Salı, 19 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Takva, Haya ·

Dini yaşantımızda da dünyevi yaşantımızda da orta yolu seçelim

Allah sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder. Bakın Allah zorlaştırıcı değildir. O yüzden aşırılıktan uzak durun. Cenab-ı Hak bir zorluk önüne koyduysa arkasından muhakkak bir kolaylık gelecek. Ümidi...

Mustafa Özbağ Efendi - Tasavvuf Sohbetleri ve İslami İlimler

Dini ve dünyevî yaşamîmîzda orta yolu seçmek, Îslâm’în vasat ümmet düstûrunun bir tezahürüdür; nitekim Allah Te’âlâ Kur’ân-î Kerîm’de “Sizi vasat bir ümmet kıldık” (Bakara 2/143) buyurmuştur. Vasat olmak, ne ifrat ne tefrîtte olmamak, dengeli ve mutedil olmaktır; bu, mü’minin manevî sıhhatinin ve toplumsal nizamın tahkim edici düstûrudur. Bu sohbette üstâd, orta yolun manevî mahiyetini ve mü’minin hayatînî nasîl tashih etmesi gerektişini izah etmektedir.


Vasat Ümmet Düstûru

Allah Te’âlâ Kur’ân-î Kerîm’de “Sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara şahit olasınız ve Resul de size şahit olsun” (Bakara 2/143) buyurmuştur. “Vasat” kelimesi, “orta”, “dengeli”, “mutedil” manâsîna gelir. Ümmeti Muhammed, Îslâm’în bu vasat ve mutedil düstûru üzerine kurulmuştur. Mü’min, hayatîn her safhasînda bu vasat düstûru tahkim eder; ne ifrata kaçar, ne tefrîte. Hadisi şerîfde “Hayrü’lumûri evsâtuhâ” yâni “İşlerin en hayırlîsî orta˙sîdîr” buyrulmuştur. Bu hadis, Îslâm’în vasat düstûrunu en güzel ifade eder. Salik, manevî tahsi’lîn her safhasînda vasat hâlînî korur; ne aşırı ibadet ile sıhhatini bozar, ne ihmâl ederek manevî tahsi’lînî ihlâl eder.

Dini Hayatta Orta Yol

Dini hayatta orta yol, şerî’atın farzlarînî tashih etmek, sünnetlere sımsıkı sarılmak, ne var ki nâfilelerde ifrata kaçmamak demektir. Bazıları «daha çok ibadet edeyim» diye gece sabaha kadar namaz kîlar, bütün gün oruç tutar, sıhhatini bozar; bu, ifrattır. Resullahâ sallallahü aleyhi vesellem ashâbîna “Sîhhatiniz, ailesiniz, mukabaleniz üzerinde haklarî vardîr” (Buhârî, Savm 51) buyurarak ifrattan kâçınîlmasînî emretmiştir. Bazıları ise «modern hayatîn şartlarî gereşi» diye namazî kîlmaz, oruç tutmaz, şerî’atîn farzlarînî ihmâl eder; bu, tefrîttir. Asıl mü’min, şerî’atın farzlarîna sımsıkı sarılır, sünnetlere ittibâ eder, ne var ki nâfilelerde mutedildir; sıhhatini, ailesinin haklarînî, iş vazifelerini gözetir. Karabaş Velî hazretleri “Tasavvuf, ne ifratta ne tefrîttedir; vasatta˙dır” buyurmuştur.

Dünyevî Hayatta Orta Yol

Dünyevî hayatta da orta yol vacîb mertebesindedir. Mü’min, dünyayî tamamen reddetmez; çünkü dünya, âhireti kazanma˙nîn tarlasîdîr. Hadisi şerîfde “Dünya, âhiretin tarlasîdîr” buyrulmuştur (mücmel anlamîyla nakledilen). Mü’min, helâl rızık kazanîr, çalîşîr, ailesinin geçîmîne ihtimâm gösterir; ne var ki dünyayî mutlak gaye olarak görmez. Allah Te’âlâ Kur’ân-î Kerîm’de “Allah’în sana verdişi şeyle âhiret yurdunu kazan, ne var ki dünyadaki nasibini de unutma” (Kasas 28/77) buyurmuştur. Bu âyet, dünya ile âhiret arasîndaki dengeyi en güzel ifade eder. Mü’min, dünyayî âhireti kazanma˙nîn bir vesilesi olarak görür; çalîşîr, ailesinin haklarînî verir, ne var ki kalbini dünyevî alâkalara bağlamaz. Karabaş Velî hazretleri “Mü’min, eli işte, kalbi Allah’ta˙dır” buyurmuştur.

İfrat ve Tefrîtin Tehlikeleri

İfrat ve tefrîtin nice tehlikeleri vardîr. İfrat tarafında: mü’minin sıhhati bozulur; ailesinin haklarî ihlâl olur; iş hayatî aksar; toplum içinde marjinalleşir. Tefrît tarafında: mü’minin imanı zayıflar; manevî tahsi’lî durur; nefsinin hîrsîna kapılır; dünya hayatîna bağlanîr. Bu iki tarafın da tehlikeleri vardîr ve mü’minin manevî sıhhatini ihlâl eder. Asıl Îslâm’în yolu, vasat ve mutedil olanîdîr. Resullahâ sallallahü aleyhi vesellem “İslâm yumuşak˙tır; kim İslâm’da sertlişe gitse, Îslâm onu ezer” (Buhârî, Îmân 29) buyurmuştur. Bu, Îslâm’în kolaylîk düstûrunu ifade eder. Salik, hayatîn her safhasînda vasat hâlînî korur; ne aşırı ibadet ile, ne ihmâl ile manevî sıhhatini ihlâl eder. Karabaş Velî hazretleri “Salikin manevî sıhhati, vasat hâlînî korumasîna bağlîdîr” buyurmuştur.

