Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «Lâ ilâhe illallâh deyip tevhîd çekmek kâfire, ve münâfığa çok ağır gelir» nükresini tafsîl eder. Hadîsi şerîfte buyurulmuştur ki: «Kadir Gecesi doğrulardan başka kim 'Lâ ilâhe illallâh' der?» (Müsned ehlinin rivâyetlerinden). Bu âhir zamânda insânlar tevhîdden, dînden, İslâm'dan uzaklaşıyorlar. Aynı evin içinde kimisi namâz kılıyor, kimisi kılmıyor; kimisi oruç tutuyor, kimisi tutmuyor; kimisi Allâh'ı zikrediyor, kimisi zikretmiyor. Bir tarafta dînini yaşamaya çalışan, diğer tarafta «Ben kendime göre bir hayât buldum» diyen. «Nefsimin kudret elinde olan Allâh'a yemîn ederim ki Kadir Gecesi kâfire, ve münâfığa çok ağır gelir.» «Lâ ilâhe illallâh» deyip tevhîd çekmek, hele böyle bir topluluğun içinde, insânların nefislerine çok ağır gelir. Kendi kendilerine derler: «Böyle toplulukta lâ ilâhe illallâh mı denir, böyle toplulukta zikrullâh mı yapılır? Peygamber böyle yaptı mı?» Ben de diyorum ki: «Ben de yaptım. Yapmadığına dâir bana bir âyet getir, bir hadîs getir, ben de terk edeyim.» Kur'ân'da var mı yok mu diye araştıracaksın; Sünnet'te var mı yok mu diye araştıracaksın; sahâbei kirâmda var mı yok mu diye araştıracaksın. Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «Allâh'ı çokça zikreden erkek, ve kadınlar; Allâh bunlar için bir mağfiret, ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır» (Ahzâb 33/35).
Kadir Gecesi ve Tevhîd Hadîsi
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: hadîsi şerîfte buyurulmuştur ki: «Kadir Gecesi doğrulardan başka kim 'Lâ ilâhe illallâh' der?» Bu âhir zamânda insânlar tevhîdden, dînden, İslâm'dan uzaklaşıyorlar. Aynı evin içinde kimisi namâz kılıyor, kimisi kılmıyor; kimisi oruç tutuyor, kimisi tutmuyor; kimisi Allâh'ı zikrediyor, kimisi zikretmiyor. Bir tarafta dînini yaşamaya çalışan, diğer tarafta «Ben kendime göre bir hayât buldum» diyen vardır.
Topluluk İçinde Tevhîdin Münâfığa Ağırlığı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: «Nefsimin kudret elinde olan Allâh'a yemîn ederim ki Kadir Gecesi kâfire, ve münâfığa çok ağır gelir.» «Lâ ilâhe illallâh» deyip tevhîd çekmek, hele böyle bir topluluğun içinde, insânların nefislerine çok ağır gelir. Kendi kendilerine derler: «Böyle toplulukta 'Lâ ilâhe illallâh' mı denir, böyle toplulukta zikrullâh mı yapılır?» Bu söyledikleri içinde tevhîdin halka olarak zikredilmesine karşı bir muhâlefet rûhu vardır.
«Peygamber Böyle Yaptı mı?» Sorusunun Cevâbı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hadîs ilmi mes'elesini tafsîl eder: bu zümre der ki: «Peygamber böyle yaptı mı?» Ben de diyorum ki: «Ben de yaptım. Yapmadığına dâir bana bir âyet getir, bir hadîs getir, ben de terk edeyim.» Kur'ân'da var mı yok mu diye araştıracaksın; Sünnet'te var mı yok mu diye araştıracaksın; sahâbei kirâmda var mı yok mu diye araştıracaksın. Halkai zikir Resûli Ekrem zamanında ve sahâbei kirâm devrinde sâbit olan bir sünnettir; Buhârî-Müslim «Allâh'ı zikreden bir kavmi melekler kuşatır» (Müslim, Zikir 39) hadîsi açıktır.
Ahzâb 33/35 ve Çokça Zikrin Mükâfâtı
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'minin görevini tafsîl eder: Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «Müslümân erkekler, Müslümân kadınlar; mü'mîn erkekler, mü'mîn kadınlar; … Allâh'ı çokça zikreden erkek ve kadınlar — Allâh bunlar için bir mağfiret, ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır» (Ahzâb 33/35). Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni tevhîd zikrinin münâfığa ağırlığını idrâk etmeye, «Peygamber böyle yaptı mı?» sorusuna Kur'ân-Sünnetsahâbe ile cevâb vermeye, ve Ahzâb 33/35'te çokça zikrin mağfiretbüyük mükâfât olduğunu mülâhaza etmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Ahzâb 33/35 (çokça zikir); Bakara 2/152 (beni zikredin); Ra'd 13/28 (kalblerin huzûru); Kadr 97/1-5; Cum'a 62/9-10.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'd-Da'avât.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zikr 39, Halakai zikir hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî, Da'avât.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Şâfi'î, el-Ümm; İmâm Ebû Hanîfe, el-Fıkhu'l-Ekber.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Halkai Zikir bahsi.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, Zikir bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, el-Vâbilü's-Sayyib.
- İmâmı Rabbânî, Mektûbât, Halkai Zikir bahsi.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Akāid Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Kadir Gecesi ve tevhîd hadîsini, topluluk içinde tevhîdin münâfığa ağırlığını, «Peygamber böyle yaptı mı?» sorusuna Kur'ân-Sünnetsahâbe ile cevâb vermeyi, ve Ahzâb 33/35'te çokça zikrin büyük mükâfâtını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Akāid Sohbetleri