Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Farzlar ·

Oruç farz olmadan önce de Allah Resulü ve Kureyşliler ayda üç gün oruç tutuyorlardı 23.03.23

gerçek şu ki burada Allah sizden gerçek şu ki burada Allah sizden öncekilere d...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı» (Bakara 2/183) âyeti kerîmesini esâs alarak orucun yalnız İslâm ümmetine has olmadığını, Hz. Âdem aleyhisselâmdan Hz. Muhammed Mustafâ sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine kadar gelen bütün peygamberlere ve onların ümmetlerine farz kılındığını tafsîl eder. Resûli Ekrem efendimiz ve Kureyşliler oruç farz olmadan önce de eyyâmı bîz denilen her ayın 13, 14, 15. günlerinde oruç tutuyorlardı. Hicretten sonra Ramazân ayında oruç tutmak farz kılınmış; ve eyyâmı bîz orucu nâfile hükmüne geçmiştir. Orucun temel hikmeti takvâya ermektir.

Oruç Bütün Ümmetlere Farz Kılınmıştır

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel âyeti kerîmeyi mihver alarak başlar: Cenâbı Hak buyuruyor ki «Ey îmân edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı; tâ ki korunasınız (takvâya eresiniz)» (Bakara 2/183). Bu âyeti kerîme orucun İslâm ümmetine has olmadığını, geçmiş ümmetlere de farz kılındığını ortaya koyar. Hz. Âdem aleyhisselâmdan Hz. Muhammed Mustafâ sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine kadar gelen bütün peygamberlere ve onların ümmetlerine oruç ibâdeti farz kılınmıştır. Oruç insanlık tarîhinin en kadîm ibâdetlerinden biridir; ve bu kadîmlik onun manevî değerinin bir alâmetidir.

Hz. Nûh Aleyhisselâm ve Üç Gün Oruç

Mustafa Özbağ Efendi geçmiş ümmetlerin oruç tatbîkâtı hakkındaki rivâyetleri tafsîl eder: Hz. Nûh aleyhisselâmın ayda üç gün oruç tuttuğu rivâyet edilmiştir. Hz. Nûh aleyhisselâmdan sonra bâzı kavimlerin peygamberlerine de ayda üç gün oruç farz kılınmıştır. Bâzı rivâyetlerde ise bir aylık orucun da geçmiş ümmetlere farz kılındığına dâir bilgiler mevcûddur. Bu üslûp orucun farziyetinin tarîhî tabakalarını gözler önüne serer; ve orucun bütün peygamberlere müşterek olan temel ibâdetlerden biri olduğunu ortaya koyar. İmâm Kurtubî hazretleri tefsîrinde bu rivâyetleri tafsîlen ele almıştır.

Hz. Peygamber ve Kureyşliler Eyyâmı Bîz Orucu

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tarîhî bilgiyi de aktarır: Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ve Kureyşliler oruç farz olmadan önce de ayda üç gün — eyyâmı bîz denilen her ayın 13, 14 ve 15. günleri — oruç tutuyorlardı. Bu gelenek Hz. İbrâhîm aleyhisselâmdan itibâren Arap toplumunda süregelen bir ibâdet pratiğiydi. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Her aydan üç gün oruç tutmak, bütün ay oruç tutmak gibidir» (Buhârî, Savm 60; Müslim, Sıyâm 197) buyurmuştur. Eyyâmı bîz orucu Hz. İbrâhîm aleyhisselâmın tatbîkâtının bir uzantısıdır; ve Resûli Ekrem efendimiz bu sünneti devâm ettirmiştir.

Hicretten Sonra Ramazân Orucunun Farz Kılınması

Mustafa Özbağ Efendi tarîhî hâdisenin merkezini ortaya koyar: Hicretten sonra Ramazân ayında oruç tutmak farz kılınmış, ve eyyâmı bîz oruçları nâfile hükmüne geçmiştir. Bu fariziyye Hicretin ikinci senesi Şa'bân ayının ortasında nâzil olmuştur; ve Resûli Ekrem efendimiz Medîne'de toplam dokuz Ramazân orucu tutmuştur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Sayılı günlerde olmak üzere… Sizden kim hasta veyâ yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutsun» (Bakara 2/184) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme Ramazân orucunun ruhsatlarını da ortaya koyar.

Orucun Hikmeti: Takvâya Ermek

Mustafa Özbağ Efendi orucun temel hikmetini de tafsîl eder: âyeti kerîmede «tâ ki korunasınız» ifâdesi orucun hikmetini açıkça ortaya koyar. Bu «korunma» tâbîri takvâya ermek anlamına gelir. Takvâ Allâh'tan korkmak ve O'nun yasaklarından sakınmaktır. Oruç insanı nefsânî arzûlardan arındırarak takvâ makâmına yükseltir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi kudsîde Cenâbı Hakk'ın şöyle buyurduğunu nakleder: «Oruç hâriç insanın her ameli kendisinedir; oruç ise benimdir, ben de onun karşılığını veririm» (Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 162). Oruç manevî bir ibâdettir; ve sevâbı Cenâbı Hakk'ın husûsî takdîrindedir.

Oruç: Yalnız Açlık ve Susuzluk Değildir

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda orucun manevî yönünü de vurgular: oruç yalnızca açlık ve susuzluk çekmek değil; nefsi terbiye etmek, takvâya ermek, ve Allâh'ın rızâsını kazanmak için ilâhî bir eğitimdir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Kim yalan söylemeyi ve onunla amel etmeyi bırakmazsa, Allâh'ın o kimsenin yiyeceğini ve içeceğini bırakmasına ihtiyâcı yoktur» (Buhârî, Savm 8) buyurmuştur. Mü'mîn oruç tutarken yalnız mîdesini değil, dilini, gözünü, kulağını, ve bütün âzâlarını oruç tutturur; ve bu hâl onu takvâya yükseltir. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de orucun bu manevî yönüne büyük ehemmiyet verir; ve farz Ramazân orucunun yanında nâfile oruçları da mü'mînin manevî yolculuğunun temel bir cüzü olarak görür.

  • Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/183-187; Bakara 2/184; Ahzâb 33/35; Müzzemmil 73/20; Mü'minûn 23/1-11.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü's-Savm 6, oruç tutanın affı hadîsi.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü's-Savm 8, yalan hadîsi.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü's-Savm 9, oruç benimdir hadîsi.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü's-Savm 60, üç gün oruç hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü's-Sıyâm 162.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü's-Sıyâm 197.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü's-Savm.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü's-Savm.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü's-Sıyâm.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü's-Sıyâm.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân, Bakara 2/183 tefsîri.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, oruç esrârı bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Zâdü'l-Me'âd.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Farzlar Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet orucun bütün ümmetlere farz kılındığını, Hz. Nûh aleyhisselâm ve üç gün oruç rivâyetini, Hz. Peygamber ve Kureyşlilerin eyyâmı bîz orucunu, Hicretten sonra Ramazân orucunun farz kılınmasını, orucun hikmetinin takvâya ermek olduğunu, ve orucun yalnız açlık ve susuzluk değil bir manevî terbiye olduğunu tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Farzlar Sohbetleri