Hırs Dünyevî Makam ve Mevkîler İçin Olursa — Hevesini İlâh Edinmiş Olur
Hırs, dünyevî makam ve mevkîler için olursa, o kimse hevesini ilâh edinmiş olur. Bu, çok ciddi bir uyarıdır. Hırs — şiddetli arzu — kendi başına kötü değildir; ama hedefi belirleyicidir. Eğer hırs ilim için ise, hayrdir. Eğer hırs ibâdet için ise, kıymetlidir. Eğer hırs hayır işleri için ise, övgüye değerdir. Ama eğer hırs makam, mevkî, para, şöhret için ise, bu hırs sahibinin hevesini ilâh edinmesine yol açar. Mü’min hırsının hedefini sürekli kontrol etmelidir.
Hırs — Şiddetli Arzu
Hırs — şiddetli arzu demektir. Mü’min bir şeyi çok ister; ve onu elde etmek için çaba sarf eder. Bu çaba doğru yönde olursa hayrlıdır. Yanlış yönde olursa, mü’mini günâha sürükler. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: «İki aç kurt, bir koyun sürüsünün içine bırakılsa, mal ve makam hırsından adamın dînine verdiği zararı vermez.» Bu hadîs, makam ve mal hırsının ne kadar tehlikeli olduğunu açıklar.
Hırsın Hedefi — Belirleyici Faktör
Hırsın hedefi, onun nitelliğini belirleyen faktördür. Hırs ilim için ise — bu hayrdir; çünkü ilim mü’mini Allâh’a yaklaştırır. Hırs ibâdet için ise — bu kıymetlidir; mü’min Allâh’a yakınlaşır. Hırs hayır işleri için ise — bu övülmüştür. Hırs Hz. Peygamber’in sünnetine bağlılık için ise — bu sevâb getirir. Ama hırs makam, para, şöhret için ise — bu mü’mini saptırır.
Dünyevî Makam — Sürekli Yetersiz Hisseden
Dünyevî makam için hırs, mü’mini sürekli yetersiz hissettirir. Çünkü makam bir başkasına göre tanımlanır. Makamı çıktıkça, daha yüksek makamı görür; ve o makamı ister. Asla yetinmez. Karşılığında ne kadar çok çalışsa, ne kadar çok harcasa, hep eksik kalır. Bu, hırsın doğasıdır. Mü’min bu döngüden kurtulmalıdır.
Hevesini İlâh Edinmek — Şirkin Bir Türü
Hevesini ilâh edinmek, şirkin bir türüdür. Çünkü mü’min Allâh’ın yerine kendi hevesini koymuş olur. «Şu makamı elde etmek istiyorum» — bu istek o kadar güçlenir ki, Allâh’ın emrinden öne geçer. Mü’min namazı bırakır, harama el atar, yalan söyler — sırf hevesini gerçekleştirmek için. Bu noktada heves ilâhlaşmıştır; ve bu büyük bir tehlikedir.
Kanaat — Hırsın Antidotu
Kanaat — Allâh’ın verdiğine râzı olmak — hırsın antidotudur. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: «Asıl zenginlik mal çokluğu değildir; gönül zenginliğidir.» Gönlü zengin olan kanaatkârdır; hırsı yenmiştir. Az ile yetinir; çoğu peşinde koşmaz. Bu kişi mutlu olur; çünkü yetinme mutluluğu vardır.
Hayır İçin Hırs — Övülmüş Bir Hâl
Hayır için hırs övülmüş bir hâldir. Hz. Peygamber «Allâh’ım, kuvvetli mü’min Sana zayıf mü’minden daha sevimlidir. Her ikisinde de hayır vardır. Sana yararlı olana hırs et» buyurmuştur. Yâ’nî hırs sadaka için, hayır için, ilim için, mücâhede için olabilir; bu övülmüştür. Mü’min hırsını bu meşrû alanlara yönlendirmelidir. Hırs enerjisi var; ama yönü değişmeli.
Niyâz — Hırsı Doğru Yöne Çevirmek
Niyâz: «Yâ Rab, hırsımı doğru yöne çevir. Makam, mevkî, para, şöhret hırsından beni uzaklaştır. İlim, ibâdet, hayır işler için bana hırs ver. Hevesimi ilâh edinmememi nasîb et. Kanaatkâr bir mü’min eyle. Az ile yetinmemi, çoğu peşinde koşmamamı sağla. Beni hayır yarışında öne geçen kullardan eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi hırsı doğru yöne çevirmiş mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Hırs, Kanaat, Makam. → Tasavvuf Sözlüğü