Cumartesi, 13 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Küfür ·

Kafirin kalbi zikre düşmandır ve bir takım putları rablerine denk tutarlar 22.02

Kafirin. Kalb ne zikre düşman kafirin kalbi zikrullah'a düşman zikir halakas düşman. Allah'ı zikredenler. Düşman bu kafir kalbi ve o kafirlerin kalpleri de tövbe edip geri dönmez derse onlar da kendi ...


Mustafa Özbağ Efendi bu mühim sohbette «Kâfirin kalbi zikre düşmandır, ve bir takım putları rablerine denk tutarlar» nükresini tafsîl eder. Kâfirin kalbi zikrullâha düşmandır; zikir halkasına düşmandır; Allâh’ı zikredenlere düşmandır. Bu kâfir kalbi tövbe edip geri dönmezse, küfürde şedîd olanlardan olur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede onların hâlini şöyle tasvîr eder: «Onların gözleri vardır, görmezler; kulakları vardır, duymazlar; kalpleri vardır, anlamazlar» (A’râf 7/179); ve «Allâh onların kalplerini, ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinde de perde vardır» (Bakara 2/7). Onlar küfrünün şiddetinde olanlar, küfrün içerisine şedîd bir şekilde girenler, ve ümmeti Muhammed’e zulmedenlerdir. «Lâ ilâhe illallâh» diyenlere düşmanlık yapan kimse kâfirdir veya münâfıktır. Cenâbı Hak En’âm 6/1’de buyurmuştur: «…sonra inkâr edenler bir takım putları rablerine denk tutarlar» (En’âm 6/1). Demek ki kâfirler bir takım putları kendi rab anlayışlarına göre Allâh’a denk tutarlar; ve bu denk tutmak şirkin temel mâhiyetidir.

Kâfirin Kalbi: Zikre Düşman

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: kâfirin kalbi zikre düşmandır; kâfirin kalbi zikrullâha düşmandır; zikir halkasına düşmandır; Allâh’ı zikredenlere düşmandır. Bu kâfir kalbi, ve o kâfirlerin kalpleri tövbe edip geri dönmezse, onlar kendi içlerinde küfürde şedîd olanlardır. Bir kısmı için Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Eğer tövbe edip geri dönerlerse Allâh onları affeder» (Tevbe 9/5) buyurmuştur; lâkin tövbe etmeyenler küfürde şedîd olarak kalır.

A’râf 7/179 ve Bakara 2/7: Kâfirin Mühürlü Kalbi

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Kur’ânî kâideyi tafsîl eder: küfürde şedîd olanlar o kadar şiddetli şeyler yapmışlar ki Cenâbı Hak âyeti kerîmede onları şöyle tasvîr eder: «Onların gözleri vardır, görmezler; kulakları vardır, duymazlar; kalpleri vardır, anlamazlar; işte hayvânlar gibidirler, hattâ daha sapkındırlar» (A’râf 7/179). Ve: «Allâh onların kalplerini, ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinde de perde vardır; onlar için büyük bir azâb vardır» (Bakara 2/7). Onlar küfrünün şiddetinde olanlar, küfrün içerisine şedîd bir şekilde girenler, ve ümmeti Muhammed’e zulmedip Müslümânlara zulmettiği zulümlerinden şedîdliğe çıkan kimselerdir.

«Lâ İlâhe İllallâh» Diyene Düşmanlık: Kâfirlik Alâmeti

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: «Lâ ilâhe illallâh» diyenlere düşmanlık yapan kimse kâfirdir; başka bir şey değildir; veya münâfıktır. Önemli değil; o kâfirin tâkâtisidir «Lâ ilâhe illallâh»a, yâni Allâh’tan başka ilâh yoktur sözüne düşmanlık yapması. Bir kimse «Lâ ilâhe illallâh» dediği halde ona düşmanlık yapıyorsa, evet o kâfirdir veya münâfıktır.

En’âm 6/1: Putları Allâh’a Denk Tutmak

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: Cenâbı Hak En’âm Sûresi 1. âyette buyurmuştur: «Hamd, gökleri, ve yeri yaratan, karanlıkları, ve aydınlığı var eden Allâh’a mahsustur; sonra inkâr edenler bir takım putları rablerine denk tutarlar» (En’âm 6/1). Demek ki kâfirler ne yapıyormuş? Bir takım putları Allâh’a denk tutuyor; daha doğrusu kendi rab anlayışlarına göre kendi rablerine denk tutuyor. Çünki onlar denk tuttukları putu Allâh’la beraber rab kabûl ederler; bu denk tutma şirkin esâsıdır. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü’mîni kâfirin kalbinin zikre düşman olmasını idrâk etmeye, A’râf 7/179 ve Bakara 2/7 mühür âyetlerini anlamaya, ve En’âm 6/1 putları denk tutmak âyetinin tehlikesini mülâhaza etmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.

  • Kur’ânı Kerîm: En’âm 6/1 (putları denk tutmak); A’râf 7/179 (görmezduymazanlamaz); Bakara 2/6-7 (mühür); Tevbe 9/5 (tövbeaffedilme); Muhammed 47/24 (kalp kilitleri).
  • Sahîhi Buhârî.
  • Sahîhi Müslim.
  • Süneni Ebû Dâvûd.
  • Süneni Tirmizî.
  • Süneni Nesâî.
  • Süneni İbn Mâce.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Şâfi’î, el-Ümm; İmâm Ebû Hanîfe, el-Fıkhu’l-Ekber.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn; el-İktisâd fi’l-İ’tikād.
  • İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü’l-Kuşeyriyye.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü’l-Ma’ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü’s-Sâlikîn.
  • İmâmı Rabbânî, Mektûbât.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb, En’âm 6/1 tefsîri.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi’u li-Ahkâmi’l-Kur’ân.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Akāid Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet kâfirin kalbinin zikre düşman olmasını, A’râf 7/179 görmezduymazanlamaz âyetini, Bakara 2/7 mühür âyetini, «Lâ ilâhe illallâh» diyene düşmanlığın kâfirlik alâmeti olmasını, ve En’âm 6/1’de putları Allâh’a denk tutmayı tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Akāid Sohbetleri

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Rad 13/28; kalplerin Allah’ı zikirle huzur bulması.
  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/41-42; Allah’ı çok zikretme emri.
  • Kur’an-ı Kerim, Zuhruf 43/36; Rahman’ın zikrinden yüz çevirene ÅŸeytanın arkadaÅŸ kılınması.
  • Nevevi, el-Ezkar, zikir ve dua adabı bölümleri.
  • KuÅŸeyri, er-Risale, zikir, murakabe ve kalp hayatı bahisleri.
  • İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, zikir ve dua adabı bölümleri.