«Dîn Nasîhattır» — Nefsimize, Eşimize, Çocuklarımıza ve Çevremize
«Dîn nasîhattır» Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in ünlü bir hadîsidir. «Yâ Rasûlallâh, kime nasîhat?» diye sorduklarında «Allâh’a, kitabına, Resûlüne, müslüman idârecilere ve halkın geneline» diye cevap vermiştir. Bu hadîs nasîhatin İslâm’daki yerini açıklar. Mü’min sürekli nasîhat eder: Nefsine, eşine, çocuklarına, çevresine, ümmete. Bu, dînin bir parçasıdır. Nasîhat etmeden mü’min eksik kalır.
«Dîn Nasîhattır» — Tam Hadîs
Tam hadîs: «Dîn nasîhattır.» Sahâbe sordu: «Kime nasîhat yâ Rasûlallâh?» Hz. Peygamber cevap verdi: «Allâh için, Kitâbı için, Resûlü için, müslüman idârecileri için ve halkın geneli için.» Bu beş yön nasîhatin geniş kapsamını gösterir. Sâdece insanlara nasîhat değil; Allâh için samîmî olmak, Kitâbına bağlı olmak, sünnete uymak — hepsi nasîhat kategorisindedir.
Önce Nefsine Nasîhat — Başlangıç Noktası
Önce nefsine nasîhat — başlangıç noktasıdır. Mü’min başkalarına nasîhat etmeden önce kendine nasîhat etmelidir. «Ey nefsim, sen şu hatayı yapma; ey nefsim, sen şu hayrı yap.» Bu iç konuşma günlük yapılmalıdır. Aksi takdirde mü’min başkalarına nasîhat ederken kendini ihmâl eder; ve riyâya düşer.
Eşine Nasîhat — Aile Reisliği
Eşine nasîhat aile reisliğinin bir parçasıdır. Erkek eşine yardım etmek için nasîhat eder; eş de erkekten beklenti gösterir. Bu karşılıklıdır. Sevgi ile, şefkat ile yapılmalıdır. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem eşlerine sevgi ile nasîhat ederdi. Bu örnek izlenmelidir. Sert nasîhat ailede gerilim yaratır; yumuşak nasîhat birlik kurar.
Çocuklara Nasîhat — Eğitimin Temeli
Çocuklara nasîhat eğitimin temelidir. Hz. Lokmân aleyhisselâm’ın oğluna verdiği nasîhatler Kur’ân’da geçer (Lokmân Sûresi). «Ey oğlum, Allâh’a şirk koşma. Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür.» Bu nasîhat bütün babaların örneği olmalıdır. Çocuğa hayât boyu öğretilecek temel akîde, ahlâk, ibâdet bilgileri verilmelidir.
Çevreye Nasîhat — Emr-i Bi’l-Ma’rûf
Çevreye nasîhat emr-i bi’l-ma’rûf’un (iyiliği emretme) bir tezâhürüdür. Mü’min komşusunda, arkadaşında, iş arkadaşında yanlış görürse, sevgi ile uyarmalıdır. Bu zor olabilir; ama dînî bir vazîfedir. Hz. Peygamber «Sizden biri bir kötülük gördüğünde elinle değiştirsin; gücü yetmezse diliyle; gücü yetmezse kalbiyle, ki bu îmânın en zayıfıdır» buyurmuştur.
Nasîhatin Edebi — Sevgi ve Hikmet
Nasîhatin edebi vardır: Sevgi ile yapılır; hikmet ile yapılır; gizli yapılır. Açıkça kınamak değil; gizli olarak söylemek. Sertçe değil; yumuşakça. Karşıdaki kişiyi rencîde etmemek. Bu edeb olmadan nasîhat kabûl edilmez; aksine düşmanlık yaratır. Hz. Peygamber’in nasîhati hep edepli idi; bu yüzden sahâbe onun nasîhatini severek kabûl ederdi.
Niyâz — Nasîhat Eden Mü’min İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni dîni nasîhat olarak yaşayan kullarından eyle. Önce nefsime, sonra eşime, çocuklarıma, çevreme nasîhat etmemi nasîb et. Sevgi ile, hikmet ile, edeple nasîhat etmemi sağla. Nasîhat verirken kabûl olunmamı, vererken riyâya düşmememi nasîb et. Beni Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in metodunu tâkîb eden bir nasîhatçi eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi nasîhat eden kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Nasîhat, Emr-i Ma’rûf, Aile. → Tasavvuf Sözlüğü