Peygamber Efendimiz’in teravıh namazını sekiz rekat kıldığına dair rivayetler içtihat konusunda bir ihtilaf vesilesi olmüştür. Bu sohbette teravıhin farz mı yoksa sünnet mi olduğu, Hz. Resulullah ve Hz. Ömer dönemindeki uyguşmüşları, sekiz ve yirmi rekat farkı ve mezheplerin yönü ele alınmaktadır.
Teravıh Namazının Tarihi Gelişi
Teravıh, Ramazan ayına mahsus bir sünnet namazıdır. Hz. Resulullah Ramazan’da bir gece camide namaza durdu, sahabe onun ardına geldi; ikinci gece daha çok kişi geldi; üçüncü gece camı doldu. Dördüncü gece Hz. Resulullah, «Sizin niyetinizi biliyorum; ancak benden sonra bu namazın size farz olmasindan endişe ediyorum» (Buhârî, Salâtüt-Teravıh, 1; Müslim, Salâtül-Müsafırın, 177) diyerek camiye gelmedi. Sahab’e o gece camide bekledi ama Hz. Resulullah gelmedi. Bu hadise, teravıhin sünnet olduğunu sergiler; farz olmamasinı sağlamak için Hz. Resulullah onu cemaatle kılmaktan kaçındi.
Hz. Ömer’in Düzenlişi
Hz. Resulullah’ın vifâtindan sonra müslümanlar teravıhi ferdi olarak veya küçük gruplar hâlinde camide kılmışlar; Hz. Ebû Bekir döneminde bu düzen devam etti. Hz. Ömer halifelik döneminde camiye girdiğinde müslümanların farklı gruplar hâlinde ayrı ayrı namaz kıldığını gördü ve, «Bunları bir tek imamın ardına toplasam ne güzel olur» dedi. Ubey b. Kabi imam olarak görevlendirdi ve cemaatle teravıhi düzenledi (Buhârî, Salâtüt-Teravıh, 1). Bu düzenliş, teravıh namazının cemaatle kılınması uyguşmüşunin tekrar tezahürünin vesilesi oldu. Hz. Ömer’in «Ne güzel bid’at» (Buhârî, Salâtüt-Teravıh, 1) ifadesi, bu düzenlişin manevi olarak kıymetli bir tezahür olduğunu sergiler.
Sekiz mi Yirmi mi Rekat?
Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ)’dan gelen rivayette, «Resulullah Ramazan ve diğer aylarda gece namazını on bir rekattan fazla kılmazıdı» (Buhârî, Teravıh, 1; Müslim, Salâtül-Müsafırın, 125) ifadesi vardır. Bu rivayetten yola çıkarak bazı alimler, teravıhin sekiz rekat olduğunu (üç rekat vitir ile birlikte toplam on bir) ifade etmişlerdir. Ancak Hz. Ömer döneminde cemaatle yirmi rekat olarak kılınmıştır ve sahabe bu uyguşmüşu kabul etmiştir. Müasır alimler bu konuda iki görüşi de kabul ederler. Bazı çağdaş alimler sekiz rekatı tavsiye eder; klasik mezhepler ise yirmi rekatı benimseriler.
Dört Mezhep’in Görüşü
Hanefi, Şafıı, Malıkı ve Hanbeli mezhepleri teravıhin yirmi rekat olduğunu kabul etmişlerdir. Sebebi, Hz. Ömer döneminde cemaatle yirmi rekat olarak kılınmış olması ve sahabe ittifakının buna olmasıdır. Malıkı mezhepi bazı rivayetlere göre otuz altı rekat olarak kılmıştır; bu Medinedeki uyguşmüşu yansıtır. Şafıı, Hanbeli ve Malıkılerin yöni yirmi rekatıdır. Bu çerçevede Hanefi mezhepi de yirmi rekatı tavsiye eder. Mü’min mezhebine göre kılmalıdır; sekiz rekat kılanı nefi etmemeli, yirmi rekat kılanı yersiz görmemelidir.
