Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Namaz ·

Namaz kötülüklerden alıkor. Allahı zikir en büyük iştir

Bu. Ey kabina. Ceren namaz. Allah'a yakınlık oruç hesap perdedir sadaka ise. Yalçınkaya üzerindeki. Çin kaybolması veya suyun ateşi söndürmesi gibi hataları söndürür namaz ne yaparmış insanı. Allah'a ...


Namaz Kötülüklerden Alıkor — Allâh’ı Zikir En Büyük İştir

«Muhakkak ki namaz fuhşiyâttan ve münkerden alıkor; Allâh’ı zikretmek ise en büyük (iş) tir.» (Ankebût 45). Bu âyet, namazın iki temel rolünü açıklar: 1) Mü’mini kötülüklerden alıkoyar. 2) Allâh’ı zikretmek en büyük iştir. Namaz hem koruyucu hem yükseltici bir ibâdettir. Düzenli namaz kılan mü’min, kötülüklerden uzaklaşır; ve zikrullâh sâyesinde Allâh’a yaklaşır. Bu iki fonksiyon, namazın eşsiz değerini gösterir.

Fuhşiyât ve Münker — Namazın Yasakladığı

Fuhşiyât — zinâ, içki, kumar, livata gibi açık kötülükler. Münker — yalan, gıybet, hased, hırsızlık gibi diğer günâhlar. Namaz mü’mini bunlardan alıkor. Çünkü günde beş kere Allâh’ın huzûruna duran kimse, çıktıktan sonra utanarak günâha el süremez. «Yarım saat önce Allâh’a duâ ettim, şimdi nasıl içki içerim?» düşüncesi mü’mini durdurur. Bu, namazın koruyucu kalkanıdır.

«En Büyük İş» — Zikrullâh

«Zikrullâh ekber» — «Allâh’ı zikretmek en büyük iştir.» Bu Kur’ân’ın açık bir ifâdesidir. Yâ’nî dünyâda yapılabilecek en kıymetli iş, Allâh’ı anmaktır. Namaz da bu zikrin bir parçasıdır; namazda Kur’ân okunur, tesbîh çekilir, tahmîd edilir. Namaz dışında da zikir devâm eder. Sürekli zikir hâline geçen mü’min, hayâtın her ânını ibâdete çevirir. Bu, tasavvufun hedefidir.

Namaz Kılan Yine Günâh İşliyorsa — Niye?

Bâzıları sorar: «Ben namaz kılıyorum, ama yine günâh işliyorum. Niye namaz beni alıkoymuyor?» Cevap: Eğer namaz alıkoymadıysa, namaz tam değildir. Yâ’nî dış formda namaz var; ama iç huşû yok. Namaz sırasında kalp başka yerde; gözler de etrâfta; düşünce dünyâda. Bu namaz mü’mini değiştirmez. Asıl olan huşûlu namaz; ve huşûlu namaz mü’mini değiştirir.

Huşû ile Namaz — Asıl Değiştiren

Huşû ile namaz kılan mü’min, namaz sonrası değişmiştir. Kötülüklerden tabiî olarak uzaklaşır; çünkü kalbi Allâh’a yaklaşmıştır. Bu değişim ânî değildir; tedrîcî bir süreçtir. Aylar geçtikçe, yıllar geçtikçe mü’min daha temiz, daha edebli, daha takvâlı olur. Bu, huşûlu namazın meyvesidir. Mü’min huşûya odaklanmalı; sâdece dış formla yetinmemelidir.

Zikir — Hayâtın Her Ânında

Zikir, hayâtın her ânına yayılmalıdır. Sabah uyanırken «Elhamdülillâh»; günde tesbîh çekmek; akşam yatmadan önce zikir. Yolda yürürken kalp Allâh ile; çalışırken kalp Allâh ile; konuşurken «inşâallâh» «mâşâallâh» gibi zikir kelimeleri. Bu sürekli zikir, mü’mini sürekli Allâh’a bağlı tutar. Tasavvufî nakşibendî yolunda «hûş der dem» (her nefeste şuûr) prensibi vardır; nefes alıp verirken bile zikir.

Niyâz — Namazın Tam Faydası İçin

Niyâz: «Yâ Rab, namazımı huşû ile kılmayı nasîb et. Namazım beni fuhşiyât ve münkerden alıkoyacak şekilde tam olsun. Beni sürekli zikreden, hayâtının her ânında Seni anan kullardan eyle. Zikrin en büyük iş olduğunu kalbime nakşeyle. Beni bu iki büyük fonksiyondan istifâde eden bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi namazı korunmuş, zikri sürekli olan mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Namaz, Zikir, Huşû. → Tasavvuf Sözlüğü