Kur’ân ve Sünnete Göre Hükmetmeyen Yönetici — Müslümanların Emîri Sayılmaz
Kur’ân ve sünnete göre hükmetmeyen yönetici Müslümanların emîri sayılmaz. Bu sahih bir İslâmî prensiptir. «Kim Allâh’ın indirdiğiyle hükmetmezse — işte onlar kâfirlerin ta kendileridir» (Mâide 44). Bu âyet kesin. Müslüman yönetici Allâh’ın hükümleriyle hükmetmelidir; aksi takdîrde gerçek bir İslâmî yönetim değil — sâdece görünüşte. Müslümanlara itaat — Kur’ânsünnete uyduğu sürece geçerli; uymadığı takdîrde itaat yok.
Mâide 44 — Kesin Hüküm
«Kim Allâh’ın indirdiğiyle hükmetmezse — işte onlar kâfirlerin ta kendileridir» (Mâide 44). Bu âyet net. Aynı sûrenin 45’inde «zâlimler»; 47’sinde «fâsıklar» şeklinde aynı durum farklı yönlerden ifâde edilir. Yâ’nî Allâh’ın hükümleriyle hükmetmemek — küfür, zulüm ve fâsıklık’ın hepsidir.
İslâmî Yönetim — Şartları
Sahih İslâmî yönetimin şartları: 1) Kur’ân’ın temel kaynak olması. 2) Sünnetin uygulanması. 3) Şer’î mahkemelerin işlemesi. 4) Helâlharâm dengelemesinin korunması. 5) Adâletin tesisi. 6) Mü’minlerin maslahatının gözetilmesi. Bu şartlar bir araya gelmedikçe — yönetim İslâmî değil.
İtaatin Sınırı — Mâ’siyette İtaat Yok
Hz. Peygamber «Yaratılmışa, Yaratıcı’ya mâ’siyette itaat yoktur» buyurmuştu (Müslim, Buhârî). Yönetici Allâh’ın emrine ters bir şey emrederse — itaat edilmez. Bu sahih bir İslâmî prensiptir. Kullara itaat — Allâh’a itaat sınırı içinde geçerlidir.
«Müslüman Yönetici» Etiketi — Yetersiz
«Müslüman yönetici» etiketi tek başına yetersizdir. Yöneticinin kendisi Müslüman olabilir; ama yönetimi gayrı-İslâmî olabilir. İslâmî yönetim — yöneticinin kimliği değil; uygulamasıdır. Mü’min sâdece etikete bakmamalı; eylemlere bakmalı.
Hakk Sözü Söyleme — Cihâd
Hz. Peygamber «Cihâdın en faziletlisi — zâlim sultanın huzûrunda hakk sözü söylemektir» buyurmuştu. Mü’minin görevi yöneticiye hakkı söylemektir. Sessiz kalmak — zulüm ortaklığıdır. Cesâretle, hikmetle, edebli olarak hakkı söylemek — bireysel bir cihâd türü.
Hâkimiyet — Allâh’ın
«Hâkimiyet ancak Allâh’ındır» (Yûsuf 40). Bu prensip İslâmî yönetimin temel akîdesidir. İnsanlar değil — Allâh hâkimdir. İnsanlar Allâh’ın hâkimiyetini tatbîk eden vekîller. Eğer vekîl kendisini sâhip olarak görüyor ve Allâh’ın emrine aykırı hükmediyorsa — vekâlette ihânet etmiştir.
Modern Müslüman Ülkelerin Durumu
Modern Müslüman ülkelerin çoğu — sözde Müslüman, gerçekte laik. Yasalar batı orijinli; mahkemeler şer’î değil; eğitim laik; ekonomi faizli. Bu durum İslâmî olmayan yönetim hâlinin ifâdesidir. Sâhip çıkanlar uyumalı; sessiz değil; uyandırıcı olmalı.
Niyâz — Sahih Yönetim
Niyâz: «Yâ Rab, bize Kur’ânsünnete göre hükmeden sahih yöneticiler nasîb et. Mâide 44-47’nin kınadığı yöneticilere itâat etmekten beni koru. Hakkı söyleme cesâreti ver. Hâkimiyetin yalnız Sana âid olduğunu hatırlayan bir mü’min eyle. Ümmetimi de sahih yönetime kavuştur.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi sahih İslâmî yönetimin müjdesiyle ferahlat.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Hâkimiyet, Emîr, Mâide Sûresi. → Tasavvuf Sözlüğü