Teravıh’in Manevi Yönü
Teravıh, sadece bir rekat sayılamasi meselesi değil; Ramazan’ın manevi atmosferine mahsus bir manevi yükseliş vesilesidir. Hz. Resulullah, «Kim Ramazan’da iman ve ihtisaben kıyam ederse, geçmiş günahları affedilir» (Buhârî, Salâtüt-Teravıh, 1; Müslim, Salâtül-Müsafırın, 173) buyurmuştur. Mü’min teravıhi kıyamı leyl niyetinde kılmalı, manevi olarak Allah ile huzurda olmayı yaşamalıdır. Camide cemaatle kılınması manevi olarak ek bir feyz vesilesidir; cemaat manevi enerjisini mü’min’in üzerine akıtır ve manevi yükselişe vesile olur. Bu yönüyle teravıh, Ramazan’ın en kıymetli manevi vesilelerinden biridir.
Mü’min’in Yönü
Mü’min teravıhı mezhebine göre kılmalıdır. Hanefi ise yirmi rekat olarak; bir başka mezhebe tabı’ ise o mezhebin kabul ettiği şekilde. Önemli olan teravıhı bir bid’ati hasene olarak kabul etmek ve manevi olarak bu vesileyi kullanmaktır. Sekiz rekat veya yirmi rekat farkı bir müslüman kardeşin nefine sebep olmamalı; bu ihtilaf manevi olarak feri bir tezahürdür. Asıl olan teravıhı cemaatle veya ferdi olarak kılmak ve manevi yükselişe vesile etmektir. Mü’min Ramazan’ın her gecesinde teravıh kılmalı, manevi olarak ayın bereketinden istifade etmelidir. Bu yönüyle teravıh, Ramazan’ın bir farklı manevi yükseliş kapısıdır.
Bibliyografya
- Kur’ânı Kerîm, Bakara 2/183-187; Müzzemmil 73/1-4.
- İsrâ 17/79; Zâriyât 51/17-18.
- Buhârî, Salâtüt-Teravıh, 1-3; Savm, 7.
- Müslim, Salâtül-Müsafırın, 125, 173, 177.
- Tirmizî, Savm, 81; Ebû Dâvûd, Salât, 318.
- Nesâî, Sıyâm, 40; İbn Mâce, İkame, 173.
- İmâm Malık, el-Muvatta, teravıh babları.
- İmâm Şafıı, el-Ümm, kıyamı leyl bölümü.
- İmâm Ahmed b. Hanbel, Müsned, teravıh hadisleri.
- İbn Rüşd, Bidâyetül-Müctehid, teravıh faslı.
- Kasanı, Bedaius-Sanai, teravıh babları.
- Nevevi, el-Mecmû’, teravıh bölümü.
- İbn Kudâme, el-Muğnı, teravıh babları.
- İbn Hacâr el-Askalânı, Fethul-Bâri, teravıh hadisleri şerhi.
- Aliyyül-Kâri, Mirkâtül-Mefâtih, teravıh hadisleri.
- İmâm Gâzâlî, İhyâu Ulûmid-Din, kıyamı leyl bahisleri.
- Mahmud Sami Ramazanoğlu, Ramazan Sohbetleri.
- Mehmet Zâhid Kotku, Tasavvufî Ahlâk, teravıh faslı.
- Yüsuf el-Karadavı, Fıkhus-Sıyâm, teravıh bölümü.
- Mustafa Özbâğ, Sohbetler, Ramazan-İnfak serisi.
Sohbetin Tasnîfi
Bu sohbet, peygamber efendimizin teravıh namazını sekiz rekat kıldığı rivayetlerinin tarihsel ve fıkhı bağlamını, Hz. Ömer’in düzenlişini, dört mezhebin görüşünü ve teravıhin manevi yönünü bütünlük içinde sunmaktadır. Ramazaninfak serisinde fıkhı mes’ele’yi açıklayan ana sohbet niteliğindedir.
Kaynak: Mustafa Özbâğ Sohbeti | Video: YouTube | Seri: Ramazan-İnfak