Kur’ân-Sünnete Uymayan Dervîş ve Şeyhler Tasavvufa Soğuturur
Kur’ân ve sünnete uymayan dervîş ve şeyhler, insanları tasavvuftan soğuturur. Bu büyük bir problem. Çünkü dervîş veya şeyh yanlış yaparsa, insanlar «demek ki tasavvuf böyle bir şeymiş» der; ve uzaklaşırlar. Halbuki tasavvuf onların yaptığı değil; Kur’ân-sünnet üzere yaşamaktır. Sahte dervîşler tasavvufun îtibârını zedeler.
Tasavvufun Asıl Ölçüsü — Kur’ân ve Sünnet
Tasavvufun asıl ölçüsü Kur’ân ve sünnettir. Eğer bir dervîş veya şeyh Kur’ân-sünnete uymuyorsa — o tasavvuf değil. Ne kadar zikir çeksin, ne kadar dervîş kıyafeti giysin, ne kadar şeyh ünvanı taşısın — fark etmez. Aslî ölçü Kur’ân ve sünnete uygunluktur. Bu ölçü tutmazsa, geri kalan boş.
Sahte Dervîşlerin Etkisi — Olumsuz
Sahte dervîşlerin etkisi olumsuzdur. Halk onların yanlışlarını görür; «tasavvuf bu mu?» der; uzaklaşır. Bir insanın tasavvuftan kaçması bu kadar kolay olur. Halbuki tasavvuf güzel ve gerekli bir yol; ama sahteleri yüzünden insanlar yanlış tanıdı. Bu, ümmete büyük bir zarar.
Klasik Mutasavvıflar — Hep Kur’ân-Sünnetçi
Klasik mutasavvıflar hep Kur’ân-sünnetçi idi. Hz. Cüneyd-i Bağdâdî «Kim Kur’ân ve sünnete uymuyorsa, biz onu kabûl etmeyiz» derdi. İmâm Gazâlî, Mevlânâ, Abdülkâdir Geylânî, İmâm Rabbânî — hepsi sünnete sıkı bağlıydılar. Onların yolu açıktı: Kur’ân-sünnet temelinde tasavvuf. Bu temele uyan gerçek; uymayan sahte.
Sahte Tasavvuf — Bid’atlerle Dolu
Sahte tasavvuf bid’atlerle doludur. «Şeriat avâm içindir, biz havâsız», «namaz kalk demek yeter, kılma», «her din aynı haka götürür» — bu sözler sahte tasavvufun sözleridir. Bunlar Kur’ân-sünnete aykırı; ve sahte tasavvufun ürünü. Mü’min bu sözleri duyunca uzaklaşmalıdır.
Gerçek Tasavvufun Alâmeti — Sünnet İhlâsı
Gerçek tasavvufun alâmeti sünnete ihlâstır. Şeyh sünnet üzeredir; mürîd sünnet üzeredir; sohbetler sünneti öğretir; vird sünneti destekler. Her şey sünnet etrafında döner. Bu görülürse — gerçek tasavvuf. Bu yoksa — sahte. Bu ölçü çok belirgin; ve mü’min bunu bilmelidir.
Soğuyanları Geri Kazanmak — Vazîfe
Tasavvuftan soğuyanları geri kazanmak vazîfedir. Mü’min onlara: «Sen yanlış bir örnekten etkilenmişsin; gerçek tasavvuf böyle değil» diye anlatmalı. Klasik mutasavvıfların eserlerini önermeli; sahih bir mürşid göstermeli. Bu çaba ümmet için önemli; çünkü tasavvufsuz İslâm eksik kalır.
Niyâz — Sahih Tasavvufun Yayılması İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni Kur’ân-sünnete uyan bir mürîd eyle. Sahte tasavvuf yollarından beni koru. Sahih mürşid yolunda yürümemi nasîb et. Tasavvuftan soğuyanları geri kazanmak için bana güç ver. Klasik mutasavvıfların yolunu yaşatan bir mü’min olmamı sağla.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi sahih tasavvuf yolunda yürüyen mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tasavvuf, Sünnet, Mürşid. → Tasavvuf Sözlüğü