İyilik Rabbimizdendir, Kötülük Nefsimizdendir
İyilik Rabbimizdendir, kötülük nefsimizdendir; fakat her şeyi yaratan Allâh’tır. Bu, kelâm ilminin (akîde) ince bir meselesidir. Allâh hem iyiliği hem kötülüğü yaratır; ama mü’min iyiliği O’na atıfta bulunmalı, kötülüğü kendi nefsine. Bu edebli bir tâbîr. «Sana gelen iyilik Allâh’tan; başına gelen kötülük ise kendinden» (Nisâ 79).
Allâh Her Şeyin Yaratıcısı — Hakîkat
Allâh her şeyin yaratıcısıdır — hakîkat budur. İyilik, kötülük, sağlık, hastalık, kazanç, kayıp — hepsini O yaratır. «O her şeyin yaratıcısıdır» (Zümer 62). Mü’min bu inancı korur. Hiçbir şey Allâh’ın yaratışı dışında olmaz. Bu, tevhîdin gereği.
Edeb — Atıf Edeb
Edeb — iyiliği Allâh’a, kötülüğü nefise atfetmek. Mü’min «Allâh bu kötülüğü yarattı» dememeli; «benim nefsim bu kötülüğü çekti» demeli. Hz. İbrâhîm aleyhisselâm «Hastalandığım zaman bana şifâ veren O’dur» dedi — hastalığı kendine atfetti, şifâyı Allâh’a. Bu edeb. Aslında hastalığı da Allâh yaratıyor; ama mü’min edebli konuşur.
Nisâ 79 Âyeti — Açıklama
«Sana ne iyilik gelirse Allâh’tan; ne kötülük gelirse kendinden» (Nisâ 79). Bu âyet anlaşılması zor; ama açıklaması var. İyilik — Allâh’ın katından bir lutuf. Kötülük — kişinin günahları sonucu kendine gelir. Yâ’nî kötülüğün gerçek sebebi kişinin günahları; Allâh sâdece adâletini uyguluyor.
Nefisle Cihâd — Kötülüğü Yenmek
Nefisle cihâd — kötülüğü yenmek. Nefis kötülüğe yönlendirir; mü’min onunla mücâdele eder. Bu cihâd büyük cihâddır. «Nefsiyle cihâd eden — mücâhid» Hz. Peygamber’in sözü. Mü’min günde defalarca nefse «hayır» der; ve kötülükten kaçınır.
Şükür — İyilikler İçin
İyilikler için şükür gerek. Mü’min iyilik gördüğünde «Allâh’a hamd» der; ve Allâh’a yöneltir. Kendine pay vermez. Bu şükür iyiliklerin artmasına sebep olur. Eğer mü’min «ben başardım, ben kazandım» derse — bu kibire kayar; ve iyilikler azalır.
Tövbe — Kötülükler İçin
Kötülükler için tövbe gerek. Mü’min başına kötülük geldiğinde «ne yaptım da bu geldi?» diye düşünür. Sebebini kendi nefsinde arar; ve tövbe eder. Allâh’a isyân etmez; «niye Allâh bana bunu yaptı?» demez. Bu, edebli bir tavır.
Niyâz — Edebli Bir Mü’min
Niyâz: «Yâ Rab, beni iyilikleri Sana, kötülükleri nefsime atfeden bir mü’min eyle. İyiliklerde şükredici, kötülüklerde tövbe edici olmamı nasîb et. Nisâ 79 âyetinin edebini hayâtımda yaşamamı sağla. Nefisle cihâd eden bir mü’min yap.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi edebli mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: İyilik, Kötülük, Edeb. → Tasavvuf Sözlüğü