Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

Karabaş-ı Velî Tekkesi Mevlid Kandili Sohbeti (3 Şubat 2012) — Peygamber Sevgisinin Hakikati, Mahbûbun Mahbûbu ve Hz. Eyyûb’un Vefâsı

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: Karabaş-ı Velî Tekkesi Mevlid Kandili Sohbeti (3 Şubat…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Mustafa Özbağ Efendi, 3 Şubat 2012 Mevlid Kandili gecesi Karabaş-ı Velî Tekkesi’nde gerçekleştirdiği bu özel sohbette Hz. Peygamber’i (s.a.v.) neden ve nasıl sevmemiz gerektiğini, “Mahbûbun mahbûbu sevilir” ilkesini, Allah’ın sıfatlarının Peygamber üzerindeki tecellîsini, insana değer vermenin hakikatini, Hz. Eyyûb’un hanımının vefâsını ve Mevlid Kandili kutlamasının tarihsel arka planını anlatmıştır.


Mevlid: Hz. Peygamber Sevgisinin Hakikati

Efendi, sohbete dikkat çekici bir tespitle başlamıştır: Cenâb-ı Hak kalpte yalnızca kendi sevgisinin olmasını ister; kalpte Allah’tan başka bir sevgi şirk olur. Peki o hâlde Hz. Peygamber’e (s.a.v.) duyulan sevgi nasıl açıklanır? Hadîs-i şerifte Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur: “Allah’ı size verdikleri nimetlerden dolayı seviniz, beni de Allah sevdiği için seviniz.”

Hz. Peygamber (s.a.v.) Allah’ın şâhidi, müjdecisi ve uyarıcısıdır. Allah onu yarattıklarının içerisinde en fazla sevmiş, en evvel yaratmış, adını adına katmıştır. O’nun üzerinde Allah’ın tecellî etmeyen hiçbir sıfatı yoktur; Hz. Peygamber (s.a.v.) Cenâb-ı Hakk’ın aynasıdır. Dolayısıyla O’nu severken aslında O’nun üzerindeki Allah’ın sıfatlarını, yani gerçek mânâda Allah’ı sevmiş oluruz. Sıfatın üzerinden zâta gidilir.


Mahbûbun Mahbûbu Sevilir

Sevgilinin sevgilisi sevilir — bu tasavvufun temel ilkelerinden biridir. Allah’ı seven Muhammed Mustafâ’yı sever; Allah’ı seven peygamberlerini, velîlerini ve Allah’ın sevdiklerini sever. Bir velîyi severken “O Allah’ın sevgilisi, Allah’ın dostu” diye sevilir. Aynı şekilde Beytullâh’ı Allah sevdiği için sevilir; Allah oraya hürmet etmeseydi o sadece kara bir taş olurdu.

Hz. Ömer’in (r.a.) Hacer-i Esved’e karşıdan istilâm ederken söylediği sözü hatırlatmıştır: “Ey kara taş, bilirim ki sen bir taşsın, bir kıymetin yok. Ama o Muhammed Mustafâ (s.a.v.) sana muhabbet etti, seni selâmladı; ben de o yüzden istilâm ederim.” Hacıların Hacer-i Esved’e dışarıdan istilâm etmelerinin kolaylaştırıcı yönü Hz. Ömer’e aittir.


Hz. Peygamber’in Ahlâkıyla Ahlâklanmak

Hz. Peygamber’e (s.a.v.) uymanın ölçüsü O’nun sünnetlerine bağlanmak ve ahlâkıyla ahlâklanmaktır. Hz. Âişe vâlidemizin ifadesiyle bu ahlâk Kur’ân ahlâkıdır, Kur’ân ahlâkı ise Allah ahlâkıdır. “Eğer bildiklerinizle amel ederseniz, bilmediklerinizi Allah size öğretir” âyetine atıfla Efendi, bildiklerimizi yaşamamız gerektiğini, Allah’ın o zaman bilinmeyen kapılardan mânevî rızık kapıları açacağını vurgulamıştır.

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) insanlara muamelesinden somut örnekler vermiştir: Tokalaştığı kişi elini çekmeden O elini çekmezdi; konuştuğu kişi yüzünü çevirmeden O yüzünü çevirmezdi. Savaşta ayağına kırbaç vurulan bir bedevîye ertesi gün seksen koyun diyet vererek hukuku muhafaza etmiştir. Ümmü Mektûm’un yüzünü ekşittiğinde âyet-i kerîme inerek uyarılmıştır.


Yaratılanı Yaratandan Ötürü Sevmek

İnsana teşekkür Allah’a teşekkürdür; insana kıymet vermek Allah’a kıymet vermektir. Yüz cemâlullâhtır — hiçbir insanın yüzünü çirkin, eksik veya noksan görmemek gerekir. Beğenmediğimiz kimsenin üzerinde de Allah’ın cemâlullâhı tecellî etmektedir.

Benî İsrâîl zamanındaki kel, alacalı ve âmâ üç kişinin kıssasını hatırlatarak, karşımızdaki kimsenin zâhirde insan göründüğünü ama hakikatte melek olabileceğini söylemiştir. Köprü altındaki dilenci, sokak kenarındaki yetim, kimsesiz bir dul — her birinin arkasında ilâhî bir sınav bulunmaktadır.


Hz. Eyyûb ve Hanımının Vefâsı

Şeytan, Hz. Eyyûb’un hanımına zengin bir sultan kılığında gelmiş ve “Şu ihtiyarı bırak, seni saraylarda yaşatayım” demiştir. Hz. Eyyûb’un hanımı ise “Ben Eyyûb’umu bırakamam” diyerek reddetmiştir. Hz. Eyyûb şehirden çöplüğe, çöplükten mağaraya sürülmüş; hanımı her gün çöplükten atılan yiyeceklerden toplayarak kocasına götürmüştür.

Bu vefâyı günümüzle kıyaslayan Efendi, bugün insanların kocalarını hastanede, hanımlarını zor günlerinde bırakıp gittiğini üzüntüyle ifade etmiştir. Gerçek sevginin ve vefânın Hz. Eyyûb’un hanımında somutlaştığını belirtmiştir.


Dile Sahip Çıkmak

“Dilinde ne varsa dinin odur” diyen Efendi, dilinde Allah olanın dininin Allah olduğunu, dilinde hırs olanın dininin hırs olduğunu belirtmiştir. Camiye gelen insanlara bağırıp çağırmanın, onları azarlamanın yanlışlığını vurgulamıştır. Camiye gelmiş insan secde etmeye, Rabbiyle buluşmaya gelmiştir; onu eksik görmek, eleştirmek büyük bir hatadır.

Takke konusunda da açıklama yaparak, başı örtmenin sünnet olduğunu ancak sadece beyaz takke giymenin İsrâiliyyâttan geldiğini, asıl sünnetin Uhud’tan itibaren sarık sarmak olduğunu belirtmiştir.


Mevlid Kandili Kutlamasının Meşruiyeti

Mevlid Kandili’nin Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde kutlanmadığını herkesin bildiğini, Mısır’da Fâtımîler zamanında üç yüzlü yıllarda başladığını, Osmanlı’da ise bin üç yüzlü yıllarda kutlanmaya başladığını belirtmiştir. Ancak bu tarihi eleştirmenin yanlış olduğunu, Türkiye’deki Müslümanların dinlerini ayakta tutmalarında mevlid cemiyetlerinin büyük katkısı olduğunu vurgulamıştır.

Kendi hayatından çarpıcı örnekler vererek, hadis okumanın, zikir yapmanın yasak olduğu dönemlerde mevlid okumanın serbest olduğunu, bu sayede sohbet yapabilmek için mevlid kılıfı kullandıklarını anlatmıştır. Polis baskınlarında, karakollarda yaşadıklarını paylaşarak, bugünkü özgürlük ortamının kıymetinin bilinmesi gerektiğini söylemiştir. Hz. Peygamber’i anmak, sevmek, sünnetini öğrenmek ve ahlâkını yaşamak için düzenlenen bütün programların mubah, sahih ve ibâdet olduğunu belirterek sohbeti tamamlamıştır.


Kaynakça

Âyet-i Kerîmeler

  • Ahzâb 33:45 — “Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.”
  • Âl-i İmrân 3:31 — “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin.”
  • Abese 80:1-10 — Ümmü Mektûm kıssası: Hz. Peygamber’in yüzünü ekşitmesi üzerine inen uyarı.
  • Ankebût 29:69 — “Bizim uğrumuzda cihâd edenleri elbette yollarımıza ileteceğiz.” (Bildikleriyle amel edenin bilmediklerinin öğretilmesi bağlamında)

Hadîs-i Şerîfler

  • Tirmizî, Menâkıb, 1 — “Allah’ı size verdikleri nimetlerden dolayı seviniz, beni de Allah sevdiği için seviniz.”
  • Buhârî, Hac, 57; Müslim, Hac, 248 — Hz. Ömer’in Hacer-i Esved’e hitabı: “Ey kara taş, bilirim ki sen bir taşsın…”
  • Tirmizî, Birr, 35 — “İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a teşekkür etmemiştir.”
  • Buhârî, Enbiyâ, 51; Müslim, Fedâil, 51 — Benî İsrâîl’den kel, alacalı ve âmâ üç kişinin kıssası.
  • Müslim, Zekât, 53 — Helâl dairede eşler arası ilişkinin sadaka/ibâdet hükmünde olması.

Tasavvufî Kaynaklar

  • Yûnus Emre — “Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü” beyti.
  • Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî — “Bütün insanlar bir şekilde âşıktır” sözü.
  • Hz. Âişe (r.a.) — Hz. Peygamber’in ahlâkının Kur’ân ahlâkı olduğu ifadesi (Müslim, Müsâfirîn, 139).

Siyer ve Sahâbe Rivâyetleri

  • Hz. Eyyûb (a.s.) — Hastalığı, şehirden sürülmesi, hanımının vefâsı ve şeytanın imtihanı.
  • Hz. Ömer (r.a.) — Hacer-i Esved’e karşıdan istilâm sünneti.

Sohbetin Özeti

Mustafa Özbağ Efendi bu Mevlid Kandili sohbetinde Hz. Peygamber (s.a.v.) sevgisinin şuurlu ve bilinçli olması gerektiğini, O’nu severken aslında O’nun üzerindeki Allah’ın sıfatlarını — dolayısıyla Allah’ı — sevdiğimizi ortaya koymuştur. “Mahbûbun mahbûbu sevilir” ilkesiyle sevginin zincirini açıklamış, Hz. Ömer’in Hacer-i Esved karşısındaki tavrını örnek vermiştir. Hz. Peygamber’in insana değer veren ahlâkını somut örneklerle anlatmış, Hz. Eyyûb’un hanımının vefâsını günümüz insanına ayna tutarak aktarmıştır. Mevlid Kandili kutlamalarının tarihsel arka planını vererek, zorlu dönemlerde mevlid cemiyetlerinin İslâm’ı ayakta tutmadaki rolünü kendi hayatından örneklerle göstermiş ve Hz. Peygamber’i anmak için düzenlenen bütün programların ibâdet hükmünde olduğunu belirterek sohbeti tamamlamıştır.

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sünnet, Muhabbet, Tecellî, Dergâh, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı