Namazın Cem Edilmesi — Hükmün Özeti
Namazı cem etmek konusunda iki rivâyet birlikte değerlendirilmelidir. Birincisi, hadîste «Deccâl’e mü’minlerden tâbî olacaklar namazı cem edip kılanlar olacak» buyurulmuştur. İkincisi ise Abdullâh ibn Abbâs’ın «Kim sebepsiz iki namazı cem ederse, kebâirden bir kebîr işlemiş olur» rivâyetidir. Bu iki rivâyet bir arada düşünüldüğünde, namazı cem etmenin sınırları belirlenmiştir.
Cem Tanımı — Birleştirmek
«Cem» Arapçada «birleştirmek» mânâsına gelir. Namazı cem etmek, iki vakitleri birleştirip aynı zamânda kılmak demektir. Mesela öğle ve ikindi namazını birlikte; ya da akşam ve yatsı namazını birlikte kılmak. Bu uygulama, bâzı durumlarda câizdir; bâzı durumlarda câiz değildir. Hangi durumlarda câiz olduğunu fıkıh ilmi belirler.
Câiz Durumlar — Yolculuk, Hastalık, Yağmur
Namaz cemi câiz olan durumlar: Yolculuk, hastalık, yağmur, korkulu zamânlar, hac. Bu durumlarda mü’min iki namazı birleştirebilir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem yolculukta cem yapmıştır; ve Arafat’ta hacda öğle-ikindiyi cem yapmıştır. Bu uygulamalar sünnete dayalıdır.
Sebepsiz Cem — Büyük Günâh
İbn Abbâs’ın rivâyeti, sebepsiz cem’i yasaklar. «Sebepsiz iki namazı cem eden, kebâirden bir kebîr (büyük günâhlardan biri) işlemiş olur.» Yâ’nî yolculuk, hastalık gibi bir sebep olmadan iki namazı birleştirmek büyük günâhtır. Modern müslümanlar bâzen tembellikten cem ediyorlar; bu yanlıştır. Cem için meşrû sebep gerek.
Deccâl Hadîsi — Tehlikeli İşâret
Hadîste «Deccâl’e tâbî olacaklar namazı cem edip kılanlar olacak» buyurulmuştur. Bu hadîs, sıradan bir cem uygulamasından söz etmez; bilhassa yaygın bir cem alışkanlığından söz eder. Yâ’nî bir gün gelir, müslümanlar genel olarak namazları cem etmeye başlarlar; vaktinde kılmazlar. Bu, deccâlin yaklaştığının alâmetidir. Modern çağda buna benzer eğilimler görülmektedir; mü’min dikkat etmelidir.
Hanefî Mezhebi — Cem Konusunda Sıkı
Hanefî mezhebi cem konusunda sıkıdır. Sâdece Arafat ve Müzdelife’de hacda cem’i kabûl eder; diğer durumlarda cem’i kabûl etmez. Şâfîî, Mâlikî, ve Hanbelî mezhepleri ise daha geniş cem hakkı tanırlar. Bu mezhep farklılığı, içtihatların farklılığından kaynaklanır. Mü’min kendi mezhebine göre hareket eder.
Asıl Mesele — Vaktinde Kılmak
Asıl mesele namazı vaktinde kılmaktır. «Muhakkak ki namaz, mü’minler üzerine vakitleri belirlenmiş bir farzdır» (Nisâ 103). Bu âyet, namazın vaktinin önemini gösterir. Cem ancak istisnâî durumlarda. Asıl olan her namazı kendi vaktinde kılmaktır. Allâh muhâfaza eylesin; bizi her namazı vaktinde kılan mü’minlerden eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Namaz, Cem, Fıkıh. → Tasavvuf Sözlüğü