Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Mürşid-i Kamil ·

Mürşidi kamilin tazeliği halkın kendi içindeki tabansız,temelsiz din anlayışına

Işte bir mürşidin tazeliği. Hz. Pir burada. Tuğba acına benzetmiş ve onun hareketi de diyor. Tuğba acının hareketidir halkın hareketlerine benzemez. Halkın kendi içerisindeki yoz tabansız temelsiz din...


Mürşid-i Kâmilin Tazeliği — Halkın Temelsizliğine Karşı

Mürşid-i kâmilin tazeliği halkın kendi içindeki tabansız, temelsiz hâllerine karşıdır. Halk kültürel dîn yaşar; çoğunlukla temelsiz alışkanlıklar tekrarlar. Mürşid-i kâmil ise tazedir; sünnete yeni gözle bakar; ve halkın temelsizliklerine karşı durur. Bu tazelik mâneviyâtın can damarıdır. Mürşidsiz halk donar; temelsiz dîn yaşar. Mürşid taze su gibi; halkı sular.

«Tazelik» — Yenilenme

«Tazelik» — yenilenme. Mürşid-i kâmilin dîni hep tazedir. Çünkü sünnete doğrudan bağlıdır; klişeler arasında donmuş değildir. Her sohbeti yeni bir bakış açısı taşır; her uygulaması canlıdır. Bu tazelik mürîdleri besler; donmuşluktan kurtarır.

«Tabansız Hâller» — Halkın Sorunu

«Tabansız, temelsiz hâller» — halkın sorunu. Bâzı dînî pratikler atalardan geliyor; ama tabanı yok. Mesela bâzı yerel adetler — «kandil dövmek», «türbede dilek dileme», «adak adamak» — bunlar sünnete uygun olmayabilir. Halk bunları «dînî» sanır; ama gerçekte kültürel veyâ bâtıl uygulamalar. Mürşid bunları ayırt eder.

Mürşid’in Karşı Çıkışı — Halkla Gerilim

Mürşid temelsiz hâllere karşı çıkar; bu halkla gerilim yaratır. Halk «bunlar bizim adetimiz» der; mürşid «sünnete uygun mu?» sorar. Bu gerilim doğaldır; mürşidler tarih boyu bu rolü oynamıştır. İmâm Gazâlî dönemindeki bid’atlere karşı çıktı; İmâm-ı Rabbânî Ekber Şâh’ın sapmalarına karşı durdu; modern mürşidler de aynısını yapmalı.

Tecdîd — Yenileme Geleneği

«Tecdîd» — yenileme. Her yüzyılda Allâh ümmette tecdîdciler gönderir. Bu tecdîdciler dîni yenilemez; aslına döndürür. Halk kültürle karıştırmış; tecdîdci süzer. Bu, mürşid-i kâmilin asıl vazîfesidir. Tecdîdsiz ümmet kültür içinde boğulur. Tecdîd ile ümmet sünnete döner.

Modern Tecdîdciler — Çok Az

Modern dönemde tecdîdciler çok az. Geçmiş yüzyıllarda her dönemde tanınmış tecdîdciler vardı. Modern çağda tasavvufî hareketler zayıflamış; tecdîdciler az çıkıyor. Bu ümmetin zayıflığının bir sebebi. Yeni tecdîdcilere ihtiyâç var. Mü’min Allâh’tan tecdîdciler ister; ve onlardan istifâde eder.

Mürîdin Görevi — Tecdîd’e Katılmak

Mürîdin görevi tecdîd’e katılmaktır. Mürşid başlatır; mürîdler yayar. Mürîd sünnete uygun yaşamayı öğrenir; ve çevresine örnek olur. Yavaş yavaş bu örnek yayılır. Bir nesil sonra ümmet daha sünnete bağlı olur. Bu sürecin küçük bir parçası olmak da büyük bir hayırdır.

Niyâz — Tecdîd’in Bir Parçası Olmak

Niyâz: «Yâ Rab, beni tecdîd hareketinin bir parçası eyle. Mürşid-i kâmilin tazeliğinden istifâde etmemi nasîb et. Halkın temelsiz hâllerinden uzak durmamı, sünneti yaşatmamı sağla. Modern dönemde tecdîdciler gönder. Beni Hz. Peygamber’in saf sünnetini yaşayan bir kul eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; ümmete tecdîdciler ihsân eyle.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tecdîd, Mürşid-i Kâmil, Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü