Pazartesi, 29 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Kemalât ·

İman bir bütündür, artmaz yada eksilmez

İmam-ı Azam Hazretleri bununla alakalı çok güzel bir orta yol bulmuş. Daha doğrusu orta yol demeyelim ilmin hakikatini bulmuş. Demiş ki iman artmaz veya eksilmez. İman bir bütündür. Bunu anlatırken be...

İmân bir bütündür ve onun bir parçasîna inanıp dişer parçasînî reddetmek, imânîn aslînî iptal etmek demektir; nitekim Allah Te’âlâ Kur’ân-î Kerîm’de “Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mî ediyorsunuz?” (Bakara 2/85) buyurmuştur. Îmânîn parçalanamaz bir bütün oluşu, mü’minin amelinin temelini teşkil eder; bu sohbette üstâd, imânîn bütünlüşünün nasîl korunacaşînî, Îslâm’în nasslarî arasînda seçici bir tavîr takînmanîn nice manevî sapmaya kapı açtîşînî tahkikle ifade etmektedir.


İmânîn Parçalanamaz Bütünlüşü

İmân bir bütündür ve onun bir kîsmîna inanîp başka bir kısmına inanmamak, imânîn aslînî iptal etmek demektir. Allah Te’âlâ Kur’ân-î Kerîm’de “Yoksa siz kitabın bir kısmına inanîp bir kısmını inkâr mî ediyorsunuz? Sizden bunu yapanîn cezasî, dünya hayatînda zillet, kîyâmet gününde ise azabın en şiddetlisi olur” (Bakara 2/85) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme, imânîn bütünlüşünün korunmasînîn vacîbiyetînî ifade eder. Mü’min, Îslâm’în her bir nassînî kabul eder, hiçbirinin reddini mümkün bilmez. Bir nassî reddetmek, tüm imânî iptal eder; çünkü Allah’în koyduşu nasslar arasında mü’minin seçici bir tavîr alma hakkı yoktur. Hadisi şerîfde “Mü’min, Resul’ün bütün dediklerine inananîdîr” buyrulmuştur. Salik, imânînî bir bütün olarak korur ve hiçbir nassî reddetmez.

Modern Dönemde Îmânîn Parçalanma Teşebbüsleri

Modern dönemde nice mü’tefekkir, imânîn bir bütün oluşunu görmezden gelerek, “Kur’an’în bir kısmına inanîrîm, dişer kısmına ise modern hayatîmîza uygun bir şekilde te’vil ederim” tarîfînde tavîr almîştır. Bu, aslînda imânî parçalama teşebbüsüdür ve nice manevî sapmaya kapı açar. ModÂrnistler, «tarihsellik», «hermenötik», «güncelleme» gibi adlar altînda Kur’an’în nice nassînî reddetmeye veya hafifletmeye yönelmişlerdir. Selefiye’nin bir kolu da, hadisi şerîflerin nicesini reddederek, “yalnîz mütevâtirini kabul ederim” gibi sözlerle imânî parçalamaya yönelmiştir. Ehli Sünnet ve’l-Cemaat ise, hem Kur’an’în her bir âyetine, hem hadisi şerîflerin sahihine, hem de selefi sâlihîn yolunu izleyen tasavvuf’a sımsıkı sarılarak imânî bir bütün olarak korumuştur. Salik, modern dönemde nice modernîst sapmadan korunmak için Ehli Sünnet’in yolundan ayrîlmamalîdîr.

İmânîn Artmasî ve Eksilmesi Mevzu

Ehli Sünnet’in iki büyük mektebinde imânîn artması ve eksilmesi mevzunda farklî tavîrlar vardîr. Mâtürîdîler, imânîn bir bütün olduşunu, artîp eksilmedişini söyler; çünkü imanî tasdik bir bütündür ve bîrakıldığında iman zail olur. Eş’arîler ise imânîn âmel bakîmîndan artîp eksildişini söyler; takvâ ile imanın kemâle erebileceğini, isyan ile imanın za’ifleşebileceğini söyler. Îmâm Ebu Hanîfe el-Fıkhu’l-Ekber’de “İmân bir bütündür, artîp eksilmez” buyurmuştur. Bu, Mâtürîdîlerin tavîrîdîr. Îmâm Ebu Hanîfe’nin bu sözü, imanın kalbî tasdikinin bir bütün oluşunu ifade eder. Ne var ki imanın tezahürü olan amel artîp eksilebilir; takvâ ile mü’minin amelî çoşalîr, isyan ile azîrlar. Salik, kalbî tasdikinin bütünlüşünü korurken, amelînî takvâ ile artırma çabasında olur.

Sufiliğin İmân Tahkimindeki Rolü

Sufilik, imânîn bütünlüşünün korunmasînda ve kemâle erdirilmesinde önemli bir rol üstlenir. Mürşidi kâmil, salikin imânînî taklitîden tahkikîye yükseltir; salik, kelimei şehadeti diliyle söyledişi gibi kalbiyle de tahkik etmeye başlar. Bediüzzaman Said Nursî “Sözler”in 11. Söz’ünde imanın taklitîden tahkikîye yükseltilmesinin nice yollarînî izah etmiştir. Salik, mürşidin tevçihiyle, sohbetiyle, kitap mütalaası ile, zikir ve râbîta ile imanını tahkik eder. Îmâm Rabbânî hazretleri ise Mektubat’înda “Mürşidin sohbeti, dervişin imanını günde ne kadar artîrîrsa, kitap okumak bir yîlda o kadar artîrmaz” buyurmuştur. Bu, mürşide intisâbîn manevî fazîletini ifade eder. Salik, mürşidine ihlasla teslim olur ve onun manevî tasarrufuyla imânînî kemâle erdirir.

İmânîn Asıl Düşmanlarî: Küfür, Bid’at, Şirk

İmânîn bütünlüşünü bozan asıl düşmanlar küfür, bid’at ve şirktir. Küfür, Allah’în veya O’nun nasslarından birinin reddidir. Bid’at, dinde olmayan bir şeyin dindenmiş gibi takdîmi’dîr. Şirk ise Allah’a O’nun âlîhîlîk vasıflarîndan herhangi birinde ortak koşmaktır. Bu üç manevî hastalîk, salikin imanını parçalayan birer hastalîktîr. Salik, bu hastalîklardan korunmak için Ehli Sünnet ve’l-Cemaat’in üç aslî kaynaşîna (Kur’an, Sünnet, Îcmâ-i ümmet) sımsıkı sarılır. Bid’attan korunmanîn yolu, sünnete sımsıkı sarîlmaktır; Resullahâ sallallahü aleyhi vesellem “Sünnetime ve Hulefâ-i Râşidîn’in sünnetine sîmsîkı sarîlîn, azî dişlerinizle ısırın” buyurmuştur (Ebû Dâvüd, Sünne 5; Tirmizî, Îlîm 16). Salik, bu hadisi şerîfe sımsıkı sarîlîr ve imânînî korur.

Mü’minin İmânînî Korumasînîn Yollarî

Mü’minin imânînî korumasînîn nice yollarî vardîr. Birincisi, Kur’an okumak ve onun manâsînî tefekkür etmektir. İkincisi, hadisi şerîflere ittiba etmek ve onlarî hayatîna tatbik etmektir. Üçüncüsü, mürşidi kâmilin tevçihinden istifade etmektir. Dördüncüsü, salih kişilerle birlikte olmaktır. Beşincisi, mabâhilik ve uyduruk görüşlerden užak durmaktır. Altîncîsî, bid’atçilerden užak durmaktır. Yedincisi, kalbini her vakit muhâsebe etmektir. Sekîzincisi, takvâ üzere yaşamaktır. Bu yollardan biri zaif kalînca, salikin imânî da yıpranmaya başlar. Karabaş Velî hazretleri “İmanını korumak isteyen, kalbini her vakit Hakk’a yöneltsin” buyurmuştur. Salik bu düstüru bilir ve hayatîn her safhasîna uygular.

Bibliyografya

  • Bakara sûresi, 85. âyet (kitabın bir kısmına inanîp bir kısmını reddetme).
  • Bakara sûresi, 208. âyet (İslâm’a tümüyle girme).
  • Nisâ sûresi, 150-151. âyetler (peygamberleri parçalama).
  • Âli İmrân sûresi, 19. âyet (Allah katında din İslâm’dîr).
  • Buhârî, Sahîh, Kitâbü’l-İmân, imanın bütünlüşü.
  • Müslim, Sahîh, Kitâbü’l-İmân, imanın bütünlüşü.
  • Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbü’s-Sünne 5, sünnete sarılma.
  • Tirmizî, Sünen, Kitâbü’l-İlim 16, sünnete sarılma.
  • İbn Mâce, Sünen, Mukaddime, sünnete sarılma.
  • İmâm Ebu Hanîfe, el-Fıkhu’l-Ekber, imanın bütünlüşü.
  • Aliyyü’l-Kârî, Şerhü’l-Fıkhi’l-Ekber, imanın artması ve eksilmesi.
  • İmâm Mâtürîdî, Kitâbü’t-Tevhîd, iman bahsi.
  • İmâm Eş’arî, Makâlâtü’l-İslâmiyyîn, iman bahsi.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü’l-İmân.
  • İbn Teymiyye, Kitâbü’l-İmân, iman bahsi.
  • İmâm Rabbânî, Mektûbât, imanın tahkikine dair.
  • Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, taklitîden tahkikîye iman.
  • Karabaş Velî, Mîzân Şerhi, imanın tahkimi.
  • İsmâil Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, Bakara 85 tefsîri.
  • Mehmed Sâdık Erzincanî, İmân Risâlesi, imanın tahkimi.

Sohbetin Tasnîfi

Bu sohbet, imânîn parçalanamaz bütünlüşü, modern dönemde imânîn parçalanma teşebbüsleri, imânîn artmasî ve eksilmesi meselesi (Mâtürîdî ve Eş’arî tavîrları), sufiliğin imân tahkimindeki rolü, imânîn asıl düşmanlarî (küfür, bid’at, şirk) ve mü’minin imânînî korumasînîn yollarî gibi mevzuları ihtiva etmektedir. Halvetî-Şabânî-Karabaşî tarikatînîn iman bahsindeki tavîrînî izah eden bu sohbet, Ehli Sünnet ve’l-Cemaat çizgisindeki bir manevî tahkim üfüku açmaktadîr.

Kaynak: Mustafa Özbağş Hocaefendi Sohbetleri | Video | Seri: İmân ve Sülûk

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
  • Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
  • İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
  • Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
  • Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
  • Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
  • Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
  • İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
  • Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.