu dışında altını gümüş ile satmada ribâ vardır; peşin ribâ değil — peşin altınla gümüşü alabilirsin, gümüşle altını alabilirsin. Lâkin vâde giriyorsa fâiz giriyor.
Misli Mallar ve Kıyemî Mallar Tefrîkı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî tâlîlatı sunar: Hanefîler malları ikiye ayırmıştır — bir, misli mallar; iki, kıyemî mallar. Misli mâl: meselâ Câfer kereste işi yapıyor — beşe on çam üretiyor; bu mâl misli mâl olur. Lâkin o beş on keresteyi kullandığı zaman mâl kıyemî mâl hükmüne geçer; çünki kullanıldı. Kullanıldıktan sonra kıymeti takdîr edilir. Çünki o fabrika üretimiyle mâl idi. Sıfır bir Tofaş araba misli mâldır; çünki henüz daha kullanılmadı, fabrikadan banttan çıkıyor. O misli mâlla — sıfır arabayla sıfır arabayı — takâs ederken üzerine ücret almak fazlalık almak fâiz olur. Misli mâl olduğu için bunu Hanefîler şer'a düşürmüşler.
Misli Mâlın Telefi ve Misliyle Tazmin
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hükmü daha tafsîl eder: eğer misli mâlın başına bir gelirse — kaybolmak gibi, telef olmak gibi — misli ile ödemek gerekir; çünki fabrikada vardır, fabrikadan sıfırını alıp o kimseye verirsiniz. Aynı marka, aynı model, hattâ aynı renk, lâkin kullanılmış: bunun takâsında kıyemî mâl olur, çünki kullanıldı. Tâbîri câizse araba piyasası diliyle plaka takıldı — plaka takılır takılmaz kıyemî mâl olur, kullanılmış mâl olur. Kullanılmış mâl olunca iki kullanılmış mâl arasında, veyâ misli mâl ile kullanılmış mâl arasında takâsta fazlalık almak fâiz olmaz; çünki kıymet düştü, ya da kullanılmış mâl piyasa kıymetiyle belirlendi. İmâm es-Serahsî hazretleri el-Mebsût'ta bu inceliği tafsîlen îzâh etmiştir.
Klima Misâli ve Aksesuar Farkı
Mustafa Özbağ Efendi husûsî bir misâl ile mes'eleyi tafsîl eder: misli mâlda model değişirse, aksesuarı değişirse, o zaman cins değişti — misli mâl da olsa fark var. Birisi klimâlı, birisi klimâsız: klimâlı olanın bir farkı var, klimâsız olanın farkı yok. O zaman o farkı klimâsından dolayı üzerine fark almak câizdir. Lâkin ikisi de klimâsızsa, üzerinden bir fark almak mümkün değildir; takâsta. Bu üslûp Hanefî fıkhının ne kadar dakîk ve hayâtın akışına uygun olduğunu ortaya koyar. Aksesuar farkı, model farkı, ya da husûsî farklılıklar fiyat farkı için meşrû sebep teşkîl eder; ve aradaki fark fâize girmez.
Eski Halı Karşılığı Yeni Halı Misâli
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muâsır bir kampânyâ misâlini de tafsîl eder: bâzen firmalar kampanya yapıyor — «Eski halını getir, 10 lira fazla vererek yeni halı al» şeklinde. Bu tarz alışveriş fâize girer mi? Cevâb: girmez. Çünki bir mâl kullanıldı, kullanıldığı için kıyemî mâl oldu; öbür mâl (yeni halı) kullanılmadı, o misli mâl. Lâkin o kıyemî mâl olduğu için, kıyemî mâla bir takdîr biçildi — 10 lira, 20 lira, 30 lira; ya da hiç takdîr biçilmedi, «eski halını getir, yeni halı al» dedi. O da eski bir halı getirdi — ne getirdiyse getirdi; öbür halıyı 5 liradan aldı — fâiz olmadı. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni alışverişin fıkhî inceliklerine vakıf olmaya, fâize girmemeye, ve ticârî hayâtında basîretli olmaya yöneltir.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/275-281; Nisâ 4/29; Mâide 5/1; Rûm 30/39.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Büyû', ribâ ve berni hurması hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Müsâkât 81, sayfa 1584 hadîs.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Ticârât.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, ribâ ve sarf bahsi.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, ribâ ve büyû' bâbı.
- Mecelle, madde 145, kıyemî mallarda takâs.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Hz. Bilâl ve berni hurması hâdisesini, altıngümüş ve altı sınıf ribâ malı hadîsini, İbn Ömer rivâyetiyle dinarla deve mübâdelesini, misli ve kıyemî mallar tefrîkını, misli mâlın telefi ve misliyle tazminini, klima misâli ve aksesuar farkını, ve eski halı karşılığı yeni halı kampanyasının fâize girmediğini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri