Mürşid-i Kâmillerin Üzerinde Olması Gereken Mânevî Hâl ve Eğitim
Mürşid-i kâmillerin üzerinde olması gereken mânevî hâller ve eğitim donanımları vardır. Mürşid sâdece bilgi sahibi değil; mânevî hâl sahibidir. Bu hâller belli özelliklere işaret eder: Huşû, tevâzu, ihlâs, muhabbet, takvâ, sabır, cömertlik, mütevekkil olmak. Bu hâller mürşidin yüzünde, davranışlarında görünür. Mürîd bu hâlleri görerek mürşidi tanır.
Huşû Hâli — Allâh’a Yakınlık Belirtisi
Huşû hâli — Allâh’a yakınlığın belirtisi. Mürşid namazda derin bir huşû içindedir. Yüzünde Allâh korkusu ve sevgisi görünür. Bu hâl mürîdleri etkiler; onlar da huşû’yu öğrenir. Huşû’suz namaz kılan kişi mürşid olamaz; çünkü kendisi öğretemez. Sünnet hâlinin önemli bir parçası huşû.
Tevâzu Hâli — Üst Üste
Tevâzu hâli mürşidin temel hâlidir. Yüksek mertebedeki mürşid kendisini düşük gibi görür. Sahâbe ile aynı seviyede oturmuş Hz. Peygamber gibidir. Bu tevâzu sahte değil; gerçek. Çünkü Allâh’ın huzûrunda kendi küçüklüğünü tam idrâk eder. Bu idrâk onu mütevâzı yapar.
İhlâs Hâli — Sâdece Allâh İçin
İhlâs hâli — sâdece Allâh için yapma. Mürşidin her ameli ihlâslıdır. Sohbet eder — Allâh için; mürîdlere hizmet eder — Allâh için; yazılır — Allâh için. Hiçbir gizli niyet yok. Bu ihlâs onu güçlü kılar; mâneviyâtı saf tutar. İhlâssız «mürşidler» riyâda boğulur; mâneviyâtı çürür.
Muhabbet Hâli — Allâh ve Resûlü Sevgisi
Muhabbet hâli — Allâh ve Resûlüne sevgi. Mürşid Allâh’a şiddetli sevgi besler; Hz. Peygamber’e derin muhabbet duyar. Bu sevgi gözlerinden okunur. Mürîdler bu sevgiyi hisseder; ve kendi içlerinde aynı sevgi büyür. Sevgisiz «mürşid» kuru bir hocadır; mürşid değildir.
Takvâ Hâli — Allâh’tan Sakınma
Takvâ hâli — Allâh’tan sakınma. Mürşid sürekli takvâ içindedir. Her sözünü, her hareketini ölçüyle yapar. Helâl-haram konusunda hassâstır. Şüpheli olanı bile yapmaz. Bu takvâ mürîdlere örnek olur. «Mürşidim bu kadar dikkatli; ben de öyle olayım» düşüncesi mürîdleri yetiştirir.
Sabır Hâli — Zorluklara Dayanma
Sabır hâli — zorluklara dayanma. Mürşid hayâtında zorluklar yaşamıştır; ve onlara sabırla katlanmıştır. Bu sabır onun şahsiyetine işlemiştir. Sıkıntıda telaş etmez; rahatlıkta gurura kapılmaz. Bu denge mâneviyâtın bir alâmetidir.
Cömertlik Hâli — Vermek Sevgisi
Cömertlik hâli — vermek sevgisi. Mürşid cömertçe verir. Maddi olarak imkânına göre fakire yardım eder. Mânevî olarak ilim ve mâneviyât bilgisini cömertçe paylaşır. Hiçbir şeyi cimrice tutmaz. «Vermek almaktan daha iyidir» hadîsini yaşar. Cimri «mürşid» sahtekârdır; gerçek değildir.
Tevekkül Hâli — Allâh’a Güvenmek
Tevekkül hâli — Allâh’a güvenmek. Mürşid maddi şeyler için telâş etmez. Sebeplere sarılır; sonra Allâh’a tevekkül eder. Bu tevekkül onu rahat kılar. Modern stresli hayâtta bile sâkin kalır. Mürîdler bu sâkinliği görür ve hayrân kalır. Tevekkül mâneviyâtın bir meyvesidir.
İlim Donanımı — Şart
İlim donanımı mürşid için şarttır. Sâdece mânevî hâl yetmez; ilim de olmalı. Akâid, fıkıh, tefsîr, hadîs — bunları bilmesi gerek. İlim olmadan mürşid mürîdleri sapık yollara götürebilir. İlim ve hâl bir aradadır asıl mürşid.
Niyâz — Bu Hâlleri Görmek İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni bu mânevî hâlleri görmemi nasîb et. Huşû, tevâzu, ihlâs, muhabbet, takvâ, sabır, cömertlik, tevekkül — bu hâllere sâhip bir mürşide kavuşmamı sağla. Sahte mürşidlerin hâllerini ayırt etmeyi nasîb et. İlmi ve mâneviyâtı bir arada olan bir rehber bul. Beni bu hâlleri kendi kalbime de yerleştiren bir mürîd eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi gerçek mürşidlere kavuşan kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mânevî Hâl, Huşû, Takvâ. → Tasavvuf Sözlüğü