Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Takva, Haya ·

Dini yaşantımızda da dünyevi yaşantımızda da orta yolu seçelim

Allah sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder. Bakın Allah zorlaştırıcı değildir. O yüzden aşırılıktan uzak durun. Cenab-ı Hak bir zorluk önüne koyduysa arkasından muhakkak bir kolaylık gelecek. Ümidi...

Dini ve dünyevî yaşamímízda orta yolu seçmek, Íslâm’ín vasat ümmet düstûrunun bir tezahürüdür; nitekim Allah Te’âlâ Kur’ân-í Kerîm’de “Sizi vasat bir ümmet kıldık” (Bakara 2/143) buyurmuştur. Vasat olmak, ne ifrat ne tefrîtte olmamak, dengeli ve mutedil olmaktır; bu, mü’minin manevî sıhhatinin ve toplumsal nizamın tahkim edici düstûrudur. Bu sohbette üstâd, orta yolun manevî mahiyetini ve mü’minin hayatíní nasíl tashih etmesi gerektişini izah etmektedir.


Vasat Ümmet Düstûru

Allah Te’âlâ Kur’ân-í Kerîm’de “Sizi vasat bir ümmet kıldık ki, insanlara şahit olasınız ve Resul de size şahit olsun” (Bakara 2/143) buyurmuştur. “Vasat” kelimesi, “orta”, “dengeli”, “mutedil” manâsína gelir. Ümmeti Muhammed, Íslâm’ín bu vasat ve mutedil düstûru üzerine kurulmuştur. Mü’min, hayatín her safhasínda bu vasat düstûru tahkim eder; ne ifrata kaçar, ne tefrîte. Hadisi şerîfde “Hayrü’lumûri evsâtuhâ” yâni “İşlerin en hayırlísí orta˙sídír” buyrulmuştur. Bu hadis, Íslâm’ín vasat düstûrunu en güzel ifade eder. Salik, manevî tahsi’lîn her safhasínda vasat hâlíní korur; ne aşırı ibadet ile sıhhatini bozar, ne ihmâl ederek manevî tahsi’lîní ihlâl eder.

Dini Hayatta Orta Yol

Dini hayatta orta yol, şerî’atın farzlaríní tashih etmek, sünnetlere sımsıkı sarılmak, ne var ki nâfilelerde ifrata kaçmamak demektir. Bazıları «daha çok ibadet edeyim» diye gece sabaha kadar namaz kílar, bütün gün oruç tutar, sıhhatini bozar; bu, ifrattır. Resullahâ sallallahü aleyhi vesellem ashâbína “Síhhatiniz, ailesiniz, mukabaleniz üzerinde haklarí vardír” (Buhârî, Savm 51) buyurarak ifrattan kâçınílmasíní emretmiştir. Bazıları ise «modern hayatín şartlarí gereşi» diye namazí kílmaz, oruç tutmaz, şerî’atín farzlaríní ihmâl eder; bu, tefrîttir. Asıl mü’min, şerî’atın farzlarína sımsıkı sarılır, sünnetlere ittibâ eder, ne var ki nâfilelerde mutedildir; sıhhatini, ailesinin haklaríní, iş vazifelerini gözetir. Karabaş Velî hazretleri “Tasavvuf, ne ifratta ne tefrîttedir; vasatta˙dır” buyurmuştur.

Dünyevî Hayatta Orta Yol

Dünyevî hayatta da orta yol vacîb mertebesindedir. Mü’min, dünyayí tamamen reddetmez; çünkü dünya, âhireti kazanma˙nín tarlasídír. Hadisi şerîfde “Dünya, âhiretin tarlasídír” buyrulmuştur (mücmel anlamíyla nakledilen). Mü’min, helâl rızık kazanír, çalíşír, ailesinin geçîmîne ihtimâm gösterir; ne var ki dünyayí mutlak gaye olarak görmez. Allah Te’âlâ Kur’ân-í Kerîm’de “Allah’ín sana verdişi şeyle âhiret yurdunu kazan, ne var ki dünyadaki nasibini de unutma” (Kasas 28/77) buyurmuştur. Bu âyet, dünya ile âhiret arasíndaki dengeyi en güzel ifade eder. Mü’min, dünyayí âhireti kazanma˙nín bir vesilesi olarak görür; çalíşír, ailesinin haklaríní verir, ne var ki kalbini dünyevî alâkalara bağlamaz. Karabaş Velî hazretleri “Mü’min, eli işte, kalbi Allah’ta˙dır” buyurmuştur.

İfrat ve Tefrîtin Tehlikeleri

İfrat ve tefrîtin nice tehlikeleri vardír. İfrat tarafında: mü’minin sıhhati bozulur; ailesinin haklarí ihlâl olur; iş hayatí aksar; toplum içinde marjinalleşir. Tefrît tarafında: mü’minin imanı zayıflar; manevî tahsi’lî durur; nefsinin hírsína kapılır; dünya hayatína bağlanír. Bu iki tarafın da tehlikeleri vardír ve mü’minin manevî sıhhatini ihlâl eder. Asıl Íslâm’ín yolu, vasat ve mutedil olanídír. Resullahâ sallallahü aleyhi vesellem “İslâm yumuşak˙tır; kim İslâm’da sertlişe gitse, Íslâm onu ezer” (Buhârî, Ímân 29) buyurmuştur. Bu, Íslâm’ín kolaylík düstûrunu ifade eder. Salik, hayatín her safhasínda vasat hâlîní korur; ne aşırı ibadet ile, ne ihmâl ile manevî sıhhatini ihlâl eder. Karabaş Velî hazretleri “Salikin manevî sıhhati, vasat hâlîní korumasína bağlídír” buyurmuştur.

