İnsânı Olgunlaştıran, Kemâle Erdiren — Aşk Ateşiyle Gözyaşıdır
İnsânı olgunlaştıran, kemâle erdiren iki şey vardır: Aşk ateşi ve gözyaşı. Aşk ateşi kalbi yakar; gözyaşı kalbi temizler. Yanmadan olgunlaşma olmaz; ağlamadan paklık olmaz. Bu sebeple tasavvufta hem aşk hem gözyaşı çok değerlidir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: «Allâh korkusuyla bir damla gözyaşı dökmek, Allâh için bir kova kan dökmekten daha hayırlıdır.»
Aşk Ateşi — Nefsi Yakan Hâl
Aşk ateşi, nefsi yakar. Çünkü aşk Allâh içindir; ve Allâh için olan, nefsî hevâlara katlanmaz. Aşk geldiğinde, nefisteki kötü huylar yanar; günâhlar yanar; dünyâ sevgisi yanar. Bu yanmadan sonra, kalp paklığı çıkar; mânevî olgunluk ortaya çıkar. Sıradan eğitim, sıradan ibâdet bu yanmayı veremez; sâdece aşk verir. Bu yüzden tasavvuf aşkı yüceltir.
Gözyaşı — Kalbin Temizleyicisi
Gözyaşı, kalbin temizleyicisidir. Allâh korkusuyla, pişmânlıkla, aşkla dökülen gözyaşı, kalbi paklar. Ağlamayan kalbe katı denir; ağlayan kalbe yumuşak denir. Allâh katı kalbe değil, yumuşak kalbe yakındır. Bu yüzden mü’minin gözyaşı, en kıymetli ibâdetlerden biridir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem gece namâzında ağlardı; ve sahâbe-i kirâm da onunla ağlardı. Bu ağlama, bir zayıflık değil; bir kuvvettir.
Ateş ve Su — Kemâle Eriştiren İki Element
Aşk ateşi ve gözyaşı suyu, kemâle erişmek için gerekli iki elementtir. Mâdeni ateşle eritir, su ile pekiştirir. İnsân nefsini de aşkla yakar, gözyaşıyla pekiştirir. Sâdece ateş varsa, mâden eriyip dağılır. Sâdece su varsa, mâden hiç şekillenmez. İkisi birleştiğinde, mâden mükemmel bir şekle bürünür. İnsân nefsi de aynı: Aşk yakacak, gözyaşı pekiştirecek; ve kemâlat ortaya çıkacak.
Olgunlaşmamış İnsânların Hâli
Olgunlaşmamış insânlar yaş büyür, fakat kemâle ermez. Saçları beyazlanır, ama gönülleri hâlâ ham. Bu insânlar, aşksız ve gözyaşsız yaşamışlardır. Aşkı duymadıkları için olgunlaşamamışlar; gözyaşı dökmedikleri için saflaşmamışlar. Sonuçta yaşlı bir çocuk gibidirler: Bedenleri büyük, akılları sınırlı, kalpleri katı. Bu hâle düşmemek için aşkı ve gözyaşını ihmâl etmemek gerek.
Velîlerin Ağlamaları — Aşk Tezâhürü
Bütün velîler ağlamışlardır. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ağlardı; Hz. Ebû Bekir radıyallâhu anh çok ağlardı (Kur’ân okuyamayacak kadar); Hz. Ömer radıyallâhu anh yüzü gözyaşıyla ıslık; Hz. Ali radıyallâhu anh secdede ağlardı. Sonraki velîler de hep ağlamışlardır. Abdülkâdir Geylânî hazretleri ağlardı; Mevlânâ ağlardı; Yûnus Emre ağlardı. Bu ağlama, onların kemâlinin alâmetiydi. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de aşk ateşi ile yanan ve gözyaşıyla saflanan kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Gözyaşı, Kemâl. → Tasavvuf Sözlüğü