Dikenler Arasında Kaybolmak — Hevâ Hevesin Saplantısı
Dikenler arasında kaybolmak — hevâ hevesin saplantısının bir imgesidir. Mü’min hevâ hevese kapıldığında, dikenli bir tarlaya girer gibi olur. Her adımı acı verir; yola çıkmak istese ayağına yeni dikenler batar. Bu noktada kurtuluş zordur; ama mümkündür. Dikenler arasından çıkmanın yolu, dikkatli ve sebâtla yürümektir; ve mürşid rehberliğine başvurmaktır. Çünkü mürşid dikenli tarlanın haritasını bilir; mü’mini güvenli bir yola çıkarır.
Dikenler — Hayâtın Tutkuları
Dikenler — hayâtın tutkuları, hatalı seçimler, günâhların izleri demektir. Mü’min hayâtında pek çok diken biriktirir. Her hata bir diken; her günâh bir diken; her ihmâl edilen ibâdet bir diken. Bu dikenler birikince, mü’min kendi yapısı tarafından sıkıştırılmış olur. Dışarı çıkmak zor görünür. Ama Allâh’ın rahmeti her zaman vardır; çıkış mümkündür.
Kaybolmak — Yönü Bulamamak
Kaybolmak, yönü bulamamak demektir. Mü’min hayâtta yön bulmak için Kur’ân ve sünnete dönmelidir. Bunlar olmadan, mü’min kaybolur; ve dikenler arasında dolanıp durur. Modern müslüman çoğu zaman bu durumdadır: Kur’ân okumaz, sünnete bakmaz, mürşid arayışında değildir. Sonuçta hayâtının çoğunu kayıp hâlinde geçirir. Yön bulmak için yönlendirici lâzımdır.
Mürşidin Rehberliği — Dikenli Tarlanın Haritası
Mürşidin rehberliği dikenli tarlanın haritası gibidir. Mürşid önceden bu yoldan geçmiştir; dikenlerin yerlerini bilir; güvenli geçişleri tanır. Mürîd mürşide tâbî olunca, dikenler arasından kolayca geçer. Halbuki kendi başına yürümek çok daha tehlikelidir. Bu yüzden tasavvuf mürşid bulmanın önemini vurgular.
Sabır ve Sebât — Dikenler Arasından Çıkış
Sabır ve sebât, dikenler arasından çıkışın anahtarıdır. Mü’min «hemen kurtulayım» derse, daha çok diken batırır. Sabırla, adım adım, doğru yönde yürümek gerek. Her adım dikkatli olmalı; aceleyle değil. Sebâtla, vazgeçmeden devâm etmek gerek; çünkü dikenler birden bitmez. Yıllar süren bir mücâdele olabilir. Ama her doğru adım, mü’mini çıkışa yaklaştırır.
Çıkış Sonrası — Açık Yola Kavuşmak
Dikenler arasından çıktıktan sonra mü’min açık bir yola kavuşur. Bu yol Allâh’a giden yoldur; sünnete uygun, mâneviyâta açık, bereketli. Bu yolda mü’min huzur bulur; çünkü dikenler arkada kalmıştır. Bu, tasavvufun vaat ettiği büyük mükâfâttır: Dikenli hayâttan, açık ve bereketli yola çıkmak.
Tövbe — Dikenleri Sökmek
Tövbe, dikenleri kökünden sökmektir. Mü’min günâhlardan tövbe ederse, o günâhların dikenleri kalkar. Allâh «Şüphesiz tövbe edenleri sever» (Bakara 222). Tövbe ile geçmiş silinir; ve mü’min temiz bir sayfaya başlar. Bu, dikenleri sökmenin en güçlü yöntemidir. Mü’min sürekli tövbe etmelidir; günde defalarca «estağfirullâh» çekmeli.
Niyâz — Dikenler Arasından Çıkmak İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni hevâ hevesin dikenleri arasında kaybolmuş bırakma. Kur’ân ve sünnet ile yön bulmamı nasîb et. Mürşidin rehberliğinde dikenler arasından geçmemi sağla. Sabır ve sebât ver. Tövbe ile dikenlerimi söküp atmamı kolaylaştır. Beni açık ve bereketli yola çıkmayı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi dikenler arasından kurtarıp açık yola çıkar.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Diken, Tövbe, Mürşid. → Tasavvuf Sözlüğü