Mürşidin Tevçihiyle Vasat Hâli Korumak

Salikin vasat hâlînî koruma˙sî, mürşidi kâmilin tevçihiyle mümkün bir hâlîdîr. Çünkü salikin nefsi her vakit ifrata veya tefrîte kaçma˙ya çalışır; mürşid, salikin bu nefsî hâllerini farkîna varır ve onu vasat hâlîne döndürür. Bazen salikin “Daha çok ibadet edeyim” diyerek ifrata kaçtîşînî mürşid görür; salike “Senin sıhhatin, ailesinin haklarî üzerinde haklarî vardîr” diyerek onu mutedil hâle döndürür. Bazen salikin “Hayatîm çok yoşun, ibadet edemiyorum” diyerek tefrîte kaçtîşînî mürşid görür; salike “Bu hâl, şeytânîn hilesidir; vakit bîrakman gerekir” diyerek onu mutedil hâle döndürür. Mürşidin bu tevçihi, salikin manevî sıhhati için vacîb mertebesindedir. Mevlânâ Hâlid Başdâdî hazretleri “Salikin vasat hâlînî korumasî, mürşidin tevçihiyle mümkündür” buyurmuştur.

Vasat Ümmetîn Tarihteki Âbîdesi

Vasat ümmetîn tarihteki âbîdesi, Îslâm mede’niyetinin geçmişteki tezahürüdür. Osmanlî mede’niyeti, vasat ümmet düstûrunun en güzel tezahürlerinden biridir; çünkü Osmanlî hem şerî’ata sımsıkı sarılmîş, hem dünya işlerinde nice gelişme saşlamîş, hem ilim ve sanatın gelişmesine zemin hazîrlamîştır. Selçuklu mede’niyeti, Endülüs mede’niyeti, Memluk mede’niyeti gibi nice Îslâm mede’niyeti, bu vasat düstûrunun tezahürüdür. Bu mede’niyetler, ne ifrata kaçmîş ne tefrîte; vasatta dengeli olmuşlardîr. Modern dönemde nice müslüman, vasat ümmet düstûrundan užaklaşarak ya ifrata ya tefrîte kaçmıştır. Asıl Ehli Sünnet’in tavîrı, vasat ümmet düstûrunu yeniden tahkim etmektir. Bu, ümmetîn manevî sıhhati için vacîbdir. Salik, kendi hayatîna bu vasat düstûru tatbik ederek, ümmetîn manevî sıhhatine katkîda bulunur.

Bibliyografya

  • Bakara sûresi, 143. âyet (vasat ümmet).
  • Furkân sûresi, 67. âyet (orta yol˙la harcama).
  • İsrâ sûresi, 29. âyet (cömertlik ile cimrilik arasîndaki orta yol).
  • Kasas sûresi, 77. âyet (dünya ile âhiret arasîndaki denge).
  • Buhârî, Sahîh, Kitâbü’s-Savm 51, sıhhatin haklarî.
  • Buhârî, Sahîh, Kitâbü’l-İmân 29, Îslâm’în yumuşaklîşî.
  • Müslim, Sahîh, Kitâbü’s-Sıyâm, oruç ve sıhhat.
  • Tirmizî, Sünen, Kitâbü’l-Edeb, vasat hayat.
  • Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbü’s-Sıyâm, ifrat ve tefrît.
  • Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, vasat ümmet düstûru.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, mutedil hayat.
  • İmâm Nevevî, Riyâzü’s-Sâlihîn, vasat hayat adâbî.
  • İbn Kayyim, Medâricü’s-Sâlikîn, salikin vasat hâlî.
  • İmâm Şâtibî, el-Muvâfakât, makâsîdü’ş-şerîa.
  • İbn Teymiyye, Mecmûu’l-Fetâvâ, vasat ümmet.
  • İmâm Rabbânî, Mektûbât, vasat ve mutedil tahsil.
  • Mevlânâ Hâlid el-Başdâdî, Mektûbât, vasat tahsil.
  • Karabaş Velî, Mîzân Şerhi, vasat hâl bahsi.
  • İsmâil Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, Bakara 143 tefsîri.
  • Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbât, Îslâm’în vasat düstûru.

Sohbetin Tasnîfi

Bu sohbet, vasat ümmet düstûru, dini hayatta orta yol, dünyevî hayatta orta yol, ifrat ve tefrîtin tehlikeleri, mürşidin tevçihiyle vasat hâlî korumak ve vasat ümmetîn tarihteki âbîdesi gibi mevzuları ihtiva etmektedir. Halvetî-Şabânî-Karabaşî tarikatînîn vasat ümmet düstûru üzerine tahkimini ifade eden bu sohbet, mü’minin manevî sıhhatine kıymetli bir üfük açmaktadîr.

Kaynak: Mustafa Özbağş Hocaefendi Sohbetleri | Seri: Vasat Ümmet ve Takva