Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette iyiliğin paraya pula bakmadığını, gönül vermeye baktığını tafsîl eder. İyilik âilelerde, akrabâlar arasında, ve derviş kardeşler topluluğunda hâkim olmalıdır. Mü'mîn arkasından iyilik bırakmakla, ve kendisi vefât ettikten sonra dahi insanların gönlünde iyi bir hâtırâ olarak kalmakla mükelleftir. «İyiliğe vesîle olan, onu yapan gibidir» (Tirmizî, İlim 14) hadîsi şerîfi iyiliğin yalnız doğrudan yapılanla sınırlı olmadığını, ona aracı olmanın da büyük bir sevâb olduğunu beyân eder. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «İyilik ve takvâda yardımlaşın» (Mâide 5/2) buyurarak iyiliğin sosyal yönüne işâret etmiştir.
İyilik Paraya Pula Değil Gönüle Bakar
Mustafa Özbağ Efendi sohbete iyiliğin temel mâhiyetini ortaya koyarak başlar: iyilik, paraya pula bakmaz; meseleye gönül vermeye bakar. Bu üslûp iyiliğin maddî bir muâmele değil, manevî bir hizmet olduğunu ortaya koyar. Bir kimse imkânı çok olduğu halde gönlü dar olabilir; bir başkası imkânı az olduğu halde gönlü geniş olabilir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Yüzünüzü doğuya veyâ batıya çevirmeniz iyilik değildir; lâkin iyilik o kimsenin iyiliğidir ki Allâh'a, âhiret gününe, meleklere, kitâba, ve peygamberlere îmân eder; sevdiği maldan akrabâya, yetîmlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilencilere, ve kölelerin âzâdı için verir» (Bakara 2/177) buyurmuştur. İyiliğin esâsı gönülden yapılmasıdır.
İyilik Hâkim Olsun Aranızda
Mustafa Özbağ Efendi sohbette muazzam bir nasîhat verir: iyilik hâkim olsun aranızda. Âilelerinizde iyilik hâkim olsun. Akrabâlarınız içerisinde iyilik hâkim olsun. Derviş kardeşlerinizin arasında iyilik hâkim olsun. Bu çağrı sosyal hayâtın her dâiresine teşmîl edilir: en yakın âile dâiresinden başlayarak, akrabâ dâiresine, oradan da derviş kardeşler topluluğuna kadar uzanan bir iyilik atmosferi tesîs etmek vazîfemizdir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «İyilik ve takvâda yardımlaşın; günah işlemekte ve düşmanlıkta yardımlaşmayın» (Mâide 5/2) buyurmuştur. Mü'mîn topluluğunun en temel vasfı bu hâkimiyetin tesîsidir.
Birbirinizi Gözetin ve Kenetlenin
Mustafa Özbağ Efendi mü'minler arasındaki bağı şöyle tarîf eder: birbirinizi gözetin, birbirinize kenetlenin, birbirinize yardımcı olun, destek olun, hoşgörlü olun, toleranslı olun. Bu vasıflar mü'mîn topluluğunun manevî harcıdır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Mü'mîn mü'mîne karşı, parçaları birbirini sıkıca tutan bir binâ gibidir» (Buhârî, Salât 88; Müslim, Birr 65) buyurmuş; ve parmaklarını birbirine geçirerek bu kenetlenmeyi göstermiştir. Mü'mîn kardeşinin sevincine sevinir, üzüntüsüne üzülür, ihtiyâcına yardımcı olur, ve hatâsına hoşgörlü davranır. Bu üslûp Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesinin sosyal cephesini de teşkîl eder.
Arkanızdan İyilik Bırakın
Mustafa Özbağ Efendi mü'minin hayâtının ardında bırakacağı izi şöyle vurgular: arkanızdan iyilik bırakın. İyilik, mü'minin en güzel mîrâsıdır. İnsan dünyâdan göçtüğünde malını, makâmını, mevkîini bırakır; lâkin yaptığı iyilikler kendisi ile berâber gelir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «İnsan vefât ettiğinde ameli kesilir; yalnız üç şey hâriç: sadakayi câriye, faydalı ilim, ve kendisine duâ eden sâlih evlât» (Müslim, Vasiyyet 14) buyurmuştur. Bu üç sermâye mü'minin ardından bıraktığı en güzel mîrâstır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Mü'mîn erkek ve mü'mîn kadınların eserleri yazıldı» (Yâsîn 36/12) buyurmuştur; mü'minin ardından bıraktığı her hayır onun manevî defterine yazılır.
İyiliğe Vesîle Olmak
Mustafa Özbağ Efendi iyiliğin sosyal yönündeki bir başka inceliği de tafsîl eder: Resûli Ekrem efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hadîsi şerîfte «İyiliğe vesîle olan, onu yapan gibidir» (Tirmizî, İlim 14) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf iyiliğin yalnız doğrudan yapılan ile sınırlı olmadığını, ona aracı olmanın da büyük bir sevâb olduğunu ortaya koyar. Bir kimseyi iyilik yapmaya yönlendirmek, bir hayrı bir kimseye duyurmak, bir derdi olan kimseyi bir hayır sâhibi ile buluşturmak — bunların hepsi iyiliğe vesîle olmak demektir; ve sevâbı doğrudan iyiliği yapanın sevâbı kadardır. Mü'mîn imkânsız olduğunda dahi vesîle olmak sûretiyle iyiliğin halkasında kalmak imkânına sâhibtir.
İyilik Mü'minin Mîrâsıdır
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda iyiliğin mü'mîn için bir mîrâs olduğunu vurgular: iyilik mü'minin en güzel mîrâsıdır. Bu mîrâs malzeme bir mîrâs değildir; manevî bir mîrâstır. Bir kimse vefât ettikten sonra ardından duâ ile yâd edilirse, bu duâ onun amel defterine yazılır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Mü'mîn için Allâh katında en hayırlı şey mü'mînin duâsıdır» mealinde buyurmuştur. Mü'mîn kendi hayâtında topluluğuna iyilik bıraktıkça, ardından kendi adına okunan duâlar kesilmez; ve bu manevî bereket onun kıyâmet günü hesâbının kolaylaşmasına vesîle olur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfâtlar vardır; onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir» (Bakara 2/277) buyurmuştur.
- Kur'ânı Kerîm: Mâide 5/2; Bakara 2/177; Bakara 2/277; Yâsîn 36/12; Hucurât 49/10.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü's-Salât 88, kenetlenme hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Birr ve's-Sıla 65.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Vasiyye 14, sadakayi câriye hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Edeb.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-İlim 14, vesîle olma hadîsi.
- Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Cihâd.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü'l-Mukaddime.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, ühuvvet bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle, ühuvvet bahsi.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Güzel Ahlâk Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet iyiliğin paraya değil gönüle bakmasını, iyiliğin âileakrabâ-derviş kardeşler dâirelerinde hâkim olması gereğini, mü'mînlerin birbirini gözetip kenetlenmesini, arkadan iyilik bırakmanın mîrâs hükmünde olmasını, iyiliğe vesîle olmanın yapan gibi sevâb getirmesini, ve iyiliğin mü'minin en güzel mîrâsı olmasını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Güzel Ahlâk Sohbetleri