Dînsizliğini Beyân Edenin Cenâze Namazı Kılınmaz — Ehl-i İslâm Sınırı
Bir kimse dînsizliğini beyân etmişse, o kimsenin cenâze namazı kılınmaz. Çünkü cenâze namazı, mü’min ölü için yapılan bir duâdır. Dînsiz biri için bu duâ yapılamaz; çünkü o kişi kendi îmânını terk ettiğini açıkça beyân etmiştir. İslâm bu sınırda nettir: Ehl-i İslâm için cenâze namazı kılınır; ehl-i küfür için kılınmaz. Bu, hem fıkıh hem akîde meselesidir. Önemli bir ayrımdır.
Cenâze Namazının Kimler İçin Kılındığı — Mü’min İçin
Cenâze namazı sâdece mü’min ölüler için kılınır. Müslüman olmak şarttır; başka bir dînden olan kişi için bu namaz yoktur. Yahûdî, Hristiyan, ateist, deist — bunlar için cenâze namazı yapılmaz. Onlar için duâ etmek bile, eğer dîn üzere ölmüşlerse, kısıtlanmıştır. Çünkü Allâh «inkârcı olarak ölenlere mağfiret dilenmez» buyurmuştur (Tevbe 113-114). Bu sınır net bir akîde meselesidir.
«Dînsizliğini Beyân Etmiş» — Açıkça Sözle
«Dînsizliğini beyân etmiş» — açıkça sözle veyâ yazıyla îmânı terk ettiğini bildirmiş kimse demektir. Yâ’nî tahminde bulunmuyoruz; kalp gözüne bakmıyoruz; sâdece açık beyâna dayanıyoruz. Eğer biri açıkça «Ben Allâh’a inanmıyorum» dediyse; «İslâm’dan çıktım» dediyse; ya da küfre düşürücü bir sözü açıkça söylediyse — bu durumda cenâze namazı kılınmaz. Ama sâdece günâhkâr olan, namazını ihmâl eden gibi durumlarda kılınır.
Günâhkâr Mü’min — Yine de Cenâze Namazı Kılınır
Günâhkâr mü’min için cenâze namazı kılınır. Yâ’nî namaz kılmayan, oruç tutmayan, içki içen, kumar oynayan — kısacası büyük günâhları işleyen ama îmânı olan kimse için kılınır. Çünkü îmân varken günâh kalp temizlenmesini gerektirir; ama îmân bâki kalır. Bu kimseler için cenâze namazı kılınır; sonra Allâh’a havâle edilir. O dilerse affeder, dilerse cezâlandırır. Bu Ehl-i Sünnet akîdesidir.
İntihâr Eden — Mezhepler Arası Farklılık
İntihâr eden için durum farklıdır. Bâzı âlimlere göre intihâr edenin cenâze namazı kılınır; çünkü îmânı olabilir. Bâzı âlimlere göre kılınmaz; ya da imâm değil, başka biri kıldırır. Bu, mezhepler arası farklı bir mes’eledir. Hanefî mezhebine göre intihâr edenin cenâze namazı kılınır. Çünkü intihâr büyük bir günâh olsa da, kimse onu küfre düştü diye sayamaz. İmân var olabilir.
Mürted — En Açık Hâl
Mürted — İslâm’dan çıkıp başka bir dîne giren veyâ dînsizliği seçen kimse — için cenâze namazı kılınmaz. Bu en açık hâldir. Bir mürted İslâm’a tövbe ederek dönmediği için ölmüşse, cenâze namazı kılınmaz; mü’min mezarlığına gömülmez; mîrâs alamaz. Bu sınırlar fıkıhda kesindir. İslâm akîdesi bu konuda kararlıdır.
Niyâz — İmân Üzere Ölmek İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni îmân üzere yaşat ve îmân üzere öldür. Son nefesimi kelime-i şehâdet ile vermeyi nasîb et. Mürted olmaktan, küfre düşmekten, dînsizliği beyân etmekten beni koru. Cenâze namazı kılınacak bir mü’min olarak son nefesimi vermemi nasîb et. Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat akîdesi üzere yaşayanlardan eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi îmân ile son nefesini veren kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Cenâze, Mürted, İmân. → Tasavvuf Sözlüğü