Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette müteahhitle yapılan alışverişe âid bâzı mes'eleleri tafsîl eder. Bir kimse arsasını iki dâire karşılığında müteahhide verirse, bu muâmelede fâiz yoktur; çünki malların cinsleri ayrıdır — arsa ayrı, dâire ayrıdır. Bu bir trampa (mübâdele) akdidir, ve fâiz kapsamına girmez. Müteahhidin teslîmde gecikmesi hâlinde tâzmin (gecikme cezâsı) konuşulmuşsa müteahhit her geçen gün için tâzmîni ödemekle mükelleftir; konuşulmamışsa yerel hukûk geçerli olur. Müteahhidin kötü olan üç dâire karşılığında mâl sâhibine iyi olan bir dâire vermesi de fâize girmez; çünki burada mâl kıyemî olmuştur — kullanılmış dâireler söz konusudur, ve kullanıldığı için bir kıymet takdîri yapılır.
Arsa Karşılığı Dâire: Trampa Akdi
Mustafa Özbağ Efendi sohbete müteahhitle yapılan tipik bir alışverişin fıkhî tahlîline başlar: bir kimse arsasını iki dâire karşılığında müteahhide verirse, bu muâmelede fâiz yoktur. Çünki malların cinsleri ayrıdır — arsa ayrı, dâire ayrıdır. Kişinin bir arsası vardır; müteahhitle anlaşır, ve iki dâire talep eder; dâirenin özellikleri belirlenir. Bu bir «trampa» (mübâdele) akdidir; ve fâiz kapsamına girmez. Cinsleri farklı malların mübâdelesinde fazlalık fâize girmez; sâdece peşin olma şartı korunur. Mecelle'nin 120. maddesi bu hükmü tafsîlen îzâh eder. İbn Âbidîn hazretleri Reddü'l-Muhtâr'da bu kâidenin uygulamasını muhtelif misâllerle ortaya koymuştur.
Müteahhidin Teslîmde Gecikmesi: Tâzmin Hükmü
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir muâsır mes'eleyi tafsîl eder: müteahhit altı ayda yapıp teslîm edeceğini söyler; lâkin geciktirir. Durum şöyle olur: eğer tâzmin (gecikme cezâsı) baştan konuşulmuşsa, müteahhit her geçen gün için o tâzmîni ödemek zorundadır. Tâzmin konuşulmamışsa, yerel hukûk geçerli olur. İslâm hukûkuna göre de yerel hukûktaki cezâî şart uygulanabilir. Bu hâl İslâm fıkhının «şartı cezâî» (cezâî şart) bahsinin uygulamasıdır; ve İslâm'ın muâsır hayâtın akışına ne kadar uygun bir hüküm getirdiğini ortaya koyar. Müteahhitlik mukāveleleri taraflar arasında karşılıklı rızâ ile çekirdek hükümleri belirler; ve gecikme tazminâtı bu hükümlerden biridir.
İyi ve Kötü Dâire Takâsı
Mustafa Özbağ Efendi başka bir muâmele şeklini de tafsîl eder: müteahhit kötü olan üç dâire karşılığında mâl sâhibine iyi olan bir dâire verirse, bu da fâize girmez. Çünki burada mâl kıyemî olmuştur — yâni kullanılmış dâireler söz konusudur. Kullanıldığı için bir kıymet takdîri yapılır. Müteahhit kendi takdîriyle üç kötü dâire yerine bir iyi dâire vermiştir; bu da fâiz değildir. Bu hâl İslâm fıkhının «misliyâtkıyemiyât» tefrîkının uygulanmasıdır. Misli mallarda misli misline ve peşin olarak mübâdele şartı vardır; kıyemî mallarda ise her ferdin kıymeti farklı olduğu için, fiyat farkı tabiî bir şeydir. İmâm Kâsânî hazretleri Bedâiu's-Sanâi'de (V/183) bu hükmü tafsîlen îzâh etmiştir.
Müteahhitle Yapılan Akdin Hukûkî Çerçevesi
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir kâideyi vurgular: müteahhitle yapılan akit İslâm fıkhının «istisnâ'» akdinin bir uygulamasıdır. İstisnâ' akdi sipâriş üzerine bir mâlın yapılmasını ifâde eder; ve İslâm fıkhında câizdir. Hanefî mezhebinde «istihsân» yoluyla câiz görülmüştür; çünki insânların ihtiyâcı vardır, ve hayâtın akışı bunu iktizâ eder. Müteahhit mâl sâhibinin arsası üzerine binâ yapar; mukâbilinde belli sayıda dâireyi mülkiyetinde alır. Bu akit hem mâl sâhibine ev kazandırır, hem de müteahhide kâr sağlar; ve karşılıklı rızâ ile her iki tarafın da kazânımı temîn edilir.
Mâlın Cinsleri Farklılığı: Fâize Engel
Mustafa Özbağ Efendi sohbette muazzam bir fıkhî tâlîlatı sunar: arsa ile dâire farklı cinslerdir — arsa hâm bir mâldır; dâire üzerinde işçilik ve emek bulunan bir maldır. Bu farklılık iki mâlın aynı kıymette tutulmamasını ortaya koyar. Bir kimse arsa veriyor, müteahhit binâ yapıp dâire iâde ediyor — aradaki kıymet farkı müteahhidin emeğinin karşılığıdır; ve bu kâr meşrûdur. Cinsleri farklı malların mübâdelesinde fazlalık fâize girmez; sâdece peşin olma şartı korunur. Bu hüküm Resûli Ekrem efendimizin «Cinsleri farklı olunca peşin olmak şartıyla istediğiniz gibi alışveriş yapın» (Müslim, Müsâkât 81) hadîsi şerîfine dayanmaktadır.
Mü'mîn Müteahhidin Mes'ûliyeti
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mîn müteahhidin manevî mes'ûliyetlerini de imâ eder: müteahhit mâl sâhibinden aldığı arsa üzerine binâ yapacak; emânet ehli olmalı, dürüst inşâât yapmalı, ve teslîmâtı zamânında yapmalıdır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Doğru, dürüst, ve emîn tâcir kıyâmet günü peygamberler, sıddîklar, ve şehîdlerle berâberdir» (Tirmizî, Büyû' 4) buyurmuştur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni mes'ûliyetlerini bilen, taahhütlerini yerine getiren, ve insânlara hizmette dürüst olan bir mü'mîn kılar; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/275-282; Nisâ 4/29; Mâide 5/1; İsrâ 17/35.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Büyû'.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Müsâkât 81, altın altınla hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Büyû' 4.
- Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Büyû'.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Ticârât.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, istisnâ' akdi bahsi.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi' V/183.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, büyû' bâbı.
- Mecelle, madde 120.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet arsa karşılığı dâire akdinin trampa olduğunu ve fâize girmediğini, müteahhidin teslîmde gecikmesi hâlinde tâzmin hükmünü, iyi ve kötü dâire takâsında kıyemî mâl statüsünü, müteahhitle yapılan akdin istisnâ' akdi olarak hukûkî çerçevesini, mâlın cinslerinin farklılığının fâize engel oluşunu, ve mü'mîn müteahhidin mes'ûliyetlerini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: İslâm'a Göre Ticâret Sohbetleri