Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Aşk ·

En büyük aşıkta O, en büyük maşukta O

Allah. Allah dinini yen iletiyor. Allah her dönem. Her yüzyılda bir müceddet gönderiyor onunla dinini yönetiyor. Allah peygamberlerden sonra veliler gönderiyor velilerle dini anlayışını yenileniyor. A...


En Büyük Âşıkta O, En Büyük Maşûkta O — Allâh Her An Dînini Yeniler

Allâh dînini yeniletir. Her dönemde, her yüzyılda bir müceddid göndererek dînini idâre eder. Peygamberlerden sonra velîler gönderir; velîlerle dînî anlayışı yenilenir. Allâh, dünü bugüne taşır; ve her ân yeniden yaratır. En büyük âşıkta O görülür; en büyük maşûkta da O görülür. Çünkü hem âşıklığın hem maşûkluğun arkasında tek bir hakîkat vardır: Allâh.

Müceddid — Dîni Yenileyen Velî

Müceddid, dîni yenileyen velîdir. Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur: «Allâh her yüzyıl başında bu ümmete dînini yenileyen bir müceddid gönderecektir.» Bu hadîs, ümmet târîhinde devâmlı tezâhür etmiştir. Birinci asırda Hz. Ömer bin Abdülaziz; ikinci asırda İmâm Şâfîî; üçüncü asırda Ebu’l-Hasan el-Eş’arî ve İmâm Mâturidî; ve daha sonraki asırlarda imam Gazzâlî, İmâm Rabbânî gibi büyük zâtlar müceddid kabûl edilmişlerdir.

Dînin Yenilenmesi — Anlamlandırılması

«Dînin yenilenmesi» hükümlerin değişmesi değildir; hükümler kalıcıdır. Yenilenen, dînin anlamlandırılması, yorumlanması, ve yaşanmasıdır. Her çağda yeni problemler çıkar; yeni sorular doğar. Müceddid bu sorulara dînin perspektifinden cevap verir; ve yaşayan bir dîn ortaya koyar. Donmuş, durağan bir dîn yenilenmemiş bir dîndir. Allâh hep canlı bir dîn ister.

Velîler — Müceddidlerin Adayları

Velîler, müceddidlerin adaylarıdır. Her büyük velînin biraz müceddid yönü vardır; o çağa yeni bir mâneviyât getirmiş, anlam katmıştır. Abdülkâdir Geylânî kâdirîlik geleneğini kurarak hicrî 6. asırda mâneviyâta yeni soluk verdi. Mevlânâ 7. asırda Mevlevî yolunu kurdu; mâneviyâtın evrenselliğini Anadolu’da yaydı. İmâm Rabbânî 11. asırda Hindistan’da mâneviyâtı yeniden kurdu. Bu zâtlar, her biri müceddiddir.

«Her Ân Yeniden Yaratır» — İlâhî Tecellînin Sürekliliği

Allâh her ân yeniden yaratır. Tasavvufta «teceddüd-i emsâl» kavramı vardır: Allâh her ânda kâinâtı yeniden yaratır. Bir ânlık kâinât yok olur, yeni bir ân ile yeniden yaratılır. Bu, sürekli bir akıştır. Aynı şekilde dîn de her ân yenilenir; mü’minlerin kalpleri her ân yenilenir; aşk her ân yenilenir. Bu sürekli yenilenme, hayâtın özüdür.

En Büyük Âşıkta O — Aşk Asıl Sâhibi

«En büyük âşıkta O» derken, aşkın asıl sâhibinin Allâh olduğu söyleniyor. Aşk insân kalbinde tezâhür eder; ama asıl Allâh’tadır. Allâh kendi kendine âşıktır; ve bu aşkı bâzı kullarına yansıtır. Yansıtılan kullar «âşık» olurlar; ama aşkın aslı Allâh’tadır. Bu yüzden en büyük âşık Allâh’tır. Mecnûn’un Leyla aşkı bile, Allâh’ın kendi kendine olan aşkının bir yansımasıdır.

En Büyük Maşûkta O — Sevilmeye Lâyık Tek O

«En büyük maşûkta O» derken, sevilmeye lâyık tek varlığın Allâh olduğu söyleniyor. Mahlûklar sevilmeye lâyıktırlar; ama sınırlı olarak. Allâh ise sınırsız olarak sevilmeye lâyıktır. Çünkü O mutlak güzeldir; mutlak cömerttir; mutlak merhametlidir. Bütün maddî güzelliklerin kaynağı O’dur. Bu yüzden gerçek mü’min, sevgisinin tamamını O’na verir. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de O’na lâyık âşıklardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Müceddid, Tecellî, Aşk. → Tasavvuf Sözlüğü