Mürşidin Tevçihiyle Vasat Hâli Korumak

Salikin vasat hâlîní koruma˙sí, mürşidi kâmilin tevçihiyle mümkün bir hâlîdír. Çünkü salikin nefsi her vakit ifrata veya tefrîte kaçma˙ya çalışır; mürşid, salikin bu nefsî hâllerini farkína varır ve onu vasat hâlîne döndürür. Bazen salikin “Daha çok ibadet edeyim” diyerek ifrata kaçtíşíní mürşid görür; salike “Senin sıhhatin, ailesinin haklarí üzerinde haklarí vardír” diyerek onu mutedil hâle döndürür. Bazen salikin “Hayatím çok yoşun, ibadet edemiyorum” diyerek tefrîte kaçtíşíní mürşid görür; salike “Bu hâl, şeytânín hilesidir; vakit bírakman gerekir” diyerek onu mutedil hâle döndürür. Mürşidin bu tevçihi, salikin manevî sıhhati için vacîb mertebesindedir. Mevlânâ Hâlid Başdâdî hazretleri “Salikin vasat hâlîní korumasí, mürşidin tevçihiyle mümkündür” buyurmuştur.

Vasat Ümmetín Tarihteki Âbídesi

Vasat ümmetín tarihteki âbídesi, Íslâm mede’niyetinin geçmişteki tezahürüdür. Osmanlí mede’niyeti, vasat ümmet düstûrunun en güzel tezahürlerinden biridir; çünkü Osmanlí hem şerî’ata sımsıkı sarılmíş, hem dünya işlerinde nice gelişme saşlamíş, hem ilim ve sanatın gelişmesine zemin hazírlamíştır. Selçuklu mede’niyeti, Endülüs mede’niyeti, Memluk mede’niyeti gibi nice Íslâm mede’niyeti, bu vasat düstûrunun tezahürüdür. Bu mede’niyetler, ne ifrata kaçmíş ne tefrîte; vasatta dengeli olmuşlardír. Modern dönemde nice müslüman, vasat ümmet düstûrundan užaklaşarak ya ifrata ya tefrîte kaçmıştır. Asıl Ehli Sünnet’in tavírı, vasat ümmet düstûrunu yeniden tahkim etmektir. Bu, ümmetín manevî sıhhati için vacîbdir. Salik, kendi hayatína bu vasat düstûru tatbik ederek, ümmetín manevî sıhhatine katkída bulunur.

Bibliyografya

  • Bakara sûresi, 143. âyet (vasat ümmet).
  • Furkân sûresi, 67. âyet (orta yol˙la harcama).
  • İsrâ sûresi, 29. âyet (cömertlik ile cimrilik arasíndaki orta yol).
  • Kasas sûresi, 77. âyet (dünya ile âhiret arasíndaki denge).
  • Buhârî, Sahîh, Kitâbü’s-Savm 51, sıhhatin haklarí.
  • Buhârî, Sahîh, Kitâbü’l-İmân 29, Íslâm’ín yumuşaklíşí.
  • Müslim, Sahîh, Kitâbü’s-Sıyâm, oruç ve sıhhat.
  • Tirmizî, Sünen, Kitâbü’l-Edeb, vasat hayat.
  • Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbü’s-Sıyâm, ifrat ve tefrît.
  • Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, vasat ümmet düstûru.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, mutedil hayat.
  • İmâm Nevevî, Riyâzü’s-Sâlihîn, vasat hayat adâbí.
  • İbn Kayyim, Medâricü’s-Sâlikîn, salikin vasat hâlî.
  • İmâm Şâtibî, el-Muvâfakât, makâsídü’ş-şerîa.
  • İbn Teymiyye, Mecmûu’l-Fetâvâ, vasat ümmet.
  • İmâm Rabbânî, Mektûbât, vasat ve mutedil tahsil.
  • Mevlânâ Hâlid el-Başdâdî, Mektûbât, vasat tahsil.
  • Karabaş Velî, Mîzân Şerhi, vasat hâl bahsi.
  • İsmâil Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, Bakara 143 tefsîri.
  • Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbât, Íslâm’ín vasat düstûru.

Sohbetin Tasnîfi

Bu sohbet, vasat ümmet düstûru, dini hayatta orta yol, dünyevî hayatta orta yol, ifrat ve tefrîtin tehlikeleri, mürşidin tevçihiyle vasat hâlî korumak ve vasat ümmetín tarihteki âbídesi gibi mevzuları ihtiva etmektedir. Halvetî-Şabânî-Karabaşî tarikatínín vasat ümmet düstûru üzerine tahkimini ifade eden bu sohbet, mü’minin manevî sıhhatine kıymetli bir üfük açmaktadír.

Kaynak: Mustafa Özbaş Hocaefendi Sohbetleri | Seri: Vasat Ümmet ve Takva