Namaz Kılmayanlar Namazla, Allâh’ı Zikretmeyen Bir Şeyhe Tâbî Olmayın
Cenâb-ı Hak Bakara Sûresi 110. âyette buyurmuştur: «Namazı dosdoğru kılın ve zekâtı verin. Kendiniz için önceden her ne iyilik yaparsanız, mükâfâtını Allâh’ın yanında bulacaksınız. Çünkü Allâh bütün yaptıklarınızı görmektedir.» Namaz kılmayanlar namazla yola gelir; ve Allâh’ı zikretmeyen bir şeyhe tâbî olmayın. Çünkü gerçek şeyh, Allâh’ı zikredendir.
Namazı Dosdoğru Kılmak — Şartları
«Namazı dosdoğru kılmak» (akîmû’s-salâte) Kur’ân’ın sık tekrarladığı bir emirdir. Dosdoğru kılmanın şartları: Vakitlerinde kılmak; abdestli kılmak; kıbleye dönmek; tâdîl-i erkâna riâyet etmek; huşû ile kılmak; ihlâs ile niyet etmek. Bütün bu şartlar yerine getirildiğinde namaz dosdoğru olur. Eksik kalanı kısmen eksik kalır; tamâmen yapmamış olan ise namaz kılmamış sayılır.
Sıradan Mü’min — Namaz İle İslâm’a Girer
Sıradan mü’min İslâm’a girdiğinde, namaz onun ilk pratik vazîfesidir. Çünkü namaz mü’min kimliğinin alâmetidir. Bir kişi namaz kılmaya başladığında, mü’min olmaya başlamıştır. Namazı bırakırsa, mü’minliğin alâmetlerinden birini kaybetmiştir. Bu yüzden eğitim önce namaz üzerinedir. Diğer ibâdetler namazdan sonra gelir.
Şeyh Seçerken — Allâh Zikrine Bak
Şeyh seçerken birinci kriter: Allâh’ı zikretmesi. Eğer bir şeyh kendi adını, kendi kerâmetini, kendi şöhretini zikrediyorsa, sahte şeyhtir. Gerçek şeyh sâdece Allâh’ı zikreder; kendisinden bahsetmez. Bütün sohbeti Allâh’a yönelir; nefse yönelmez. Bu kriter, çok basit ama çok etkilidir. Sahte şeyhleri tespit etmenin en kolay yoludur.
Şeyhin Vazîfesi — Mürîdi Allâh Zikrine Götürmek
Şeyhin asıl vazîfesi mürîdi Allâh zikrine götürmektir. Mürîd kendi başına olduğunda zikir yapmayı bilmez; düzensiz olur; vazgeçer. Şeyh ona disiplinli zikir verir; düzenli sohbet verir; mânevî destek verir. Bu vasıtalarla mürîd zikir ehli olur. Zikir ehli olan mü’min, Allâh’a yakın olur; ve namazını da daha kâmil kılar.
Önceden Yapılan İyilikler — Allâh’ın Yanında
Âyette buyurulmuştur: «Kendiniz için önceden her ne iyilik yaparsanız, mükâfâtını Allâh’ın yanında bulacaksınız.» Yâ’nî bütün iyilikler Allâh’ın yanında kayıtlıdır. Hiçbir iyilik kaybolmaz; hiçbir hayır boşa gitmez. Bu, mü’mine büyük bir teşviktir. Yaptığın her iyiliğin karşılığı vardır; sâdece Allâh’ın yanında saklanıyor. Bunu bilmek, mü’mini iyiliğe daha çok sevkeder.
Allâh Bütün Yaptıklarınızı Görmektedir
«Allâh bütün yaptıklarınızı görmektedir.» Bu cümle, mü’minin sürekli Allâh huzûrunda olduğunu hatırlatır. Yalnız olduğunda da Allâh görür; topluluk içindeyken de Allâh görür. Bu sürekli görülme şuûru, mü’minin ahlâkını şekillendirir. Yalnız bir mü’min de iyilik yapar; çünkü Allâh görüyor. Bu, ihsân mertebesinin tezâhürüdür. Allâh muhâfaza eylesin; bizi her ânımızda O’nun huzurunda olduğumuzu bilen kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Namaz, Şeyh, Zikir. → Tasavvuf Sözlüğü