Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette gusül abdestinin Hanefî mezhebine göre üç temel farzını tafsîl eder. Gusül abdestinde iğne ucu kadar bir yer bile kasıtlı olarak su değmemiş olmamalıdır. Hanefîlere göre guslün farzı üçtür: ağza su vermek, burna su vermek, ve bütün vücûdu yıkamak — yâni bütün vücûda su değmesi gerekir. Tekrar söyleyelim: ağza ve burna su verip çalkalamak, ve bütün vücûdu su değecek şekilde yıkamak. Kasıtlı olarak bir yerinize — meselâ kolunuza — su değmediğini fark ettiniz; hemen tekrar oraya su değdirirsiniz, ve mes'ele bitmiş olur. Bu üç farz Şâfîîlere ve Mâlikîlere göre farklı tasnîf edilse de Hanefî mezhebinde bu üç esâs çerçevesinde gusül tâmâmlanmış sayılır. Hanefî fıkhının bu hükmü Ömer Nasûhî Bilmen merhûmun Büyük İslâm İlmihâli'nde tafsîlen îzâh edilmiştir.
Guslün İğne Ucu Kadar Yere Su Değmesi Şartı
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hassâsiyeti ortaya koyarak başlar: gusül abdestinde iğne ucu kadar bir yer bile kasıtlı olarak su değmemiş olmamalıdır. Bu hüküm guslün dakîkliğini ortaya koyar; ve kasıtlı olarak suyun değmediği bir yer olursa guslün eksik olduğunu ifâde eder. Saçların altı, kulak içleri, göbek, parmak araları, ve bütün vücûdun her noktasına suyun ulaştırılması şarttır. Eğer bir yere kasıtlı olarak su değmediyse, gusül tâm değildir; ve o kişi hâlâ cünüb hükmünde kalır. Bu üslûp Hanefî fıkhının guslü ne kadar dakîk değerlendirdiğini ortaya koyar.
Guslün Üç Farzı: Hanefî Tasnîfi
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî kâideyi tafsîl eder: Hanefîlere göre guslün farzı üçtür: birinci, ağza su vermek; ikinci, burna su vermek; üçüncü, bütün vücûdu yıkamak — yâni bütün vücûda su değmesi gerekir. Bu üç farz Hanefî mezhebinin guslü tâmâmlamak için zorunlu gördüğü temel rüknüdür. Şâfîîler ve Mâlikîler ağza ve burna su vermeyi farz değil, sünnet kabûl ederler; lâkin Hanefî mezhebinde bunlar gusülü olmazsa olmaz farzlardır. İmâm Ebû Hanîfe hazretleri bu hükmü Resûli Ekrem efendimizin guslünün tafsîlinden istinbât etmiştir; ve sahîh hadîslerle desteklenmiştir.
Birinci Farz: Ağza Su Vermek (Mazmaza)
Mustafa Özbağ Efendi ilk farzı tafsîl eder: ağza su vermek (mazmaza). Bu, ağza su alıp çalkalayıp dökmek demektir. Hanefî mezhebinde bu fiil olmazsa gusül tâm sayılmaz. Ağzın iç tarafına suyun değmesi şarttır; sâdece dudaklara su değmesi yeterli değildir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte gusül tarîf ederken «ağzına su verir, burnuna su verir, sonra bütün vücûdunu yıkar» (Buhârî, Gusl 1; Müslim, Hayz 35) buyurmuştur. Bu üslûp ağız temizliğinin guslün rüknü olduğunu ortaya koyar.
İkinci Farz: Burna Su Vermek (İstinşâk)
Mustafa Özbağ Efendi ikinci farzı tafsîl eder: burna su vermek (istinşâk). Bu, burna su çekip sümkürmek demektir. Hanefî mezhebinde bu da olmazsa gusül tâm sayılmaz. Suyun burnun yumuşak kısmına ulaşması şarttır. Burnun en uç noktasına kadar suyun çekilmesi gerekir; sâdece burnun ucunu ıslatmak yeterli değildir. Resûli Ekrem efendimiz tâm guslünün özelliklerini hadîsi şerîflerde tafsîl etmiştir; ve mü'mîn bu sünneti seniyyeye uymakla mükelleftir.
Üçüncü Farz: Bütün Vücûda Su Değmesi
Mustafa Özbağ Efendi üçüncü ve en kapsamlı farzı tafsîl eder: bütün vücûdu su değecek şekilde yıkamak. Yâni saçların kökünden ayak parmaklarına kadar bütün vücûdun her noktasına suyun ulaşması şarttır. Saçların altına suyun ulaşması için, eğer saçlar saçlar uzun ve yoğunsa parmaklarla ovulmalıdır. Erkekler için sakal altları da öyle. Kadınların için saçların kökü yıkanmalıdır; ancak saçların ucu yıkanmasa olur. Göbek, kulak içi, vücûdun girintili çıkıntılı her noktası — hepsinin ıslanması farzdır.
Eksik Yıkamanın Tedariki
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir pratik tâlimâtı tafsîl eder: kasıtlı olarak bir yerinize — meselâ kolunuza — su değmediğini fark ettiniz; hemen tekrar oraya su değdirirsiniz, ve mes'ele bitmiş olur. Bu hâl Hanefî fıkhının guslü tâmâmlama konusunda esnek bir yöntem ortaya koyduğunu ifâde eder. Eksik kalan kısma su değdirildiğinde gusül tâmâmlanmış olur; baştan tekrar gusül almaya gerek yoktur. Bu hâl mü'mîni gusül konusunda titiz tutar; lâkin pratik olarak çıkmaza sokmaz. Bu hüküm İslâm fıkhının «teysîr» (kolaylaştırma) prensibinin uygulamasıdır.
Mü'mînin Gusül Hassâsiyeti
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin gusül hassâsiyetini tafsîl eder: mü'mîn gusül abdesti alırken acele etmemeli, dakîk olmalı, ve sünneti seniyyeye uygun bir şekilde yapmalıdır. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni gusülabdest konularında titiz, ibâdetlerde dakîk, ve manevî arınmaya yönelten bir kıvâmda yetiştirir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Tahâret îmânın yarısıdır» (Müslim, Tahâret 1) buyurmuştur; ve mü'mîn bu yarıyı dakîklikle yerine getirmekle mükelleftir.
- Kur'ânı Kerîm: Mâide 5/6; Nisâ 4/43; Bakara 2/222; Müddessir 74/4-5.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Gusl 1, gusül hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Hayz 35.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü't-Tahâret 1.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü't-Tahâret.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü't-Tahâret.
- Süneni Nesâî, Kitâbü't-Tahâret.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Tahâret.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm el-Kuduri, el-Muhtasar, gusül bahsi.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, gusül bahsi.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- Ömer Nasûhî Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Gusül Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet guslün iğne ucu kadar yere su değmesi şartını, Hanefî tasnîfinde guslün üç farzını (mazmaza, istinşâk, gusli tâm), birinci farz ağza su vermeyi, ikinci farz burna su vermeyi, üçüncü farz bütün vücûda su değmeyi, eksik yıkamanın tedarikini, ve mü'mînin gusül hassâsiyetini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Gusül Sohbetleri