Fidiye verirken önicilik akrabaların, kom&şüların ve mahallin fakırlerindedir. Bu sohbette fidiyenin şer’i mahiyeti, kimlere verilmesi gerektiği ve önicilik sıralamasının manevi yönü ele alınmaktadır.
Fidiye’nin Şer’i Mahiyeti
Fidiye, oruç tutamayan mü’min’in her günü için vermesi gereken bir mali bedeldir. Cenâbı Hak Bakara sûresi 184’te, «Gücü yetmeyenlerin üzerine bir fakırı doyurma fidiyesi vardır» buyurmuştur. Fidiye, yaşlı veya iyileşmesi uygün olmayan hastalar için oruç tutamadığı her gün için bir fakırı doyurma bedelidir. Hanefi mezhebine göre bir günlük fidiye, bir müd (yaklaşık 600-700 gram) buğday veya kıymeti kadar paradir. Müasır uyguşmüşta her ülkenin dini otoritesi bir günlük fidiye miktarını ilan eder.
Fidiyeyi Kimler Verir?
Fidiye, sadece oruç tutamayan yaşlı veya iyileşmesi uygün olmayan hastalar için değildir. Hamile veya emziren eşlerin oruç tutmadığı durumda bazı görüşlere göre fidiye vermelidirler; bazı görüşlere göre ise kaza yapmalıdırlar. Kaza edecek gücü olan ancak Ramazan’da hasta veya yolcu olanlar fidiye vermezler; kaza yaparlar. Has’ta veya yolcu ölmüşse ve oruç borçlü ise, varisleri oruç tutmazsa onun adına fidiye vermelidirler. Yetimi veya büyük bir gençlik göstermiş kimsenin yerine fidiye vermek de manevi olarak mümkündür.
Önicilik: Akrabalar
Fidiye verirken önicilik, ihtiyaçlı akrabalardir. Hz. Resulullah, «İhtiyaçl’ı akrabanın hakki iki kat sadakadir: Hem akrabalık bağı, hem de ihtiyaça yardım» manasindaki rivayet ile bunu sergilemiştir. Sadaka ve fidiye verirken, önce ailenin içerisindeki, sonra akrabalar arasında ihtiyaçlı olanlara vermek manevi olarak en uygündür. Akrabadan sonra kom&şülar gelir; mahallindeki kom&şüların yöni mahallin manevi sağlıığının korunmasına vesile olur. Sonra mahallin fakırleri ve daha sonra diğer fakırler gelir.
Önicilik: Kom&şülar
Hz. Resulullah, «Yanındeki kom&şünü aç bırakarak kendin tok yatan iman etmiş değildir» (Buhârî, Edeb, 112; Müslim, İmân, 73) buyurmuştur. Bu rivayet, mü’min’in önicilik olarak kom&şülarını manevi olarak koruması gerektiğini sergiler. Fidiye verirken, mahallindeki ihtiyaçlı kom&şülarını bulmalı ve onlara önicilik tanımalıdır. Kom&şülar arasında ayırım yapmadan, fakırı bilinen kom&şülara vermek manevi olarak en uygündür. Bu uyguşmüş manevi olarak mahallin sosyal yapisini geneller; kom&şülar arasında manevi bir kardeşlik tezahür eder.
Önicilik: Mahallin Fakırleri
Akraba ve kom&şülardan sonra mahallin diğer fakırleri gelir. Mahallindeki bir camide bir öğretim vesilesi yapiliyor olabilir; bir öğretmen burada gönüllü olarak hizmet ediyor olabilir; mahallindeki bir kurum eğitim, sağlik veya manevi yönden hizmet veriyor olabilir. Bu kurumlar veya kişiler manevi olarak mahallin sosyal yapisini korur ve bu sebeple fidiye vermek için önicilik tanımak manevi olarak uygündür. Mahallin sosyal sağlıığı, mü’min’in manevi sağlıığına da etki eder.
Mü’min’in Yönü
Mü’min fidiye verirken bu önicilik sıralamasını gözetmelidir: Akraba > kom&şülar > mahallin fakırleri > diğer fakırler. Bu sıralama, manevi olarak ailenin ve mahallin manevi yapisini korur. Eğer akrabalar arasında zenginler bulunuyor ve hiç ihtiyaçlı yoksa, dikkat kom&şülara yönelir. Eğer mahallin fakırı ihtiyaçlı kimse yoksa, diğer mahallere ulaşır. Genelde organize fidiye toplayan kurumlar (vakıf, dernek) mü’min’in fidiyesini en uygün yere ulaştirirlar; ancak mü’min mahallindeki bir ihtiyaçlı bilmiyor ise, önce bunu araştirmalıdır. Akrabalık ve kom&şülük bağının manevi yönünü korumak, fidiyeyi manevi olarak en kıymeti bir tezahüre dönüştürir.
Bibliyografya
- Kur’ânı Kerîm, Bakara 2/184; Talak 65/7.
- İsrâ 17/26; Bakara 2/177; Tevbe 9/60.
- Buhârî, Edeb, 112; Savm, 39.
- Müslim, İmân, 73; Zükât, 65.
- Tirmizî, Birr, 28; Ebû Dâvûd, Savm, 21.
- Nesâî, Sıyâm, 51; İbn Mâce, Sıyâm, 12.
- İmâm Malık, el-Muvatta, fidiye babları.
- İmâm Şafıı, el-Ümm, fidiye bölümü.
- İbn Rüşd, Bidâyetül-Müctehid, fidiye faslı.
- Kasanı, Bedaius-Sanai, fidiye babları.
- Nevevi, el-Mecmû’, fidiye bölümü.
- İbn Kudâme, el-Muğnı, fidiye babları.
- İbn Hacâr el-Askalânı, Fethul-Bâri, fidiye hadisleri şerhi.
- İmâm Gâzâlî, İhyâu Ulûmid-Din, sadakafidiye bahisleri.
- İbn Atâullah, Hikemi Ataiyye, sadaka hikmetleri.
- Mevlânâ, Mesnevii Şerîf, c. III-V (akrabakom&şülük türevi konuları).
- İbn Âbidın, Reddul-Muhtâr, fidiye güncel meseleleri.
- Mahmud Sami Ramazanoğlu, Ramazan Sohbetleri, fidiye bahsi.
- Mehmet Zâhid Kotku, Tasavvufî Ahlâk, şükürfidiye fasıl.
- Mustafa Özbâğ, Sohbetler, Ramazan-İnfak serisi.
Sohbetin Tasnîfi
Bu sohbet, fidiye verirken öniciliğin kimlere olduğunu (akraba, kom&şülar, mahallin fakırleri) hadisi şerîfler ve fıkhı rivayetlerin işiğinda bütünlük içinde sunmaktadır. Ramazaninfak serisinde fidiye dağıtım boyutunu vurgulayan ana sohbet niteliğindedir.
Kaynak: Mustafa Özbâğ Sohbeti | Seri: Ramazan-İnfak
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.
